BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 02 Ocak, 2007 - TSİ 14:40
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'Yarını geç, bugün ne olacak?'

Kudüs'ün ana caddelerinden en bilineni, turistlerin ve yerel halkın mekanı Yaffo bu yıl ışıl ışıldı.

Kudüs'te eski kent
Kudüs'te Mescidi Aksa ve Ağlama Duvarı'nın bulunduğu eski kent

Binlerce lamba kullanılarak üzerinde adeta ışıktan bir şal örüldü.

Yeni yıla, geçtiğimiz yıllardan farklı bir şekilde hazırlandı.

Yaffo üzerinde bir çok kafe var.

Ayaküstü falafel ve bir çeşit döner olan şwarma yiyebileceğiniz küçük dükkanlar, mağazalar da...

Arap ve Yahudiler'in bir arada satış yaptıkları, meyve sebzeden tutun, her türlü ihtiyaç maddesinin bulunduğu açık pazaryeri var: Mehane Yehuda, birçok kez intihar eylemlerine sahne olmuş.

Hatta Yaffo için 'şehrin en tehlikeli bir kaç caddesinden biri' denir. Ve hiçbir caddede olmadığı kadar da güvenlik sıkıdır.

Ortasındaki meydanda polis ve asker hiç eksik olmaz.

Pazara da öyle elinizi kolunuzu sallayarak giremezsiniz. Çantalarınıza, paketlerinize mutlaka bakılır, üstünüz aranır.

Ancak Kudüs’ün etrafına inşa edilen duvarlar etkili oldu ki, bombalamalar, intihar eylemleri yok denecek kadar azaldı.

Böyle olunca da Yaffo, son bir kaç yıldır ilk kez olmak üzere, bu yıl ışıklarla donatıldı.

Turistler, Hıristiyanlar Noel öncesinden başlayarak Kudüs'teydi.

Eski kentin sokakları, İsa peygamberin çektiği acıları paylaşmak isteyen her milletten Hıristiyan hacılarla doldu.

Her bir grup, önlerinde rehberleri, Hüzün veya Çile yolu da denen Via Dolorosa'dan başlıyor; antikacıların, hediyelik eşya dükkanlarının önünden kendilerini içeri çekmek isteyen satıcıları maharetle atlatıp, dar sokaklarda turluyor.

Bazısı sırtlarında taşıdıkları ağır tahta çarmıhı, bir diğerine devrederek, mimari yapısıyla görenleri hayran bırakan Kayama Kilisesi'ne doğru yol alıyorlar.

‘Noel baba bu yıl gelemez’

İsrail Noel'i Nasıra'da, Filistin Beytüllahim'de kutladı.

Dindar Hamas iktidarının ilk Noel'iydi bu.

Ve Beytüllahim'e kentin süslenmesi için 50 bin dolar sözü verilmişti.

Beytüllahim'de Filistinli Hıristiyan aile
Beytüllahim'deki Filistinli Hıristiyan aileler bu yıl yürüyüş yapamadı.

Kutlamalar bitti, paradan ses çıkmadı.

Gazze'deki bir kaç bin kişilik Filistinli Hıristiyan azınlık içinse yeni yılın geldiğini hissetmek mümkün olmadı.

El Fetih ile Hamas arasındaki gerilimin sokağa yansıması, ateşkese rağmen süren şiddetli çatışmalar ne yürüyüş düzenletti, ne de ayin.

Gazze'deki Katoliklerin lideri, durumu acı bir şekilde şöyle dile getirdi: "Çocuklar bana diyor ki, burası çok tehlikeli, bu yıl Noel Baba gelmeyecek."

Aslında İsrail'de de Miladi takvime göre yılbaşı kutlanmıyor.

Yılbaşı yaklaşık üç ay kadar önceydi. 22 Eylül'de...

Roş Haşana diye anılıyor yeni yıl başlangıcı. İbrani takvimine göre 5767'nci yıla girildi.

Bir önceki yılını savaş ve ardından ateşkesle kapatmıştı ülke.

Hala da savaşın iç hesaplaşmasıyla meşgul.

Güney Lübnan'da 33 gün süren savaş sürecinde yaşananlar, ordunun eksiklikleri, verilen 156 kayıp, sonuçta hala Hizbullah'ın tehlike olarak varlığı, halkta ve yedek ya da muvazzaf olsun askerlerin çoğunda hayal kırıklığı yarattı.

Başbakan Ehud Olmert başta olmak üzere siyasi ve askeri liderlere güven bunalımı var.

Ariel Şaron'un geçirdiği felç ve ardından girdiği komanın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, “Şaron olsaydı, bunların hiçbiri yaşanmazdı” diyenlerin sayısı bir hayli fazla...

Savaşla ilgili suçlamalar, sadece cephe ve cephe gerisinde yaşananlarla sınırlı kalmadı.

İstihbarat da bundan payını aldı elbette.

360 kilometrekarelik alanda, dört bir yandan sıkıştırılmış Filistinli silahlı gruplarla, Hizbullah'ı aynı kefede değerlendirmekle suçlandılar.

İsrailli yetkililerin, Hizbullah'ın silah gücünü pek hesap edemedikleri de en yetkili ağızlardan itiraf olundu.

Genelkurmay Başkanı Dan Halutz "Hizbullah'ın bu kadar silahı olduğunu bilmiyor muydunuz" sorusuna öyle bir cevap verdi ki, yılın gafları arasında yer aldı: "İstihbarat bildiğini biliyor; bilmediğini bilmiyor."

Nükleer gaflar

Yılın gafı mıydı, dil sürçmesi miydi; yoksa İran için bilinçli bir "Kizim sana söylüyorum" mesajı mı?

Henüz cevabı yok.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, "İran da İsrail gibi nükleer silah sahibi olmak istiyor" sözleriyle ülkesinin nükleer silah sahibi olduğunu ifşa ediverdi.

Gerçi bu bir sır değil pek çoklarınca. Ama öyle dokunulmazlığı olan bir alan ki İsrail'de, ne var deniliyor ne de yok.

Şimdiye kadar var diyen, Olmert'ten önce tek kişi çıkmıştı: Mordehay Vanunu.

O da bunu söylemenin ceremesini ağır bir şekilde ödedi: 18 yıl hapis yattı, 2 yıl önce serbest kaldı.

Hala kişisel bazı haklarından mahrum, yasaklı...

Geçen Noel öncesi bir Hıristiyan ismi aldığı, adını John Carson olarak değiştirdiği söylendi.

Ama sıfatı değişmedi: O hala ‘nükleer casus’ olarak anılıyor.

Cinsel taciz skandalı

Nükleer sırrın açığa vurulması değil belki ama, asıl Cumhurbaşkanı Moşe Katsav'la ilgili sırların ortalığa saçılması, İsrail kamuoyunu meşgul etti aylarca...

Kendilerine cinsel tacizde bulunduğunu öne süren bayanların sayısı birken iki oldu, ikiyken yedi.

Katsav belki çoğu ülkede görülmeyecek biçimde sorguya çekildi polislerce...

Hakkındaki dosya bekleniyor şimdi. Suçlamalar yargıç önüne kadar götürürse onu, bu Katsav'ın da görevinin, süresi dolmadan sonu olacak.

Moşe Katsav
Cumhurbaşkanı Katsav 2007'de koltuğundan ayrılmak zorunda kalabilir.

Yalnız Katsav mıydı cinsel taciz iddialarının muhatabı...

Yeni hükümetin Adalet Bakanı Haim Ramon da bir kadın askeri taciz ettiği duyulunca, görevinin ilk günlerinde istifa etmek zorunda kalmıştı.

Ramon halen mahkeme önünde, yaptığının cinsel taciz değil, 2-3 dakikalık masumane bir öpücük olduğunu ispat etmeye uğraşıyor.

Ne Katsav, ne Ramon; asıl bir başka tacizci İsrailli bayanlara korkulu günler yaşattı.

Benny Sela bir tecavüz suçlusu. 14 ayrı cinsel taciz suçundan, İsrail tarihinde bugüne dek bu tür suçlara verilen en yüksek cezaya çarptırılmış: 35 yıl.

Ve 2000 yılında da hapse girmiş.

Hal böyle iken polisin elinden kaçışını örgütleyiş biçimi; zekası konusunda tam puan aldırdı.

Hem cezaevi yönetimini Şabat'ta resmi tatilin uygulandığı ülkede “Bugün mahkemem var” diye kandırdı; hem de getirildiği mahkeme bahçesinde, onca polisin arasından boyunu aşan beton duvarları, kelepçeli elleriyle aşıp kayıplara karıştı.

Ülke tarihinin en büyük insan avı da böyle başladı İsrail'de...

Sela'nın kaçtığı Tel Aviv'de polis adeta bir zincir oluşturdu.

Parklar, ara sokaklar, her yer didik didik arandı.

Polis yetkilileri, kadınlara da Sela ile karşılaşmaları durumunda kendilerini nasıl koruyabileceklerini anlattı.

Tel Aviv'in ana caddeleri, otobüs durakları, ışıklı Sela posterleriyle donandı.

Bunlar Sela'yı yakalamaya yetmeyince, yakın kasabalar, iller çembere alındı, Doğu Kudüs'teki otellere bile haberler salındı.

Medya günlerce Sela'yi bulamayan polisi alaya aldı; çizerler Emniyet Müdürü Moşe Karadi'yi, polis şeflerini toplamış "Arkadaşlar artık çare yok; Benny Sela'yı Google'dan arayacağız" sözleriyle karikatürize etti.

15 gün sonra bir vukuatı olmadan Sela kuzeyde yakalandı da, herkes rahat bir nefes aldı.

Eli kolu bağlı

Ama Orta Doğu'nun bu sıcak bölgesi rahat bir nefes alabilir mi?

Adı İsrail'le birlikte anılan Filistin'de seçimden çıkan Hamas iktidarına ekonomi silahı, hiç kuşkusuz füzelerden daha etkili.

Kıskaç altındaki Hamas iktidarının eli kolu bağlandı.

Maaşları ödeyemeyen hükümetin, kendi militanlarından yeni ordu kurmak gibi radikal kararları ise İsrail ve dünyayı olduğu kadar rakibi, güvenlik birimlerinin adresi El Fetih'i de ayağa kaldırdı.

Kısa bir süre öncesine kadar bu bunalımdan çıkmanın adresi, kurulmasına çalışılan ulusal birlik hükümetiydi. Sonuçsuz kaldı.

Protesto gösterileri, gösterilerin iç çatışmaya dönüşmesi derken, hükümetin Başbakanı İsmail Haniye ve Devlet Başkanı Mahmud Abbas uzlaşacağı yerde, Abbas ile İsrail Başbakanı Ehud Olmert masaya oturdu...

Bu da yılın son sürpriziydi.

2007 ne getirebilir? Geleceğe ilişkin tahmin yapmak bu topraklar söz konusu olunca biraz zor.

Ama bir Yahudi deyişinden, Yahudiler'in tarihindeki o alaycı karamsarlığı dile getiren satırlar belki daha iyi bir cevap olabilir: “Yarından geçtim, bugün ne olacağını bilen var mı ki?”

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik