|
New York'tan ön seçim notları | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu yazıya başlamadan önce elektronik mektuplarıma bakıyordum. Barrack'tan dün bir ileti daha gelmiş.
Üstelik bu iletinin içinde bir de canlı takvim ve saat mi dersiniz, canlı kronometre mi dersiniz, canlı hesap makinesi mi dersiniz, her ne ise, dakika dakika kaç kişinin Barrack Obama'ya bağışta bulunduğunu gösteren bir sayaç var. 8 Şubat doğu saatiyle 02:46'da, 2008 yılının başlangıcından bu yana 328 bin 213 kişinin Obama'ya bağış yaptığı duyuruluyor. Ve tabii bu kitleye katılmam isteniyor. "Barrack'tan bir ileti gelmiş." dediğime bakmayın. Obama'yla öyle birbirimize ismen hitap edecek kadar içli dışlı olmuş filan değiliz. 2008 başkanlık seçimleri öncesindeki, hâlâ tüm ayrıntılarını anlayamadığım, arkasındaki mantığı çözemediğim ön seçimlerin bir bölümünü izlemek üzere buralara geleceğim kesinleşince, hemen ekrana sarılıp tüm adayların internet sayfalarını taramaya başladım. Hani olur da basınla ilişkilerden sorumlu danışmanlar ve ekipler aday adayının bir ara, bir yerde, birkaç dakika, hatta o da olmazsa telefonla bir mülakat-çık yapmamı kabul ederler, ayarlarlar gibi, safça bir umutla. Hepsine ayrı ayrı yazdım, taa Londra'lardan geleceğimi, sadece birkaç dakikanın bana yeteceğini bildirdim. Dedim ya, safça bir umut. Belki de İngiliz geleneği. İngiltere'de olsaydık olumlu ya da olumsuz cevap gelirdi diye kızıyorum tamamen rekabete dayalı Amerikan düzenine... Yeni Dünya-yeni medya Hiçbirinden ses çıkmadı, Obama'dan başka. Üstelik, şimdi eski iletilere bakıyorum da, ilk mektuplardan biri Michelle'den gelmiş. Ne bu samimiyet demeyin, Michelle mektubunun başına ismimi koymuş, altına da Michelle diye imza atmış. Eski Dünya'dan gelenleri ilk anda şaşırtan bir Yeni Dünya geleneği. Herkes birbirine sanki kırk yıllık ahbapmış gibi hitap ediyor. Michelle'den ve Barack'tan gelen mektupları John'dan -yani John Kerry, Ted'den -yani Senatör Edward Kennedy'den gelen iletiler izledi. Kendimi kaptırsam Obama kampıyla pek bir içli dışlı olduğuma inanacağım. Ama asıl umduğum söyleşi hatta sadece bir iki dakikalık bir soru-cevap talebine gerçek yanıt asla gelmedi. Bunda şaşılacak birşey de yok aslında. Medya öylesine bir endüstri, kendine özgü aman vermeyen bir çark ki burada, bu endüstrinin büyük isimlerinden biri olmadıkça bir başka büyük siyasi isme yaklaşmanız, ulaşmanız mümkün görünmüyor. Ya da büyük isimli siyasiler, ancak büyük medya markalarını kendilerine uygun gelen anlarda devreye sokuyorlar.
Özetle, filanca televizyon kanalı, falanca sunucunun programında Hillary Clinton'ı konuk ediyor; ya da Hillary Clinton o gün özellikle kime daha doğrudan ve etkili bir şekilde seslenebileceğini hesaplamış olarak fişmancanın televizyon şovuna kendisini adeta davet ettiriyor. Bu danışıklı dövüşe dayalı şovun baş oyuncularına gelince... Thatcher, Hillary, Thatcher.. Hillary gibi, topluluklarla her buluşmasında giderek daha kusursuz bir şekilde cilalanmış izlenimi uyandıran, konuşma ve kürsüye hakimiyet tarzıyla, nedense ilk Londra yıllarımın Margaret Thatcher'ını anımsatan, bir mükemmelleştirilmiş kadın var karşımda, ekranlarda. Eski Başbakan Thatcher'ın, yaşına rağmen ışıl ışıl parlamasının ve dört saatlik uykuyla yetinerek kabinesine de acımasız bir çalışma temposu uygulatan bir lider olmasının arkasında, gördüğü hormon replasman tedavisinin bulunduğu yazılıp çizilirdi. Birbirinden alımlı, rengarenk tayyörlerine, kalıp gibi kusursuz saçlarına, hiç renk vermeyen mükemmel gülümseyişine, gerçek ruh halini asla yansıtmayan ışıltılı gözlerine baktıkça, "Acaba," diyorum, "Hillary de mi?" New York'taki altı günlük yaşamımın tuhaf bir şekilde sanki uzun yıllardır burada oturuyormuşum gibi bir parçası haline gelen apartman dairesinde, televizyon hep açık. Bir yerlerde birşey oluyorsa kaçırmayayım diye. Neyse ki artık dünyamızda internet var ve odamda da, eski usülle de olsa tüm dünyaya bağlantı kurulabiliyor. Yoksa Atlas Okyanusu'nun ötesinde de bir dünya olduğunu unutmak çok kolay burada. Televizyon hep açık diyordum, ama nedense Obama'yı pek göremedim, bire bir söyleşi programlarında. Belki de ben rastlamamışımdır. Bana bile hergün mektup göndermeyi ihmal etmeyen Barrack ve/veya ekibi televizyonları gözardı edemez elbette. Tabii Michelle'in ne yaman bir başkan adayı eşi olduğuna hemen dikkat çekmeliyim. Ev halleri California Üniversitesinden naklen yayınlanan mitingde, Stevie Wonder'ı koluna takarak sahneye çıkan, etrafına John F.Kennedy'nin kızı Caroline'ı, California Valisi Arnold Schwarzenegger'in eşi ve yine John F. Kennedy'nin yeğeni Maria Schriver'ı ve ünlü televizyon sunucusu Oprah Winfrey'i toplayan hukukçu Michelle, şimdi düşünüyorum da, kocasının sakin, yalın, daha idealist mesajlar veren tarzına kıyasla, nedense Condoleeza Rice tarzında çok daha izleyiciye egemen, ateşli bir haklar savunucusu tablosu çiziyordu.
Bazen bu iddialı çiftlerin birbirleriyle başbaşa kaldıklarında nasıl konuştuklarını merak ediyorum. Hillary, kimi seçmenlerin "Yahu ben kime oy veriyorum? Bill'e mi, Hillary'ye mi?" demesine hiddetlenip, Bill'i fazla öne çıktığı için azarlıyor mudur? Michelle, yeterince iddialı, yeterince yüksek sesli bir lider gibi görünemediği için Barrack'a öfkeleniyor mudur? Hani, "Ah, ben senin yerinde olsam!" misali... Sinik bakmanın bir yararı yok. Milyonlarca dolarlık sermayelerin, yatırımların döndüğü Amerikan başkanlık seçimleri eğlencesi Kasım'a dek sürecek. "Cumhuriyetçilerden hiç sözetmedin." diyecek olursanız, "Ee, ne de olsa burası New York ve bir Demokrat kalesi..." diyorum. Cindy'nin günlük yemek tarifelerini bir başka yazıda anlatmak umuduyla. | İlgili haberler McCain'e California dopingi01 Şubat, 2008 | Haberler Edwards ve Giuliani çekildi31 Ocak, 2008 | Haberler Clinton ve Obama TV'de kapıştı22 Ocak, 2008 | Haberler McCain'den birleşme çağrısı08 Şubat, 2008 | Haberler Mitt Romney adaylık yarışını durdurdu08 Şubat, 2008 | Haberler Süper Salı'nın açık galibi McCain06 Şubat, 2008 | Haberler Süper Salı sonrası ön seçimlere devam06 Şubat, 2008 | Haberler ABD ön seçimlerinde kritik gün05 Şubat, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||