BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 06 Eylül, 2008 - TSİ 20:09
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Futbolun kurduğu köprü

Erivan’da spor ve siyaset içiçe geçmiş durumda.

Cumhurbaşkanı Gül ve Cumhurbaşkanı Sarkisyan

Türkiye-Ermenistan milli takımının Dünya Kupası Eleme maçı, sadece bir maç olmaktan çıkarak Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın daveti ve bu daveti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kabul etmesiyle, başka bir boyut kazandı.

Erivan’da yanıtı en çok merak edilen soruların başında, bu buluşmanın, sportif bir karşılaşma aracılığıyla başlayarak, iki ülke arasında yeni bir sayfa açıp açmayacağı ve dünya diplomasi tarihinde, tıpkı ABD-Çin arasında 1970’lerde 'ping pong politikası' ile hayata geçen sürecin bir benzerinin yaşanıp yaşanmayacağı...

Ancak, tüm bunların, yani bu sürecin uluslararası ilişkiler kitaplarına yeni bir bölüm olarak eklenmesinin, maç sonrasındaki adımlara bağlı olduğu ortada.

İki ülke arasında çözümü çok zor konular olduğu konusunda herkes hemfikir.

Erivan sokaklarında, üniversite koridorlarında ya da siyasi partilerin lobilerinde görüştüğümüz birçok kişi, benzer görüşlere sahip.

En güzel benzetme ise, bir Erivanlı öğrenciye ait.

"Maçın bitiş düdüğü ile, sahaya siyasilerin inmesi, topa diplomatların girmesi gerekiyor. Aksi takdirde bundan önce olduğu gibi, birçok inisiyatif gibi kadük kalacak ve yeni hayal kırıklıkları yaratacak."

Erivan sokaklarında olumlu hava

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gelmesi bile, insanlarda farklı bir hava, farklı bir umut yaratmış.

'Gül'ün gelmesi niçin önemli?' diye sorduğunuzda, bazılarından hiçbir yanıt alamıyorsunuz. "Sadece gelmesi bile önemli" diyor sokaktaki insanlar.

Kafkasya Enstitüsü Başkanı Aleksandr İskenderyan’a, Ermenistan'ın ne kadar ciddi ve samimi olduğunu soruyoruz.

Yanıt "çok ciddi ve samimi" oluyor.

"Çünkü", diyor İskenderyan, "Başkan Sarkisyan, şahin bir politikacı gibi görünse de, pragmatist bir kişilik. Ermenistan ekonomik olarak sıkışmış durumda. Özellikle Gürcistan krizinden sonra, hem Ermenistan hem de Türkiye, yeni arayışlara girdi. Bu kriz iki ülkeyi, yeni arayışlara yöneltti.

Peki ya iki ülke arasında uzlaşılmaz gibi görünen derin sorunlar ne olacak?

Türk futbolcular Erivan'da

Her iki ülkede de muhalefetin yoğun baskısı bundan sonraki süreci riskli bir hale getirebilir mi?

Her iki ülke devlet başkanının, kendi adına siyasi ve diplomatik risk aldığı kabul ediliyor. Ama Sarkisyan'ın bu hamleyle, muhalefetin ellideki kozu aldığı da düşünülüyor.

Sertlik yanlısı bir politikacı olarak bilinen Sarkisyan, yıllar önce benzer fikirleri savunduğu için iktidardan devrilen Levon Ter Petrosyan’ın politikasını izleyerek, muhalefeti susturuyor.

16 partiden oluşan muhalefet bloğu, maçtan önce yapmayı planladıkları hükümet karşıtı gösterileri erteleme kararı alıyor. Gerekçe ise, 'bu gösterilerin Türkiye karşı süreci eleştiren gösteriler gibi algılanmasından kaçınmak'.

Ermenistan’daki ılımlı havadan rahatsız olan radikal milliyetçi Taşnak Partisi "Sanki kaybettiğimiz bir kardeşimizi karşılıyoruz. Bu heyecanlı bekleyişi anlayamıyoruz" demek ihtiyacını hissediyor.

Ermenistan Akademisi Doğu Araştırmaları Bölüm Başkanı Ruben Saftaryan, sürece iyimser bakıp, abartmak istemeyenlerden.

“Beklemek, görmek gerekiyor. Şimdiden bir şey söylemek çok güç. Ancak atılan küçük, ama önemli bir adım. Çıtayı çok yüksek tutmamak gerekiyor." diyor.

Saftaryan’a iki ülke arasındaki çözülmesi zor görünen ve derin sorunları soruyoruz.

"İşe, kolayından başlamak, adım adım ilerlemek gerekiyor" diyor. Soykırım iddialarından, Karabağ sorunundan ve harita meselesinden söz ediyor.

"İşin kolayı" diyor, "sınırların açılması ya da diplomatik ilişkidir. Bunların biri ya da ikisi halledilirse, iki ülkede bir rahatlama meydana gelecek ve yolalmak, daha da kolaylaşacaktır" diye sürdürüyor.

Bir maç iki halkı bağlayabilir mi?

Birbirine komşu, birlerine bu kadar yakın, ama bir o kadar da uzak iki ülkenin ilişkileri normalleşebilir mi?

Ya da iki halk, kafalarındaki ön yargıları yıkabilir mi?

Haçik Derderyan, eski bir Dışileri Bakanlığı çalışanı. Şimdilerde Erivan’da bir pizzacı dükkanı işletiyor. Türkiye kökenli ve uzun yıllar Fransa, Kanada, ABD gibi ülkelerde yaşadıktan sonra Ermenistan’a dönmüş.

Derderyan 'iki halk arasındaki farklı imajların, tarihi tezler ve kaynaşmama nedeniyle korunduğunu'; iki halkın birbirine tanıması halinde, birçok tabunun yıkılacağını savunuyor.

Derderyan, Türk gazetecilerin istilasına uğrayan Erivan’da, bir arkadaşının anlattıklarını aktarıyor. “Bunlar Türklere benzemiyor” diyen arkadaşına, "Artık Türkler değişti. Bu Türkler senin bildiğin Türklerden değil" dediğini söylüyor; biraz da arkadaşıyla dalga geçerek.

Birbirine komşu iki ülke, sınırların kapalı olması nedeniyle, bir o kadar da uzak. Örneğin Kars’tan birkaç saat içinde Erivan’a ulaşmak mümkün iken, Erivan'a gitmek için, haftada sayısı iki olan uçak seferini beklemek zorunda kalıyorsunuz.

Eğer yer bulamazsanız Moskova ya da Viyana üzerinden, 12 saatlik ve üstelik çok pahalı bir seyahati tercih edeceksiniz. Ya da Gürcistan üzerinden 40 saatlik bir otobüs yolcuğunu göze almak zorundasınız.

Bu durumda, nasıl bir kaynaşma olabilir ki?

Türkiye’den Erivan’a gelen tek siyasetçi olan ÖDP genel başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, şunları söylüyor:

"Milletvekili olarak Federasyona başvurdum. Ardından Spordan sorumlu bakanı aradım. Erivan’a gidecek heyete dahil olmak ve maçı izlemek için. Ama kimse geri dönüş yapıp yanıt vermedi.

Hatta 'bana şu ana kadar hiçbir milletvekili gitmek için başvuruda bulunmadı' yanıtını aldım. Baktım bir ambargo var; kendi imkanlarımla geldim Erivan’a."

Terim diplomasisi

Türk Milli takımının Teknik Direktörü Fatih Terim’e de, Türkiye’den gelecek seyircilere Federasyon tarafından ambargo uygulanıp uygulanmadığı soruluyor.

Terim, deneyimli bir siyasetçi gibi soruyu atlatıyor ama, siyasetçilere taş çıkaran bir yanıt veriyor:

"Futbolun ulusları nasıl kaynaştırdığını, geçmişte olan olayları unutturduğunu biliyoruz. Umut ediyorum ki, futbolun halkları birleştiren köprüsünden elele gececeğiz.

Dünya değişiyor dolayısıyla millet ve milliyetçilik kavramları da değişiyor. Bu yüzden tarihin tüm yükünü bizim sırtımıza yüklemeyin. Bu olaya, sadece bir maç olarak bakın."

Ancak bu maç, çoktan bir sportif faaliyet olmaktan çıkmış durumda.

Tarihi çelişkili olan iki ülke arasında, önümüzdeki dönem, neler yaşanacağının belirleyicisi olacak.

'Marsilya Kebapçısı'nda Türkiye’dekilerden hiçbir farklı olmayan, tezgah arkasında Adıyamanlı ustaların çalıştığı lokantada yemek yiyen diaspora Ermenilerinden bir kadının, “Kim kazanızsa kazansın, biz kazanacağız” demesi, aslında bir umudun işareti olarak görülüyor.

Duvarlarında Hrant Dink’in posterlerini bulunan işyerinin sahibi, "Umarım Hrant’ın yaşamında düşlediği, ama göremediği bir süreç başlar ve devam eder" diyor.

Erivan'daki iyimser havanın devam etmesi, maç sonrasındaki havaya da bağlı.

'Tarihin derinliklerindeki sorunları bir malzeme olarak kullanan, bir varoluş meselesi yapan, her iki tarafta da bundan beslenen kesimlerin, tüm malzemelerini kaybetmesi için, bu işin maçla sınırlı kalmaması gerektiğini' söyleyen bir üniversite öğrencisi, “Sadece ve sadece iyi yaşamak, birbirimizi tanımak ve dünyaya açılmak istiyoruz” diyor.

Üniversiteli genç, tıpkı Fatih Terim gibi, siyasetçilere, iki ülke kamuoyuna sesleniyor:

"Bütün tarihin yükünü, bizlerin, yeni kuşakların sırtına yüklemeyin."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik