BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Mart, 2008 - TSİ 12:16
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Rusya'nın büyüme sancısı

Güney Kore, Amerikan, Alman, Alman, Fransız, Japon, Alman, Amerikan... Ha evet sonunda Rus...

Kızıl Meydan

Dört şeritli yolda trafik neredeyse durmuş halde. Sıkıldım, arabaların markalarını saymaya başladım. Onlarca otomobil, bir kaç tanesi dışında tamamı ithal.

Alışveriş merkezine ulaşınca da, şaşkınlığımı artıran bir başka şeyle karşlılaştım. 1980’lerin sonunda ve 1990’larda gıda malzemesi için kuyruklarda olan Ruslar şimdi, marketlere girebilmek için neredeyse yine kuyruklardaydı.

Restoranların, kafelerin ve size Avrupa’da herhangi bir mağaza kompleksinde olduğunuz izlenimi veren markaların şubelerinin bulunduğu dev alışveriş merkezinde sağınızda ve solunuzdakine çarpmadan bir kaç adım atmak çok zor.

Türkiye’de bayramların öncesinde Hıristiyan dünyasında Noel öncesi alışveriş kalabalığı. Ama Rusya’da bu sıradan bir Cumartesi.

Rusya tüketiyor. Daha doğrusu Moskova tüketiyor, hem de talan edercesine. Ancak Rusya’ya gelişimden bu yana konuştuğum hemen hemen herkesten aynı gözlemi işittim.

Moskova Rusya değil.

Moskova’da para konuşuluyor.

Moskova’nın hemen dış kesimlerinden ülkenin geri kalan kısmındaysa geçim derdi.

Irak’ın kendisine olan borçlarını silecek kadar zenginleşen Rusya bu zenginliği ülkeye yayamamış.

Moskova dışında insanlar, ortalama bir kaç yüz dolarlık aylık gelirle hayatta kalmaya çalışıyor.

Forbes’un en zengin 100 kişi listesine 30’dan fazla vatandaşını yerleştiren Rusya, Birleşmiş Milletler’in insani kalkınma sıralamasında 67. sırada.

Hani eğer gerçekten Rusya seçimlerinde bir kampanya yürütülüyor, ya da kıran kırana bir rekabet yaşanıyor olsaydı, herhalde başkan adayları Rusya’nın son 20 yılının muhasebesi üzerine birbirlerini yerden yere vururlardı.

Sonunda gerçi kazanan yine Putin, pardon Medvedev olurdu ama en azından Ruslar bir seçim kampanyasının nasıl bir şey olduğunu görürlerdi.

Tartıştıkları ana konu da ekonomi olurdu.

Zira sıradan Rusların gerçek gündemi ekonomi.

Bir yabancı işçinin belgelerini inceleyen polis

Artmakta olan enflasyon.

Petrol ve doğalgazdan elde edilen gelirin sokaktaki adamın, dar gelirlinin hayatına yansımaması.

Gelir dağılımı uçurumu korkunç.

Zenginliğin paylaşılmasındaki bu dengesizliği üçüncü dünya ülkeleriyle karşılaştıranlar bile var.

Eğer devletin kendi verilerine bakarsanız yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı yüzde 15. Kimi yardım kuruluşlarına göre, yüzde 20’nin üzerinde.

Resmi işsizlik yüzde 10 civarında.

Nüfusun en zengin yüzde 10’u, ulusal gelirin yüzde 30’unu, en yoksul yüzde 10’u da ulusal gelirin yüzde 1.9’unu paylaşıyor.

Peki böylesine ağır ekonomik koşullara karşın Ruslar nasıl oluyor da; Putin’i desteklemeye devam ediyor:

Cevabı 1990’larda yaşananlarda gizli.

O dönemde, öylesine bir kaos içine girmişti ki ülke, şimdi bu dönemde yaşanan istikrar, ceplerine fazladan giren birkaç ruble; insanların yaşamlarında önemli farklılıklar yaratıyor.

Ayrıca Sovyetler Birliği döneminden belki de ayakta kalan bir kaç kurumdan biri olan temel kamu hizmetleri sayesinde, insanlar en azından günlük yaşamlarını sıkıntıyla da olsa sürdürebiliyor.

Ağır aksak da olsa işleyen bir eğitim, ulaşım ve sağlık sistemi var.

Ama sağlık sisteminden yakınmalar gözardı edilemeyecek halde.

Konuştuğum hemen herkesin bir hastane macerası var. Devlet hastanelerinde verilen sağlık hizmetinin niteliğinin gerilemesinden, tedavilerin, ameliyatların, ilaçların giderek daha pahalı hale gelmesine kadar...

Hele, sağlık hizmetlerinin reformdan geçirilme adı altında piyasaya açılma ihtimali, yoksul kesimlerin uykularını kaçırmaya yetecek bir gelişme.

Ve tabii bir de umut.

Rusların büyük bölümü, Yeltsin dönemindeki sefaletten Putin döneminde yoksulluğa ilerledi görüşünü birkaç kişiden duydum.

Basında pek yer almasa da, giderek etkinliğini arttıran sendikal hareketler de yaşanıyor.

Rus ekonomisi ve siyasetini konuştuğum bir uzman, ‘sosyal eşitsizlikle enkaz halinde bırakılamaz’ diyor ve Rusların geçmişte toplumsal hareketler gerçekleştirdiklerini hatırlatıyor.

Başkanlığın en güçlü adayı Dimitri Medvedev’in gelir dağılımı eşitsizliğini çözmeyi, önceliklerinin ilk sırasına alacağı sözü de Rusların ciddiye aldıkları bir vaat.

Rusya’da yeni siyasi dönemin belirleyici unsuru, yönetimin bu vaadini ne kadar tutup tutmadığına, ve Rusların sabrının ne kadar sınırsız olduğuna bağlı olacak.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik