BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 09 Şubat, 2007 - TSİ 18:13
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
İtalya futbolu dönüm noktasında

Geç kalmıştık. Elimizde biletler, Olimpiyat Stadı'na doğru koşuyorduk.

Bir Roma Lazio karşılaşması
Roma ve Lazio arasında ezeli bir rekabet var

Her zaman çetin rekabetlerle geçen Roma'daki bir derbi maçına gidiyorduk.

Tiber Nehri'ni kendimizi kurtarabilmek umuduyla nefesimiz kesilerek geçtik, ama bir anda kısılıp kaldık.

Gidecek hiçbir yer yoktu.

Arkamızda Lazio taraftarları vardı. Yüzlercesi...

Önümüzde ise askeri düzen içindeki "carabinieri", yani İtalyan jandarması.

Coplarını plastik kalkanlarına vura vura bekliyorlardı.

Az sonra başlarımızın üzerinden bombalar yağmaya başladı.

Molotof kokteylleri havada uçuşuyor, yoğun duman arkamızdaki taraftarların çığlıklarına karışıyordu.

Onlar için düşman, rakip takımın taraftarları değildi; hedef polisti.

Geçtiğimiz hafta Catania'da olanlar, akıllara 1970'lerin İngiltere'sinde oynanan futbol maçlarını getirdi.

Polise saldıran taraftarlar, ateşe verilen arabalar, birbirlerini tekmeleyen, yumruklayan taraftarlar...

38 yaşındaki polis memuru Filippo Raciti'nin ölümü, İtalyan yetkililerinin sorunun ciddiyetini bir türlü anlayamamalarının tahmin edilebilir sonucuydu bize göre.

Sanki şöyle düşünülüyordu: Takımlar Milan ve Juventus gibi sahada başarılı olduğu sürece, o zaman sorun ne ki?

Bu düşünce İtalyan futbol liginin başkanı olan ve futbol klüplerinin mali çıkarlarını temsil eden Antonio Matarresse tarafından özetlendi.

Bize, ölüm olaylarının "sadece büyük futbol hareketinin bir parçası" olduğunu anlatmaya çalıştı.

"Bu İtalya'nın en önemli sektörlerinden biri ve böyle olmayı sürdürmeli." dedi. "Gösteri devam etmeli."

Ve öyle de oluyor. Her ne kadar Ascoli, Verona, Bergamo, Udinese ve Catania kapalı kapılar ardında oynasa da...

Bir yıl kadar önce bütün stadlarda güvenlik önlemlerini arttırmaya karar vermişlerdi - ama bu asla yapılmadı.

Şimdi hükümet artık derin uykusundan uyanmaya başlıyor gibi görünüyor.

İçişleri Bakanı gerekli normlara uymayan stadların kapanacağını söylüyor. Daha çok sayıda kapalı devre kameralar, güvenlik görevlileri yerleştirilecek, stad girişlerinde daha sıkı aramalar yapılacak.

Aslında bu kontrollerin bazıları yapılıyor zaten: şemsiyeler, şişeler, hatta bozuk paralar polis tarafından stad girişinde toplanıyor.

Peki ama nasıl oluyor da her maça gittiğimde meşaleler yakan, maytaplar atan ve hakaret dolu pankartlar sallayan taraftarlar görüyorum o zaman?

Bundan birkaç yıl önce, polisin önlemlerinin yetersiz kaldığına çarpıcı bir örnek olarak, Milan'ın San Siro stadında bir motorsiklet üst sıralara doğru sürülmüş, oradan da rakip takımın taraftarları üzerine atılmıştı.

Gerçek şu ki, bazı stadlara giriş çıkışları denetleyenler polis değil "ultralar" olarak bilinen fanatik taraftarlar...

Buna klüpler de hoşgörüyle yaklaşıyor, çünkü takımlarının onların desteğine ihtiyacı var.

Ultralar maçlara bedava bilet alıyor, deplasmanda oynanan maçlara gitmeleri için seyahat indirimlerinden yararlanıyor, hatta bazıları işi ticarete bile dökmüş durumda.

Catania'daki cinayetle sonuçlanan çatışmalar Başbakan Romano Prodi tarafından bir gerilla savaşı olarak nitelendirildi.

Ama İtalya'da futbol şiddeti kimilerine göre siyasi...

Livorno örneğin komünist bir klüp olarak biliniyor.

Taraftarları maçlara takımın atkılarıyla gelmiyor. Her yerlerine, pankartlara, t-shirtlerine Che Guevara çıkartmaları yapıştırarak gidiyorlar maça.

Livorno taraftarları sağ kanat Lazio'yla yapılacak bir karşılaşma için deplasmana gittiğinde, maç öncesi yapılan tezahüratlar takımla ya da skorla değil; devrimler ya da diktatörlerle alakalı oluyor.

Geçtiğimiz sezon, Lazio'nun kale arkasındaki ucuz koltuklarda oturan fanatik taraftarlar, üzerinde faşist semboller olan bayraklar, gamalı haçlı Nazi bayrakları açtılar.

Sahada da Paolo DiCanio vardı. Kolu faşist selamı vermek üzere havaya kalkmış halde.

İki yıl önce polis, İtalyan futbolunda siyasetle ilgili bir araştırma yapmıştı burada.

128 profesyonel klüpten 42'sinin derin siyasi eğilimleri bulunduğu; 27'sinin faşist, 15'inin komunist olduğu belirtilmişti.

Ve bu klüplerin çoğu Seri A'da, yani birinci ligde.

Oyuncuların bağlı olduğu birliğin başkanı Sergio Campana, bu yılın İtalyan futbolu için korkunç olduğunu kabul ediyor.

Ona göre, şiddet olayları ve öncesinde zirvedeki bazı klüplerin isimlerinin karıştığı şike skandalları, İtalya'nın Dünya Kupası zaferinin etkisini silmiş durumda.

"Sorunlarla yüzleşme zamanı geldi. Spora tüm yaklaşımımızı değiştirebilmemiz için futbol bir yıl durmalı." diyor.

Geçtiğimiz Pazar günü maçların durdurulmasının büyük klüplere maliyeti ağır oldu ve kimse bu hafta maçların başlamasına izin verilmesine şaşırmış değil.

İtalyan futbolunda hayran kalınacak çok şey var. Taraftarların tutkusu, oyuncuların kalitesi...

Bu, futbolla ilgilenen herkes için üzücü bir hafta oldu.

Ama birçok kişi, İngiltere'de Hillsborough, Belçika'da Heysel ve diğer trajedilerin ardından olduğu gibi, Catania'daki şiddetin de bir dönüm noktası yaratmasını umuyor.

Ve bu sefer fırsatın kaçırılmamasını...

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik