|
Fransa'nın küresel yılı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Akademisyen Samim Akgönül'e göre Fransa, bu yıl enerjik Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy sayesinde "küresel" bir yıl geçirdi. Ama en "küresel" gelişmesini kaçırdı.
Fransa içine kapanıklığı ile tanınır, Fransızlar da nev-i şahsına münhasır kişiler olarak. Diğer bir deyişle bir sene boyunca dünyayı ilgilendiren ve sarsan olaylarla, Fransa'yı ilgilendiren ve sarsan olaylar çoğu zaman aynı olmaz. Fransa'nın gündemi kendinedir. 2008'de bu kuralın dışına çıkıldığını itiraf etmek gerek. Fransa dünya ile nefes aldı, dünya ile hop oturup hop kalktı. Napolyon'un hakkı Napolyon'a, bunda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Duracell pili kullanmasının da payı büyük. Hani bütün tavşanlar dilleri dışarıda yıkılırlarken tamburu çalmaya devam eden tavşan gibi. Fransa'nın 2008 küreselliği, Pekin Olimpiyatları'nın hazırlıklarıyla başladı. Milat Olimpiyat Olimpiyat meşalesi Fransa'ya uğradığında yer yerinden oynadı; insan hakları savunucuları, bütün parkuru sabote ettiler. Hatırlayın Paris sokaklarında gizli gizli, yüzlerce polis koruması (ve yağmur) altında ellerinde meşaleyi taşımaya çalışan süklüm püklüm atletleri.
Protestolar Avrupa'ya yayıldı; İngiltere başta olmak üzere diğer ülkelere de örnek oldu Fransız insan hakları savunucuları ama açılışı boykot çağrıları iktidarı ikna edemedi. Çin'i kızdırmak pahalıya mâl olabilirdi. Açılış boykot edilemezdi; Tibet konusu Olimpiyatlardan sonraya bırakılmalıydı. Gerçekten de öyle oldu. Hatta Fransız sporcular devrim yapacak bir formül buldular(!). Olimpiyatlara göğüslerinde "Daha iyi bir dünya için" yazan kokartlarla katılacaklardı ancak bu bile fazla görüldü, Fransa Olimpiyat Komitesi reddetti. Gerçi Olimpiyatlarda Fransa beklediği kadar madalya kazanamadı ama televizyon ekranlarını yeni bir kahraman kapladı. Daha çok bir vücutçuyu andıran yüzücü Alain Bernard! Olimpiyatlardan sonra her yerde olduğu gibi Fransa'da da siyaset tekrar sahnenin önüne çıktı. Önce First Lady Carla görüştü Dalai Lama ile, daha sonra da, Kasım ayında Nicolas Sarkozy. Çin, Fransa'ya çok kızgın. Fransız ürünlerinin boykotu çağrıları Çin'de yankı buluyor. AB Dönem Başkanlığı Elbette Fransa'nın küreselliği asıl Temmuz ayında Paris'in AB'nin dönem başkanlığını üstlenmesiyle başladı. Seçildiğinden beri «Her gün bir reform!» taktiğini uygulayan Sarkozy aynı taktiği bütün Avrupa'ya uygulamaya başlayınca işler biraz karıştı.
Sarkozy'nin ritmine ayak uydurmak zordu ve Fransa cumhurbaşkanı, AB dönem başkanlığını AB başkanlığı olarak kabul edip, bütün Avrupa Birliği ülkelerini temsilen konuşmaya ve daha da önemlisi kararlar almaya başlayınca diğer Avrupa başkentlerini zor durumda bıraktı. Bunun en ilginç örneği Gürcistan krizi sırasında yaşandı. Sarkozy bütün partnerlerini kısa devre ederek koşa koşa önce Tiflis'e daha sonra Moskova'ya gitti ve birçok ülkeyi kızdırarak Moskova ile anlaşma imzaladı. Moskova'nın enerji tehdidini savurması Avrupalıları korkutmuştu, çünkü Fransa'nın aksine birçok Avrupa ülkesi Rusya'ya muhtaçtı. Sarkozy bazı ülkeler tarafından bencillikle suçlandı, diğerleri tarafından ise Moskova'ya fazla taviz vermekle. Yaranılmaz bu Avrupalılara! Aynı iştahlı siyaseti AB dönem başkanı olarak Fransa küresel krizde de gösterdi. Sarkozy mutlaka kendine ait, kendi ismiyle anılacak "tarihî" ve etkin bir ekonomik paket hazırlamak istiyordu. Ama Almanya, Polonya, İngiltere gibi ülkeler "Orada dur" deyince geri adım atmak zorunda kaldı. Avrupa için hazırladığı küresel krize karşı önlemler paketi, Fransa'nın içinde kaldı. Gene de şunu belirtmekte fayda var. 2008'de Nicolas Sarkozy "yıldız" siyasetçi payesini başkasına kaptırdı, hem de Fransa'nın içinde. Birçok dünya ülkesinde olduğu gibi Fransa'da da, en çok konuşulan, en çok sevilen, desteklenen siyasetçi bu sene Barack Obama oldu! Obamania Fransız toplumunun her kesimini sardı. Bugünlerde Fransa caddeleri "Yes we can" panolarıyla dolu. "Obama seçildi, neden?" diye sormayın. Yılın iki yıldızı Gençleri seçmen listelerine yazılmaya teşvik etmek için hazırlanan bir kampanya imiş. İşte size 2008'in iki yıldızı, Sarkozy ve Obama. Birbirlerinden çok farklılar, ama yarattıkları toz bulutu ve göz kamaştırıcı ışık, başka Fransız yıldızların görülmelerini engelledi. Örnek mi? İşte Sosyalist Parti. İki politikacının paylaşamadıkları, Sosyalist kavramını sadece isminde muhafaza eden siyasal oluşum. Tam ortasından ikiye bölündü Fransızların endişeli ya da alaycı gülümsemeleri altında. Martine Aubry yeni genel sekreter oldu, Ségolène Royal yeni parti içi muhalefet lideri. Ama bence hak ettiği ilgiyi bulamayan bir tek küresel yıldız oldu 2008 Fransası'nda: Jean-Marie Gustave Le Clézio.
Ne yazık ki Fransa'ya oldukça eleştirel yaklaşan Le Clezio'nun Nobel edebiyat ödülünü alması pek bir gürültü çıkaramadı. Fransa'yı yazmaz Le Clezio, uzakları yazar, uzaklardan bakar Fransa'ya ödün vermez tavrıyla. Okuyanlar Le Clezio'nun en önemli küresel Fransızlar arasında olduğunu bilir. Fransa'nın küresel olmadığı zamanlarda da dünyayı kucaklayabilmiş bir yazardır Le Clezio. 2008 Nobel ödülünü sessiz sedasız almış olsa da. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||