BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 13 Haziran, 2008 - TSİ 15:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Meksika'da kaçak silah pazarı

Nora del Rio'nun evine gittiğim zaman ilk dikkatimi çeken, çerçevenin içindeki katlanmış beyaz erkek gömleği oldu.

Tijuan, Meksika

Nora'nın kuzeydeki Juarez kentindeki evinin duvarında asılıydı bu gömlek. Kocası Juan Antonio Roman Garcia'nın gömleği.

Juarez'de bu yıl uyuşturucu kartelleri tarafından öldürülen dört yüz kişiden biriydi, Nora'nın kocası Roman Garcia, Juarez emniyet müdürüydü. Şimdi bu komutanın gömleği ailenin bir tür tapınağı haline gelmişti.

Nora, "işten istifa etme konusunu konuşmuştuk ama görevini sürdürürse belki uyuşturucu çeteleriyle savaşta biraz ilerleme kaydedebilir diye düşünüyordu" dedi bana. Garcia'yı öldüren katil altmış kurşun sıkmıştı.

Tam rakamı söylüyorum çünkü Meksika'daki uyuşturucu kartellerinin silah gücü, bu ülkenin neden böylesine kan revan içine olduğunun nedenlerinden biri.

25 bin askerin uyuşturucu kartelleriyle savaşması bile işe yaramıyor.

İnsanda şok yaratan bir gerçek de, kartellerin silahlarının yaklaşık yüzde 90'ının Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmesi.

Uyuşturucu kartellerini araştırma fikrini pek severek üstlendiğimi söyleyemem.

Son iki buçuk yıl içinde karteller tarafından öldürülen gazetecilerin sayısı 11'e ulaşmıştı.

Bizim araştırmalarımız, bu "aşırılar çatışması" diye niteleyebileceğim olaylarda ne kadar hayret verici kişilerin rol aldığını ortaya koydu.

İlki bir silah kaçakçısıydı. Meksikalı değil Amerikalı bir adam. Diyelim adı John olsun.

John, uyuşturucu kartelleri için Meksika sınırının içine silah kaçırıyor. Kendisi gibi bir çok Amerikalı olduğunu söyledi.

Amerika'da silah satan dükkândan silahını alıyor ve meşru yollardan aldığı bu silahı uyuşturucu kartellerine satıyor. "Karteller büyük silahları seviyorlar ama silah ne kadar büyük olursa sınırdan kaçırması o kadar zor oluyor" diyor John.

Silah ticareti

Meksikalı emniyet müdürü Roman Garcia gibi başka polis memurlarını vurmak için bu silahları kullandıklarını bildiğini de ekliyor.

"Ben onlara silah sağlamasam başka biri sağlayacak" diyor. Amerikan silahları ve Amerikan vatandaşlarıyla bitmiyor bu iş. Gerisi var.

Uyuşturucu çetelerinin sayısı Amerikalıların katılımıyla daha da artıyor. Teksas'daki bir emniyet müdürlüğünden aldığım bilgiye göre en az onbeş Amerikalı genç bu karteller tarafından kullanılmış.

Teksaslı detektif, "Amerikan pasaportuyla sınırdan çok rahat gelip geçtikleri için böyle kişilere çok para veriyorlar" dedi bana. " Nasıl olur, bir isim verebilir misiniz?" diye sordum.

Hemen verdi adını. "Rosalio Reta." Teksas'ın Houston ilinden Rosalio. Uyuşturucu kartelleri için ilk cinayetini daha 13 yaşındayken işlemiş.

Polisin tahminine göre ondan sonra işlediği cinayetlerin sayısı otuzu buluyor. Şimdi henüz 18 yaşında ama işlediği cinayetler yüzünden yaşam boyu hapse mahkûm. "Kartellerin onu bu kadar sevmesinin özel bir nedeni var." dedi Amerikalı dedektif.

"Kurbanlarının çok yakınına yaklaşıp çekiyordu silahını. Diğerleri ise uzaktan öldürüyor hedefledikleri kişileri."

Çoğu yoksul ailelerden gelen Rosalio gibi kişiler, tek bir cinayet için 25 bin sterlin kadar para alabiliyor. İşte bu büyük para ve bir yerde ünlenme hissi, gençleri bu kartellere çekiyor diyor konuştuğum emniyet yetkilileri.

Kadınlar da eğitiliyor

"Olağanüstü bir durum var ortada" dedi konuştuğum dedektif."

Hani orduda eğitim kursları vardır ya. Bunlar da aynen öyle eğitim görüyorlar. Caniler için eğitim."

Bu dedektifin dediğine göre Rosalia Reta ve onunla birlikte yirmi kişi bu kamplardan birinde eğitim görmüş.

Üzerlerine bir askeri üniforma verip, gece harita okumaktan el bombası yapmaya kadar, profesyonel bir katilin bilmesi gereken ne varsa öğretiyorlarmış bu kamplarda.

Yalnız erkekler değil kadınlar da eğitiliyor. "Genç kadınlar mı?" diye hayretimi gizleyemedim.

"Evet" dedi dedektif ve devam etti." Yıllardır bizim güvendiğimiz bir muhbir vardı. Halen göz altında. Meğerse Meksika'da bir eğitim kampında, dokuz kadınla birlikte eğitim vermişler onlara."

Meksika devlet başkanı Felipe Calderon, ülkeye huzur getirmeye söz verdi. Ama üç yıldan az bir süre içinde 6000 kişinin öldüğünü, bu yıl bugüne kadar ölenlerin sayısının 1400 ü bulduğunu vurgulamak gerek.

Üstelik karteller de eskisinden bile daha fazla kendilerine güvendikleri havasını veriyorlar.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik