BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Aralık, 2006 - TSİ 23:22
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Hollanda eski huzuru arıyor

Hoşgörü, karşılıklı saygı, ifade özgürlüğü, diyalog, anlayış…

Hollanda Kraliçesi Beatrix
Kraliçe'nin Noel konşmasında 'hoşgörü ve anlayış' öne çıktı

Kraliçe Beatrix'in, bu yılki Noel konuşmasında sıkça kullandığı sözcüklerdi bunlar.

Kraliçe'nin bu kavramlara vurgu yapması boşuna değildi.

Hollandalılara bir zamanlar çok doğal gelirdi bu özellikler.

Oysa şimdi bir çoğu kaygılı, kaybolan huzuru özlüyor.

2006 yılının muhasebesini yapanlar, topluma egemen olan sertliğin, bireylerin bencilleşmesinin, içleri saran korkuların nedenlerini araştırıyor.

Sık sık, 11 Eylül saldırısı, Pim Fortuyn ve Theo van Gogh cinayetleri, göçmenlerin uyum sorunu, terör tehdidi, küreselleşme, Avrupa Birliği genişlemesi ve daralan alım gücünden söz ediliyor.

2006 yılını düşünürken son dört yılın olaylarını anımsıyorum: Müslümanları ülkeye tehdit gören politikacı Fortuyn'ın öldürüldüğü günün gecesi, "Katiller!" diye bağıran öfkeli kalabalığın başbakanlık konutunu sarışı, göçmenlere yumuşak yaklaşanlara gönderilen mermili tehdit mektupları, bu yüzden siyaset sahnesinden çekilen sol politikacılar geliyor aklıma.

Film yönetmeni Theo van Gogh'un, 2004 Kasım'ında Fas asıllı Muhammed Bouyeri tarafından katledilmesinin ardından, Göçmenlik ve Uyum Bakanı Rita Verdonk'un sözleri yankılanıyor kulağımda: "Yetti artık. Buraya kadar. Bundan ötesine izin vermeyeceğiz!"

Ve cinayetin ardından gelen cami kundaklamalarını, Faslı ve Türklere yönelen saldırıları, Somali kökenli milletvekili Ayaan Hirsi Ali ve safdaşlarının, "Müslümanlar geridir" türünden söylemlerini, ilan edilen terör uyarılarını düşünüyorum.

Hollanda 2006 yılı boyunca, bu çalkantılı dönemin getirdiği kutuplaşma ve gerginliği aşmanın yollarını aradı. Henüz çözüm bulunmadıysa da, birlikte yaşamayı öğrenmenin gerekli olduğu, giderek daha fazla kabul görüyor.

Siyasi açıdan ise taşlar henüz yerine oturmuş değil.

Başbakan Jan Peter Balkenende
Yaz tatili öncesinde hükümet krizi patlak verdi

Mart ayındaki yerel seçimlerde sol partilerin kazandığı zafer, göçmenlere karşı fazla ileri gidildiği görüşündeki Hollandalıları ve göçmenleri sevindirdi.

Sokakta Hollandaca dışında bir dil konuşulmamasını isteyen Fortuyn'cı partiler, yerel meclislerden silindi.

Yaz tatili öncesinde hükümet krizi patlak verdi.

Balkenende koalisyonunun Liberal partili bakanı Verdonk'un, partisinin milletvekili Ayaan Hirsi Ali'nin iltica başvurusunda yalan ifade verdiği gerekçesiyle, Hollanda vatandaşlığını iptal etmesi, siyasi çalkantıya yol açtı.

Koalisyonun küçük ortağı merkezci D66 partisi, Verdonk istifa etmediği için hükümetten çekildi, erken seçim ilan edildi.

Ayaan Hirsi Ali , Hollanda'yı terk edip, Washington'a taşındı.

Kasımda yapılan erken genel seçimler öncesinde dış politika ve Avrupa Birliği'nden hiç söz edilmemesi, Hollanda'nın içine kapanıklığının sürdüğü yorumlarına yol açtı.

Bu arada Dışişleri Bakanı Ben Bot da, aykırı görüşlere hoşgörü eksikliğinden nasibini aldı.

Bakanın "Irak'ın işgal edilmesi belki de hataydı" şeklindeki sözleri, kendi Hıristiyan Demokrat Partisi dahil, sağın şiddetli tepkisine yol açtı.

Bot ertesi gün sözlerinin yanlış anlaşıldığını açıklamak zorunda kaldı.

Amerika, Irak'a müdahalenin yerindeliğini tartışırken, Hollanda hükümetinin bu tutumu solun eleştirilerine hedef oldu.

Seçimlere Ermeni meselesi de damgasını vurdu.

Bir seçim merkezi
Seçimlere Ermeni meselesi de damgasını vurdu

Hıristiyan Demokrat partinin iki, Sosyal Demokrat partinin bir Türk asıllı adayını, olayları 'soykırım' olarak görmedikleri için listelerinden çıkartmaları, Türk toplumunun geniş kesimlerinden tepki gördü.

Hollandalı Türk seçmenler, bu dayatmayı reddeden D66 partisinin adayı Fatma Koşer Kaya'yı, 35 bin tercihli oyla meclise soktu.

Bu arada İşçi Partisi lideri Wouter Bos "Soykırım tanımlamasını gelişigüzel kullanıyoruz" diyerek geri adim atti.

Aynı günlerde Srebrenitsa'da binlerce Müslümanı koruma görevini yerine getiremeyen, onları katleden Sırp General Mladiç'le el sıkışıp kadeh kaldıran Yarbay Karremans komutasındaki Dutchbat askeri birliğine liyakat nişanı verilmesi, cılız da olsa tepki gördü.

Sosyalist Parti'nin kesin zaferiyle sonuçlanan seçimler, sert göç politikalarını savunan, varlıklıların çıkarlarını gözeten Liberal VVD'yi oldukça zayıflattı.

Ancak Hıristiyan Demokrat CDA, en büyük parti konumunu korudu.

Ne sağda, ne de solda yeterli çoğunluğun olmaması, istikrarlı bir koalisyon kurmanın zor olacağını gösterdi.

2006 yılında ilginç başka bir gelişme de, yıllardır göçmen akınından endişe duyan Hollanda'nın, üç yıldır göç vermeye başladığı, nüfus artışının, 1900 yılından bu yana en düşük düzeye indiği…

Ve ülkeyi terk edenler arasında, geleceğini Türkiye'de gören yüksek eğitimli Türklerin önemli yer tuttuğu oldu…

Bakalım Hollanda, özlediği huzuru 2007 yılında bulacak mı?

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik