|
Seçim öncesi suikast | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Lübnan standartlarında, bu cumhurbaşkanlığı seçimleri oldukça sıradandı. En azından şimdiye dek... Çünkü hâlâ daha uzun bir yol var seçim sürecinde ve bir şeylerin ters gitmesi ihtimali de oldukça yüksek.
Ama hiç değilse, seçimler yapılması gereken yerde yapılabildi: Beyrut'taki parlamentoda... Lübnan cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilk tanışmamı unutmam çok zor. Tarih, Mayıs 1976'ydı. İç savaşın ilk safhası tüm hızıyla devam ediyordu. Parlamento binasının olduğu kent merkezi çatışmalarla yerle bir olmuş, felce uğramıştı. Savaş alanı tam o bölgenin içinden geçiyor, Hıristiyanların ağırlıkta olduğu Beyrut'un doğusuyla, Müslümanların yaşadığı batısını birbirinden ayırıyordu. Milletvekilleri, geçici sığınak haline gelen Villa Mansur'da bir araya gelmek zorundaydı. Bir anda bölge havan toplarının saldırısına uğrayıp, etraf toz ve dumana karışınca, dışarıda dolanan biz gazeteciler kendimizi bir duvarın gerisine atmıştık. Burada belli ki bir mesaj verilmeye çalışılıyordu. Ama bu pek bir şey değiştirmemiş olsa gerek ki, Merkez Bankası'nın eski başkanı Elias Sarkis, havan toplarının tüm gürültüsüne karşın cumhurbaşkanı seçilmişti. Kuşatma altında Bundan altı yıl sonra, Sarkis'in artık görevi devretme zamanı gelmişti. Ülkede durum kökten değişmişti. İsrail ülkeyi işgal etmişti, hatta Beyrut'un batısını kuşatma altında tutmaktaydı. Bu kez, seçimler Beyrut'un doğusundaki ordu kışlalarında yapılacaktı. Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan tek isim, genç Hıristiyan milis lideri Beşir Cemayel'di.
Milletvekilleri İsrail'in namlusunun ucunda toplanmış, yeterli sayıyı toplamaya çalışıyordu. Oylama sürerken, dışarıdan silah seslerinin geldiğini anımsıyorum. Beşir Cemayel cumhurbaşkanı seçilmişti nihayetinde. Ama belli ki, bu birilerinin hoşuna gitmemişti. Sadece üç hafta sonra, daha görevi devralmadan, devasa bir patlamayla Falanjist Partisi karargâhı yerler bir oldu, Cemayel burada öldü. Bundan birkaç gün sonra ise, Hıristiyan milisleri Sabra ve Şatila kamplarında yüzlerce Filistinli mülteciyi katletti. Beşir Cemayel'in kendisinden daha uzlaşmacı olan kardeşi Emin, cumhurbaşkanlığı görevine getirildi. Barış anlaşması Ve yıl 1989... Lübnan bölünmüş. İki başbakan var, ancak cumhurbaşkanı yok. Çünkü Emin Cemayel bir yıl önce görevi bırakmak zorunda kalmış ve yerine de başka biri seçilememiş. Arapların baskısı altında Suudi Arabistan'ın Taif kentinde nihayet bir barış anlaşması imzalanmış ve yeniden bir diğer seçimin önü açılmış. Ancak nasıl da tuhaf bir seçim bu... Zira, Beyrut hâlâ güvenli bir yer değil... Seçim ancak milletvekilleri ve gazetecilerin özel uçaklara bindirilerek, ülkenin kuzeyinde ücra bir yere götürülmesiyle yapılıyor. Bu sefer, arka planda şiddet olayları yok. Rene Muavvad cumhurbaşkanlığına seçiliyor. Ama belli ki, bu da birilerinin hoşuna gitmiyor.
Sadece 17 gün sonra, o da Beyrut'ta patlayıcı yüklü bir arabanın infilak etmesi sonucu öldürülüyor. Bunu, iki gün sonra yine sıra dışı bir seçim... Seçimler bu kez, Lübnan'ın doğusunda, Suriye sınırındaki bir kasabada, geniş güvenlik önlemleri altında tutulan bir otelde yapılıyor. Elias Hrawi'nin cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle, böylece Lübnan'ın sessizce Suriye eksenine kaydığı on yıllık bir süreç başlıyor. Son dönemdeki tek normal seçimler 1998 yılında gerçekleşti Lübnan'da... Suriye yanlısı Emil Lahud, neredeyse oybirliğiyle göreve seçildi. Suriye, uluslararası baskı altında ve Lübnan'ın eski başbakanı Refik Hariri'nin öldürülmesi ardından ülkede oluşan tepkiler nedeniyle 2005 yılında buradaki birliklerini geri çekmek zorunda kalmıştı. Ancak Suriye'nin ülkedeki gücü ve etkisi hâlâ yadsınamaz. Suriye, İran ve Lübnan'daki Hizbullah ve buna benzer örgütlerle büyük etkiye sahip. Ve bunun sonucunda da, siyasi süreç tıkanmış durumda. Kargaşa ve gerilim Salı günkü oturum öncesinde, parlamento neredeyse bir yıldır toplanmamıştı. Hükümet binası Hizbullah çadırlarıyla kuşatıldığı için, Başbakan ofisine arka kapıdan girmek zorunda kalıyordu. Siyasi çıkmaz, Suriye destekli cumhurbaşkanının Kasım ayında görev süresi dolmasının ardından yerine kimin geçeceğini belirlemeye odaklanmış durumda şimdi. Batı yanlısı, Suriye karşıtı hükümet ile Suriye ve İran destekli muhalefet arasındaki uçurum giderek derinleşiyor. Hükümet ve muhalefeti destekleyen dış güçler ise bölgeyi özellikle de Amerika ve İran arasında daha da kötü günlerin geleceği korkusuyla gerilim ve kargaşanın eşiğinde tutuyor. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerde burada her şeyin olması mümkün... Diyalog ve anlaşma da, bölünme ve savaş da olası... Eğer Lübnanlılar gerçekten şanslıysa, bu kez normal bir seçim görebilirler. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||