BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 25 Aralık, 2007 - TSİ 16:26
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'Omniprésent' Sarkozy

2007 Fransasını yazmak hem kolay hem zor.

Nicolas Sarkozy

BBC Türkçe Servisi 2007 izlenimlerimi isteyince hafızama güvenemeyip bir Internet arama motoruna 'Fransa'da 2007' yazdım, bakalım neler çıkacak diye.

Bir tek şey çıktı. Daha doğrusu binlerce sayfa çıktı da, hepsinin bir ortak noktası vardı : Sarkozy.

"Olamaz" dedim böyle birşey, "İmkân yok, koskoca 60 milyonluk ülkede, Sarkozy ile bağlantısız hiç mi birşey olmamış? El insaf!"

Çevirdim anahtar kelimelerimi, değiştirdim, Fransızca yazdım, Türkçe yazdım, efendim İngilizce yazdım : Sarkozy.

Bir kere, Cumhurbaskanı seçildi Sarkozy, hem de net bir farkla seçildi.

Kendilerini Sosyalist olarak nitelendirenlerin, liberal sağ kulvarında koşmaya çabalamalarını fırsat bilip, gerçek acımasız sağın, sağ olduklarını söylemeye utananları yenmesini 'sağladı'.

Yarı başkanlıktan tam başkanlık sistemine

Ve bu seçimle Fransa'da rejim değişti, yarı başkanlık sisteminden tam başkanlık / süper başbakanlık / süper dışişleri bakanlığı sistemine geçildi.

Beşinci Cumhuriyet'te ilk defa Devlet Başkanı, Başbakan gibi davranmaya, Başbakan da müsteşar görevini üstlenmeye başladı.

Çok şaşırtan, ama yeteri kadar tartışılmayan başka bir yenilik de, 'açılım' terimi altında Sarkozy'nin potansiyel muhalefeti darmadağın etmesiyle gerçekleşti.

Makam içgüdülerine karşı koyamayan eski solcular, kırpılıp kırpılıp bakan yapıldılar.

Bernard Kouchner, Jean-Marie Bockel gibi Sosyalistler, Martin Hirsch ve Fadela Amara gibi solcu sivil toplum yöneticileri bunlara birer örnek.

Ortaya ismi konulmamış bir 'Millî Cephe' hükümeti çıktı ki, kim durabilir karşısında?

Dolayısıyla, rahatlıkla söylenebilir, 2007'nin ilk yarısı Sarkozy'nin yüzde yüz iktidara gelmeden önceki faaliyetleri, diğer yarısı, geldikten sonraki faaliyetleri ile geçti.

Sarkozy ve Kaddafi

İktidarının sonsuzlaştığını, popülaritesinin 'Putinleştiğini' gören Sarkozy, herhangi bir etkin tepkiyle karşılaşmadan Fransa'nın geleneksel siyasî değerlerini altüst etmekte.

Önce 'eski' karısını öne çıkararak Bulgar hemşireleri kurtarma bahanesiyle, daha birkaç ay öncesine kadar "canavar" olarak görülen Muammer Kaddafi ile irtibat kurdu.

Yaz aylarında temelleri atılan bu işbirliği sene sonunda meyvelerini verdi. Kaddafi Paris'e geldi, çadırını kurdu, "Sarkozy yalan söylüyor, hiç insan hakları konuşmadık" diyerek Fransa'yı rezil rüsva etti …

Ama 10 milyar Euro'luk sipariş perspektifi, Fransa'dan sert bir resmî tepki gelmesini önledi.

Aynı şekilde seçimin hemen ertesinde, Putin'i tebrik edenlerin başında gelmesi, Amerikan Başkanı Bush ile yakın ilişkiler, gene dış politikanın, 'çağdışı' Fransız insan hakları değerlerine göre değil, anlık maddî çıkarlara göre yürütüldüğü izlenimini veriyor.

Boşuna Napolyon demiyorlar Sarkozy'ye...

Neydi o üç kere tekrarlanan kelime?

Peki ya içeride? Durum pek farklı görünmüyor.

Fransa'nın gurur duyduğu sosyal devlet anlayışı, özellikle kamu hizmetleri, emeklilik komulları, sağlık hizmetleri, eğitim sektörü, yüksek ögrenim, ulaşım…

Birer birer, 'déformé', pardon, 'réformé' ediliyorlar.

Grevler gene var, yürüyüşler, gösteriler... Ama sanki bütün bu hareketlilik, Sarkozy'ye doping oluyor.

Oynuyor sendikalarla bölerek. En ufak muhalefeti yerine giderek bertaraf ediyor bir şövalye edasıyla.

Ekleyin bir de buna Türkiye'nin AB sürecine yapılan inatçı karşıtlığı, göçmenlerin aile birleşiminde yapılabilecek DNA testini olası kılan yeni "göç" yasasını.

Sarkozy'nin 2007'de nasıl Fransa'yı 'Sarkozyleştirdiğini' anlarsınız.

Şimdi aklıma geldi, 2007'de olup da Sarkozy ile ilgisi bulunmayan birşey : Rugby Dünya Kupası'nı düzenledi Fransa, İngiltere ile birlikte.

Ve heyecanla takip edildi maçlar Fransız sporseverler tarafından, okullarda çocuklara rugby öğretildi.

Fransız millî takımı dördüncü oldu. Rugby unutuldu.

2007 Rugby Dünya kupasından akılda kalan tek sey, Fransız Millî Takımı Antrenörü Bernard Laporte'un Sarkozy tarafindan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olarak atanması !

"Omniprésent" diyor Fransızlar...

Her yerde mevcut demek.

Pes etttim, 2007'de Fransa'da Sarkozy oldu!

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik