BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 27 Temmuz, 2007 - TSİ 16:48
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Lübnan'da savaşın yıldönümü

Geçen yıl bu zamanlarda Lübnan, İsrail savaş uçakları tarafından bombalanıyordu.

Lübnan'da İsrail izleri

34 gün süren ve çoğu sivil 1200 kişinin ölümüne yol açan savaş 14 Ağustos'ta varılan ateşkesle sona erdi.

Savaşı izleyen günler de ülkeye huzur getirmedi: Aralık ayında Hizbullah hükümetten çekildi ve istifa çağrıları yapmaya başladı.

Öyle ki kimi Lübnanlılar, savaş günlerini bile arar oldular.

Lübnan'da yaz yine iptal edildi.

Yanlış anlamayın; hava sıcak, nemli. Plaj mevsimi başladı.

Ama Beyrut'un merkezinde in cin top oynuyor. Turistler gelmiyor.

Yazları genelde ülkelerine dönen yurtdışındaki Lübnanlılar bile bu yaz kuşkulu.

Güneydoğu Asya'da yaşayan eski sınıf arkadaşım Jenny, bana ikide bir Ağustos'ta çocuklarını getirse güvenli olur mu diye soruyor.

Geçen yaz 34 günlük savaş başladığında buradaydı; sonuna kadar da ayrılamadı.

Çatışmalar sırasında halk İsrail saldırıları karşısında en azından görünürde birleşmişti.

Ancak özel sohbetlerimizde bazı arkadaşlar, hatta bazı siyasiler "İsrail Hizbullah'ı yok etmeyi başarırsa, hiç olmazsa bu savaşın bir faydası olmuş olur" diyordu.

Ülkedeki bölünmelerin derinliğini gösteren bir tavırdı; çatışmalar biter bitmez yeniden boy gösteren bölünmeleri...

Suriye ve İran'ın desteklediği Hizbullah, şimdi Başbakan Fuad Sinyora'nın Batı yanlısı hükümetine muhalefetin başını çekiyor.

Hizbullah, Sinyora'yı geçen yazki savaşı durdurmak için yeterince çaba göstermemekle, hatta İsrail'in tarafını tutmakla suçluyor.

Mecliste çoğunluğa sahip olan Sinyora iddiaları reddediyor. Ancak taraflar arasındaki güven uçurumu giderek büyüyor.

Militanların destekçileri

Geçen yazdan beri iki önde gelen Suriye karşıtı siyasi suikaste uğradı; ticari bölgelerde dört bomba patladı; Güney Lübnan'daki BM barış gücü askerleri ilk kez saldırıya uğradı.

Mayıs sonundan beri de ordu Kuzey Lübnan'daki bir Filistin mülteci kampında barınan militanlarla çatışıyor.

Bu militanların ilhamlarını el Kaide'den aldıkları söyleniyor ama bazıları da Suriye tarafından desteklendiklerini öne sürüyor.

Bir dostum Lübnan'ı köstebek dolu bir bahçeye benzetiyor. Kimse bir sonraki sıkıntının nereden, ne zaman çıkıvereceğini bilmiyor.

Bunun da bir bedeli var tabii. Beyrut'taki büromuza her gün otellerin müşteri temsilcileri geliyor.

Gelip giden misafirimiz olup olmadığını sorup, hemen her gün fiyat kırıyorlar.

Bir lokanta sahibi olan Velid geçen sene savaş zamanında bile işlerin daha iyi gittiğinden yakınıyor.

Beyrut'ta yaşamak

İnsanlar artık bombalardan öyle korkuyor ki, fazla dışarı çıkmıyorlar. Tabii burası Beyrut olduğundan, bu kaygıları gidermenin de bir yolu bulunuyor.

Çatı-barlar tıkabasa dolu. Kalabalık semtlerden uzaktaki binalarda yer alan bu barların etrafında geniş güvenlik önlemleri var. Barlar da giriş yerine çatı katında olunca, insanlar kendilerini bir nebze güvende hissediyor.

Bodrum katında bir barı olan Ahmed'in de işleri iyi gidiyor. Sloganı: "Bize yeraltında katılın, güvende olun."

Bir akşam dışarı çıkmayı reddeden arkadaşlarımın evinde yediğim akşam yemeğinden arabamla eve dönerken, sokakların ne kadar boş olduğunu fark ettim.

Neredeyse her kilometre başında bir askeri kontrol noktası vardı.

Güvenlik önlemleri

Binaları korumak için kentin orasına burasına dikilen beton bariyerler yüzünden büyükelçiliklerin, hükümet binalarının ya da ünlü siyasilerin evlerinin önünden geçemez olmuştuk. Beyrut bana Bağdat'ı hatırlatıyordu.

BBC'nin kentteki ofisine girmenin de bir kaleye girmekten farkı kalmadı.

Geçen Mayıs'ta büronun açılışını yaptığımızda Beyrut cıvıl cıvıldı.

Ben de yazları yapılan Baalbek ve Beyteddin festivallerinde uluslararası ün yapmış sanatçıları dinleyeceğiz diye seviniyordum.

BBC'nin buradaki bürosunun açılmasını bazıları iyiye yordu: Ülkenin yeniden yatırım yapmaya değer hale geldiğinin işareti olarak görüldü.

Ama bazıları da kötü günlerin habercisi olduğumuzu, bu yüzden ekibi genişlettiğimizi düşünüp kaygılandı.

Ne yazık ki onlar haklı çıktı.

Şimdi aradan bir yıl geçti ve Beyrut'un merkezinde Hizbullah'ın Aralık ayında hükümetin istifası talebiyle kurduğu çadır var.

Bütün bölge dikenli telle çevrilmiş durumda. Giriş-çıkışındaki kontrol noktalarında Hizbullah'ın adamları nöbet bekliyor.

Örgütün siyah giysili güvenlik elemanları sokaklarda. Binaların kapısındaysa asker ve polisler var.

Lübnan'da işlerin iyiye gideceğine dair bir işaret yok henüz. Ama insanlar iyimser kalmaya çalışıyor.

Büyük festivaller Temmuz programlarını yine iptal etti.

Fakat Baalbek Festivali'nin düzenleyicileri bana en azından Ağustos'taki konserleri yapabilmeyi umduklarını söyledi.

Konserlerden biri, uluslararası pop çevrelerinin gözdesi Mika.

Hayranları, aslında Lübnan doğumlu olan Mika'nın ülkede vereceği ilk konseri heyecanla bekliyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik