BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Temmuz, 2008 - TSİ 16:34
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Haşhaş ticaretinde arada kalanlar
"Kuran-ı Kerim, bu yıl tarlalarımızı hiç sevmedi." Helmandlı bir çiftçi haşhaş hasadının ne kadar kötü olduğunu anlatmak için böyle diyordu.

Afganistan'da haşhaş tarlası
Kötü hava şartları sonucu bu yıl mahsul beklenenden çok az

Mayıs ayında haşhaş kapsüllerini çizen çiftçiler, kapsüllerden damlayan süte benzer özsuyun, yani afyonun çok az olduğunu gördüler.

Kötü hava şartları, donlar ve yeterli yağışın olmaması sonucunda mahsul beklenenden çok azdı.

Geçmiş yıllarda hasadın bol olması ve piyasanın doymasının ardından afyonun fiyatı da düşmüştü.

"Evin ve tarlanın giderlerini karşıladıktan sonra," diyordu çiftçi, "elimde bir şey kalmadı." Özellikle de kalan herkese, hasada yardım eden işçilere ve cemaatin topluca desteklediği mollaya paylarını verdikten sonra...

Tabii bir de Taleban'a payının verilmesi gerekiyordu. Taleban, kendi denetimindeki bölgelerde yaşayan çiftçilerin hasadının yüzde 10'una tekabül eden öşür vergileri alıyordu.

Bu isyanın da başlıca gelir kaynaklarından biriydi.

Son olarak, kelimesi kelimesine şöyle dedi çiftçi: "Hükümet de kendi payını alıyor."

Rüşvet

Rüşvet isteyen yerel yetkililerden bahsediyordu. Rüşvet alıyor, karşılığında hükümetin haşhaş tarlalarını sökme kampanyasından rüşvet veren çiftçileri koruyorlardı.

Bu rüşvetler oldukça hacimli de olabiliyordu. Bir diğer çiftçi, geçen yıl kendisi ve o bölgedeki 300 ailenin toplamda 50 bin doları bulan bir tutar ödediklerini söyledi.

Afgan çiftçiler (arşiv)
Çiftçilerin yerel yetkililere ödediği rüşvet oldukça büyük boyutlarda

Bir çiftçi, rüşvet vermediğinde başına gelenleri anlattı.

Yıl 2007'ydi. Daha yeni evlenmişti. Nikah kıyılmıştı. Gelinin babasına başlık parasını vermek için hasadın bitmesini bekliyordu.

Ne var ki, hükümete bağlı adamlar gelip haşhaş tarlasını söktü.

Kayınpederine başlık parasını ödeyemedi ve karısını evine götüremedi.

Başına daha beter şeyler de geldi. Taleban savaşçıları köyünde mevzilendi ve NATO askerlerine füzelerle saldırdı. NATO da buna misilleme olarak bombardıman uçaklarını gönderdi.

"Köylüler çöllere kaçtı." diyordu. Onunla tanıştığımda, tarlasından, karısından olmuş, bir çadırda yaşıyordu.

"Çatışmalar azalsa tarlama geri dönebilirim." diyordu, "Bir yıllık hasat tüm sorunları çözer."

Helmand'da yaşayanların yüzde 80'i geçimlerini haşhaş yetiştirmekten sağlıyor.

Ancak haşhaş, çiftçileri bir suç ekonomisine de sürüklüyor: Alın terleri; Taleban isyanına, hükümetin yolsuzluklarına maddi kaynak sağlıyor, uyuşturucu tacirlerinin cebini parayla dolduruyor.

Haşhaş, savaş bölgesindeki insanların hayatta kalmalarını sağlayan tek bitki.

Çatışma olsa bile, haşhaşı her daim depolama imkânı var. Çürümüyor, bozulmuyor, değerlerini koruyorlar.

Her zaman talep de var haşhaşa. Öyle ki alıcılar kapınıza kadar geliyor.

Çiftçiler, "Sebze-meyve yetiştirseniz, ürünlerinizi pazara götürmek için kötü yollar ve güvenlik sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Ürünlerinizi aşırı vergi alan yolsuz polislerin olduğu kontrol noktalarından geçirmeniz gerekiyor. Onca emeğe değmiyor bile." diyor.

Şüphe

Helmand polisi, rüşvet alan, uyuşturucu bağımlısı bir suç şebekesi olarak nam salmış durumda.

Aralarında iyi memurlar da var, uyuşturucu ticaretinin yürümesine yardım edenler olduğu yönünde iddialar da.

İçişleri Bakanlığı, temizlemek amacıyla polis gücünü semt semt elden geçiriyor.

Sicili temiz yeni bir vali de iş başında.

Kabil'den birkaç günlüğüne gelen Kırsal Kalkınmadan Sorumlu Bakan Yardımcısı'yla tanıştım.

Zayıf, çalışkan, bir sigarayı söndürmeden diğerini yakan bir adam. Eyaletin kalkınması için planlarını kararlılık ve şevkle anlattı bana.

Bu yıl, vali, Narkotikle Mücadele Bakanlığı ve İngiliz yetkililer yoksul çiftçilerin değil de hayatta kalmak için haşhaşa muhtaç olmayan zengin çiftçilerin tarlalarını hedef almaya çalıştı.

Afganistan'da haşhaş tarlası sökülüyor (arşiv)
Tarla sökme ekipleri artık zenginleri hedef almaya çalışıyor

Hatta tarla sökme ekipleri bir kodamanın, eski bir polis müdürünün tarlasının bir bölümünü sökmeye ikna edildi. Böylesi bir şey daha önce hiç görülmemişti.

Ancak çoğu zaman bir koruyucudan ziyade bir yırtıcı gibi davranan devlete karşı derin bir şüphe var halk arasında.

Taleban ve hükümet yetkililerinden genelde hep aynı şekilde bahsediliyor. Rakip mafya çeteleri arasında tutunmaya çalışan bıkkın insanlar için biri diğerinden pek farklı değil.

Bir çiftçi, "Köy okulumuz kapalı." diyor. "Kimin kapadığını bilmiyoruz. Taleban kız okullarını ve dini olmayan erkek okullarını İslam'a aykırı oldukları gerekçesiyle kapatıyor. Ama bu bölgede Taleban yok ki."

"Belki de yerel yetkililer jeneratörü ve okuldaki diğer malzemeleri çalınca, hükümet okulu kapatmaya karar vermiştir."

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik