BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 16 Mayıs, 2008 - TSİ 13:33
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Beyrut'ta 'iç savaş korkusu'

''Çocuklarımı ve kardeşlerimi eve bir türlü sokamıyordum. Onlar kendilerine saldırı olurken, evde oturmalarının mümkün olmadığını söyleyerek sokağa fırladılar. Evin önünden vızır vızır kurşunlar geçiyordu.''

Yola kurulan barikat

''Ben o kadar çabama rağmen, onları bit türlü eve girmeye ikna edemedim. Ancak annem Kanada’dan onları telefonla arayıp bir azarladı. Hepsi sus pus olup eve girdiler. Günlerce evde mahsur kaldık. Her an bizim eve de girip öldüreceklerinden korktu.''

Bu sözler Beyrut’ta yaşayan Sünni bir bayan arkadaşımın sözleri.

Evi Hizbullah’ın ilk silahlı çatışmalarının başladığı Beyrut’un müslüman kesiminin en hassas yerinde.

Hem de öyle bir hassas yerinde ki mahallesindeki her sokağın iki yanındaki evlerde bile Sünnilerle Şiiler karşılıklı oturuyorlar.

Yani orası Tarik el Cedide.

Mahalle hemen her Sünni-Şii çatışmasında ilk silahların çekildiği, bir gün önce birbirlerine dost olan, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen insanların, hiç çekinmeden karşılıklı ateş açtıkları yer.

Sadece orası değil.

Beyrut’un Müslümanlar’ın yoğunlukla yaşadığı Batı kesiminde bir haftadır çok sıcak günler yaşandı.

Özellikle Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın, hükümetin kendi haberleşme sistemlerini yasadışı ilan edilmesi ve Beyrut uluslararası Havalimanı’nın güvenlik şefini kendileriyle işbirliği yaptığı iddiasıyla görevden alınması kararı ardından, ‘bize uzanan elleri keseriz” demesiyle ortalık karıştı.

Batı Beyrut’ta yaşayan Sünni müslümanlar, günlerce süren ve 15 yıl süren iç savaştan sonra mezhepler arası silahlı çatışmaları yaşadı.

Hizbullah'ın silahlı çatışmalardan sonra ele geçirdiği gün ilk kez gittiğim Beyrut’un kalbi olan Hamra Caddesi’nde şok geçirdim.

Yaşları 18 bile olmayan Şii gençlerin ellerinde kalaşnikof tüfekler, roketatarlar,
bilmediğim dürbünlü tüfekler vardı.

Cadde boyunca elleri tetikte, kiminin yüzü maskeli, kiminin açık onlarca genç, ana caddeye açılan bütün köşe başlarında nöbet tutuyordu.

Caddede her yer kapalı, insanlar evlerine çekilmiş, ortalıkta kimseler yoktu bir kaç gazeteci dışında.

Gazeteci olduğumu söyleyip, fotoğraflarını çekmek için yanlarına yaklaştığım gençler, yüzleri gözükmesin diye fotoğraf çektirmek istemediler.

Ben de bir daha tekrar etmedim.

Çünkü biliyordum ki, silahlı çatışmalarda kimsenin kimseye tahammülü yoktu.

Eli silahlı militan gençler en ufak bir şüphede bile silahlarını ateşliyordu.

Nitekim çarpışmalar boyunca en az 9 gazeteci yaralandı ya da zarar gördü.

Beyrut’un güneyinde meydana gelen Şiilerle Dürziler arasındaki çatışmalarda ise,
kaçmaya çalışan çocuklar kadınlar kör kurşuna kurban gittiler.

Yani sonuçta bir sözle başlayan silahlı çatışmalar Lübnan’da resmi rakamlara göre, 65 cana mal oldu. 200’den fazla da yaralı var.

Simdi silahlar sustu. İnsanlar sorunları görüşmeler yoluyla çözmek için masanın başına oturma yollarını arıyor yine.

Lübnan ordusu

Ama evlerinde oturan masum sivillerin, gençlerin akıllarında şimdi bir tek soru işareti var.

Lübnan’da iç savaştan bu yana yaşanan en şiddetli silahlı çatışmalar, ülkede bundan sonra mezhepler arası çatışmaların temelini attı mı?

Arkadaşımla en son konuştuğumda, evlerinden günler sonra ilk kez çıktıklarını
ve alışveriş yaptıklarını söylüyordu.

Ama sesinden, bundan sonra neler olabileceğini de bilemiyordu.

Tıpkı hıristiyan bir arkadaşımla çalışan ve son günlerde sürekli ''ne olacak bundan sonra?''

Sorusuyla karşılaşan Şii bir çalışanın verdiği şakayla karışık cevapta olduğu gibi:

“Ne olacak ben bilmiyorum. Fazla üzerime gelmeyin. Yoksa bizimkilere bir haber veririm. Burayı da basarlar. Cevabı alırsınız.''

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik