|
Birleşmeden 14 yıl sonra Almanya | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
9 Kasım 2004'te Berlin Duvarı'nın yıkılması üzerinden 15 yıl geçmiş olacak.
Berlin Duvarı'nın yıkılması ardından başlayan süreç, Doğu ve Batı Almanya devletlerinin yeniden birleşmesine yol açtı. İkinci Dünya Savaşı ardından ortaya çıkan iki Almanya'nın birleşmesinin 14. yıldönümü 3 Ekim 2004'te kutlandı. Ancak doğu ve batı arasındaki uçurum hala pek çok yönden kapanmış değil. Bu durumun başlıca göstergesi de ekonomi olartak kabul ediliyor. İki Almanya kırk yılı aşkın bir süre ardından yeniden birleşirken Almanlara sunulan başlıca vaat, refahın ülkenin tamamına yayılacağı, tüm Almanların denk koşullarda yaşayacağı idi. Almanya altyapı yatırımları ve istihdam yaratmak üzere birleşmeye sadece 1990-1999 arasında 600 milyar euro harcadı. Bu rakam Avrupa Birliği'nin genişleme için önümüzdeki beş yıl için harcaması beklenen bütçenin yaklaşık 10 katı. Buna rağmen ülkenin doğu ve batı yakaları arasında yaşam standartları aradan geçen süreye rağmen hala çok farklı. Bir ülke, iki ekonomi İşsizlik doğuda, batıdakinin yaklaşık iki katı kadar.
Doğuya yüklü miktarlarda teşvik ve fon aktarılması ise batıda yaşayanlar arasında huzursuzluk yaratıyor. Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, Eylül ayında devletin artık iki taraf arasındaki koşulları eşitlemek için daha fazla harcama yapmaması gerektiğini söyleyerek bir tartışma başlattı. Köhler'in 'yoksul bölgelerin diğerlerine bağımlı hale gelmesi tehlikesi'nden söz ettiği bu açıklaması bir tabunun yıkılması olarak nitelendi. İşsizlik sigortasına da işaret ederek doğuda yaşayanların iş ararken daha fazla esneklik göstermesi isteniyor. Bu amaçla Gerhard Schröder hükümetinin sosyal güvenlik sisteminde yaptığı bazı değişiklikler de son dönemde ülkenin en büyük siyasi tartışmalarından birinin kaynağı durumunda. Birleşme sonrası özellikle doğudaki Dresden ve Leipzig gibi bölgelerde büyük bir gelişme sağlanmış olsa da işsizlik bazı yörelerde yüzde 30 dolayına kadar yükseliyor. Ülkenin doğusunda ortalama ücretler de batıdakinden daha düşük. Siyasi manzarada da farklar var. Neo-Nazi hareketleri doğuda daha güçlü. Komünist Parti'nin varisi olarak nitelenen Demokratik Sosyalizm Partisi doğuda önemli bir siyasi güç haline gelmiş durumda. Ancak duvarın yıkılmasının 15 yıldönümü yine de olumlu gelişmelere vurgu yapılan etkinliklerle geçecek. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının 15. yıldönümü Adolf Hitler liderliğindeki Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sonunda yenilgiye uğraması ve işgal kuvvetlerinin nüfuz bölgelerine ayrılması ardından; 1949 ve 1961 arasında yaklaşık 2,5 milyon kişi batıya kaçtı.
Tamamen farklı siyasi sistemlerin hakim olduğu iki Almanya'yı ayırmak üzere Berlin Duvarı, 1961'de Almanya'nın eski başkentinin ortasında yükselmeye başladı. Duvar kısa sürede 1.380 kilometrelik sınırın en önemli simgesi oldu. Berlin Duvarı'nın tamamlanması sonrasında geçiş yapmaya çalışan yaklaşık bin Alman, askerlerce vurularak öldürüldü. Macaristan'ın Batı Almanya'ya geçişi açması ise bu durumu değiştirdi. Doğu Alman yönetimi Macaristan üzerinden batıya dolaylı geçişe çözüm ararken, seyahat rejimlerini gevşetmek zorunda kaldı. Bunu Doğu Almanya'da serbest seçim yapılması kararı izledi. Komünist Parti sözcüsünün 1989 sonbaharında Batı Almanya'ya doğrudan seyahat hakkı tanınacağı kararını açıklaması ise durdurulamayan bir akın yarattı. 9 Kasım 1989'da geçiş noktalarında toplanan binlerce kişi duvarı paramparça ederek yıktı. Bu karar ardından batıdaki Federal Almanya'nın Başbakanı Helmut Kohl ile doğudaki Demokratik Alman Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Egon Krenz arasında yapılan görüşmeler 3 Ekim 1990'da birleşme anlaşmasının imzalanması ile sonuçlandı. Helmut Kohl'ün yeni devletin başbakanı olması, başkentin de yeniden Berlin'e taşınması kararlaştırıldı. Almanya'daki bu gelişmeler, Soğuk Savaş'ın sona ermesinde en önemli dönüm noktalarından biri oldu. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||