|
Ermenistan hızla değişiyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Altı yıl aradan sonra geldiğim Ermenistan, altı yıl önceki Ermenistan'a hiç ama hiç benzemiyordu.
Erivan'ın geniş caddelerinden, altı sene önce ancak tek tük Sovyet yapımı arabalar geçerken, bugün sokaklar ciplerden, son model lüks arabalardan geçilmiyor. Dünyaca ünlü tekstil markaları Erivan'da alış veriş caddesi diye bir kavramı oluşturmuş durumda. Aynı caddelerde kafelerin açılmış olması da büyük bir sürpriz değil. Şehrin merkezindeki emlâk fiyatları İstanbul'dakinden ya da Avrupa'nın herhangi bir şehrinden farksız. Şehir pahalanıyor ama, gelir düzeyinde öyle büyük bir değişiklik yok. Halen maaşları 100 doların altında olan memurlar ve emekliler çoğunlukta. Bu sene Ermenistan'ın gündemine oturan olaylardan bazıları yurt dışında gelişti.
Ermenistan da, Türkiye gibi, Ocak ayının 19'unda Hrant Dink'in öldürülmesi haberiyle sarısıldı. Dink'i sadece televizyondan tanıyan Ermenistanlılar, televizyonun karşısında günlerce ağladıklarını anlatıyorlardı. Dink'in öldürülmesinden kısa bir süre sonra geldiğim Erivan'da, İstanbullu olduğumu duyan herkes Hrant Dink cinayetini ve cemaatin durumunu soruyordu. Devlet Başkanı Robert Koçaryan, Ermenistan Devlet Başkanlığı Ödüllerinden birini Hrant Dink'e verdi. Haziran ayında verilen ödülü, eşi Rakel Dink teslim aldı. Türkiye'dekinin tersine, Ermenistan medyası Türkiye'deki siyasi ve sosyal gelişmeleri yakından takip etmeye bu yıl da devam etti. Mart ayında Van Gölü'nde bulunan Akhtamar Adası'ndaki Surp Haç Ermeni Kilisesi'nin müze olarak açılışına Ermenistan'dan bir heyet davet edildi. Bu daveti yapan Türkiye, başkent Erivan'a 40 km uzaklıktaki sınır kapısını açmayı kabul etmedi.
Bu durumda heyet 16 saatlik uzun bir yolculuktan sonra adaya ulaştı. Kilise, müze olarak restore edilmiş olsa da, Ermenistan bu adımı Türkiye'deki Ermeni kültürel mirası adına olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Mart ayında başbakan Antranik Markaryan'ın kalp krizinden ölmesinin ardından, yerine Savunma Bakanı Serge Sarkisyan geçti. Mayıs ayında yapılan parlamento seçimlerinde sandıktan, başında Serge Sarkisyan'ın bulunduğu Cumhuriyetçi Parti çıktı. Cumhuriyetçi Parti tek başına iktidar olabilecekken, beklenmedik bir şekilde Müreffeh Ermenistan partisiyle koalisyona gitti. Daha sonra iki parti Ermeni Devrimci Federasyonu Taşnaktsütyun ile işbirliği anlaşması yaptı. Bazı gazeteler Cumhuriyetçi Parti'nin böyle bir adım atmasını 2008'deki devlet başkanlığı seçimlerine yönelik, stratejik bir adım olarak değerlendirdi. Müreffeh Ermenistan partisi başkanlık adayı çıkarmadı. Taşnaktsütyun ile Cumhuriyetçi Parti'nin daha önceki yıllarda da koalisyon ortağı oldukları gözönünde bulundurulursa, Taşnaksütyun'un da ikinci turda Sarkisyan'ı destekleme olasılığı var.
Ermenistan'ın ilk devlet başkanı Levon Ter Petrosyan başkanlık seçimlerine adaylığını koyduğunu açıkladı. Türkiye'de medya, Levon Ter Petrosyan'ın siyasete dönüşünü iki ülke arasında kaçırılan fırsatların yakalanması için yeni bir şans olarak görse de, Ter Petrosyan'ın pek de iyi bir imajı yoktu halk arasında. Ermenistan'ın ilk devlet başkanı, Sovyetler'in yıkılmasından bugüne ülkede kanunsuzluğun, rüşvetin kök salmasının sorumlusu olarak görülüyordu. Halk, Ter Petrosyan'dan bir özür bekliyordu. Ve bu özür geldi. Ter Petrosyan şu andaki Devlet Başkanı Robert Koçaryan'ı ve Başbakan Serge Sarkisyan'ı yüksek kademelere getirerek büyük bir hata yaptığını söyledi. Ancak Ter Petrosyan halen muhalefetten istediği desteği bulmuş değil. Levon Ter Petrosyan, Ermenistan'ın Türkiye'nin AB üyeliğini mutlaka desteklemesi gerektiğini söylüyor. Aynı şekilde soykırım konusunun siyasi bir araç haline getirilmesine kesin bir dille karşı çıkıyor. Ancak kendisine "Türkiye yanlısı" diyenlere de şunları söylüyor: "Ben soykırımdan sağ kalanların çocuğuyum. Büyükbabalarım Musa dağlıydı. Onlar dağda 40 gün boyunca direnmeseydi ve bir Fransız gemisi onları oradan geçerken kurtarmasaydı, ben bugün burada olamazdım. Türkiye'nin eninde sonunda soykırımı tanıyacağına şüphem yok. Ancak bu, iki ülke arasındaki ilişkiler gelişip, güven temeline oturmadan olmayacak." ABD'nin Dış İlişkiler Komisyonu'nda 1915 olaylarının 'soykırım' olarak nitelendirilmesi, Ermenistan'da memuniyetle karşılanırken, konu toplumsal bir hareketliliğe yol açmadı, yürüyüşler ya da gösteriler düzenlenmedi. 20. yüzyılın başında İstanbul'da düzenlenmeye başlayan Ermeni Olimpiyatları, bugünün Ermenistan'ında, diyasporadan Ermenilerin akın akın ülkeye geldiği bir spor olayı. Olimpiyatlar için 33 ülke ve 80 şehirden sporcular ve izleyiciler bu yıl da Erivan'a geldi. Ekonomi alanında ise, Amerikan Doları'nın ani değer kaybı, diyasporadaki akrabalarının katkılarıyla bütçelerini denkleştiren pek çok Ermenistanlı ailenin maddi dengelerini olumsuz etkiledi. Yine de bu durum Noel ve yılbaşı alışverişlerinin hız kesmesine neden olmuşa benzemiyor. Ermenistanlılar yaklaşık 15 gün boyunca akrabalarını ziyaret edecekleri, bol bol votka içip, birbirinden lezzetli yemekler yiyecekleri günler için hummalı bir hazırlık içinde. Yani önümüzdeki günler, bir taraftan yaklaşan devlet başkanlığı seçimlerinin stresini, bir taraftan da yılbaşı ve Noel'in arka arkaya gelerek yaratacağı rehaveti, beraberinde getirecek. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||