BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Ocak, 2007 - TSİ 14:26
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'Beyaz Saray'a siyah başkan'

Barak Obama’yı televizyonda ne zaman görsem, bana nedense Erdal İnönü’yü çağrıştırıyor.

Barack Obama
Obama Demokrat Parti'nin yükselen yıldızı

Akıllı, sempatik ve güleryüzlü olmasından değil sadece.

Sanki fizik olarak da benziyorlar.

Bence tek farkları Obama’nın İnönü’nün tam aksine siyasette çok hırslı olması.

O kadar ki, şimdi, dünyada tek başına kaldığına yaygın şekilde inanılan süper devlet Amerika Birleşik Devletleri’nin zirvesine göz dikti.

2008 yılında yapılacak başkanlık seçimine adaylığını açıkladı.

Başkan adayının fiziki özellikleri, adaylığının da en hassas yönü.

Ama Amerikalılar benim gibi uzuvlarının ebatını değil, sadece ve sadece cildinin rengini görüyor.

Obama siyah Amerikalılardan.

Köleciliğin son yasal kalıntılarını daha geçtiğimiz yüzyılda aşmayı başaran Amerika Birleşik Devletleri, siyah bir Başkan’a hazır mı?

Soru bu.

Obama’nın adaylığı, ülkede siyah-beyaz ilişkisinin, ayrımcılığın ve eşitliğin tekrar heyecanla tartışılmaya başlandığı bir döneme denk geldi.

Televizyonlarda, gazetelerde yapılan tartışmalar, bu konuda gelinen noktanın çelişkilerle dolu olduğunu gösteriyor.

Bir yandan, siyah Amerikalıların artık hemen hemen her alanda resmi kurumlara ya da eğitim kurumlarına girme olanaklarının beyazlarla eşitlendiği kanısıyla, bunu sağlamak için 1961 yılında dönemin Başkanı John F. Kennedy tarafından başlatılan bir programın gereksiz hale geldiği öne sürülüyor ve yer yer bu önlemlere son veriliyor.

Siyahlar da kendi arasında ayrımcı

Diğer yandan, siyahların hala ayrımcılığa tabi tutulduğunun örnekleri medyaya yansıyor.

Polis, cilt rengi siyah olan şüphelilere karşı daha büyük şiddet uyguluyor; kentlerde siyahlarla beyazların yaşamı paralel dünyalarda ayrı ayrı sürüyor; siyahların -özellikle de genç erkeklerin- iş bulma olasılığı sıfıra yakın seyrediyor.

Üstelik siyahlar kendi aralarında da ayrımcı davranıyor.

Birgün Washington’da bindiğim taksinin Kenyalı şöförü bana, siyah Amerikalıların hepsinin tembel ve cahil olduğunu anlatıyordu.

Eşimin yabancı bir kentte arabasına yakıt almak için benzinci ararken danıştığı bir siyah Amerikalı ise, onun sarı saçlarına bakıp, “bir daha bu kadar çok siyahın olduğu bir yerde sakın arabadan inmeyin, bunlar herşeyi yapar insana” diyor.

Televizyonda yapılan bir tartışmada bir beyaz ile bir siyah, beyaz konuşmacı Virginia eyaletinin eskiden varolan kölecilik uygulaması nedeniyle siyahlardan özür dilemesi gerekmediğini savunduğu için kapışıyor.

Öldürülen beyaz eşinin katil sanığı olarak uzun süre yargılandıktan sonra delil yetersizliğinden aklanan siyah Amerikalı O. J. Simpson’ın, “eğer ben öldürmüş olsaydım, bunu nasıl yapardım” içerikli bir kitap yazması, bu dava çerçevesinde siyah-beyaz kavgasını yeniden kışkırtıyor.

Ama galiba en gerçekçi değerlendirmeyi, “Amerika siyah bir Başkan’a hazır mı?” sorusuna yanıt vermesi istenen beyaz bir siyaset bilimcisi yapıyor:

“Amerikalılar artık bu saçma sapan tartışmayı aştı sanırım. Obama’nın diğer tüm adaylardan hiçbir farkı yok” diyor beyaz ciltli bilim adamı.

Yani eğer Obama önce, siyahlar gibi uzun yıllar ülkede eşitlik mücadelesi vermek zorunda kalmış bir gruptan, kadınlardan destek bulan ilk rakibi Hillary Clinton’ı aşarak partisinin adayı olabilir, ardından da Irak Savaşı nedeniyle iyice yıpranmış Cumhuriyetçi adayı yenebilirse, 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri önemli bir demokrasi sınavı daha vermiş olacak.

Her halukarda Barak Obama, bunu başarma olasılığı çok yüksek bir aday kabul ediliyor.

Bazılarına göre, ondan sonraki adım Latin Amerika kökenli bir göçmenin başkanlığı.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik