|
'Chavez' ve 'Revolucion' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Adı Kleiderman Jesus. Kucağıma oturtuyorlar. Daha 9 aylık bir bebek. Bacakları boğum boğum, tam sıkıştırmalık.
Baba Gilberto ve anne Erika karşımda oturuyorlar. Gözlerinde büyük bir mutluluk okunuyor ve büyük bir yorgunluk. Perdelerle üç bölmeye ayırdıkları bu gecekondu evinde irili ufaklı beş çocukları daha var. "Kleiderman, el pianista?" diye soruyorum. "Piyanist olan Kleiderman mı?" Çocukken bizim evde bulunan Kleiderman plağının kapağı aklıma geliyor. Beyaz takım elbisesiyle batan güneşe karşı piyanosunun başına oturmuş sarışın bir adam. Bu evle daha büyük bir tezat oluşturamaz. Benim espri olsun diye sorduğum bu soruya Erika gayet ciddi "Si" diyor, evet. "Le adoro", onun müziğine hayranım. Erika altıncı ve sonuncu olmasını istediği oğluna Kleiderman´in adını koymuş. Baba Gilberto, İsa Peygamberin adının da eklenmesi kaydıyla ses çıkarmamış. Kleiderman Jesus kucağımda hiç mızmızlanmadan babasına gülücükler dağıtıyor. Karakas'ın El Valle bölgesinde Santa Evidige mahallesindeki bu bebeğin adı gibi, şu sıralarda buralarda sanki herşey mümkün. En azından Gilberto ve Erika öyle düşünüyor, "Herşey mümkün" diyorlar. İkisi de koyu birer Chavista. Yani Chavez´ci. Değişim rüzgarı Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez bu evi her konuda umutla doldurmuş. "La revolucion", devrim, Erika ile Gilberto´nun neredeyse her cümlede gururla tekrar ettiği bir kelime. Bu mahallede sokak duvarlarında, pencerelere asılı afişlerde hep ayni iki sözcük var karşınızda. Chavez ve revolucion. Fakat kucağımdaki bebeğin adının yarattığı tebessüm başka, Chavez´in devriminin Karakas´ta yarattığı tepkiler bambaşka. Orta ve üst sınıf Karakaslılar arasında Chavez ve önderlik ettiği devrim bir kâbus gibi algılanıyor. Chavez´in komünist bir dikta rejimine doğru adım adım ilerlediği kanısındalar. Ancak Gilberto, Erika ve Karakas´ın tepelerini saran uçsuz bucaksız Barrio´ların, yani gecekondu mahallelerinin sakinleri gidişattan gayet memnun. Ve bu ülkede çoğunlukta olan onlar. Chavez´in başını çektiği değişim rüzgârı Gilberto ve Erika´ya daha şimdiden birçok şey vermiş. Terkedilmiş bir tesis ve arazisi işgal edildikten sonra üzerine kurulan teneke çatılı evlerden birinde yaşıyorlar. Ve Chavez´in Toprak Komitesi tapu vaat ediyor. Musluklarından su akıyor, elektrik çekilmiş. Chavez´in öncülük ettiği misyon, adli, sosyal yardım programları Gilberto ve Erika´nın çocuklarına daha önce görmedikleri imkânlar sağlamış. Öğle yemekleri aş evlerinde bedava. Barrio'larda kurulan yeni kliniklerde, devrime yardım etmek için gönderilen Kübalı doktorlar, bedava sağlık hizmeti veriyor. Barrio çocukları ve gençleri için yeni ücretsiz eğitim imkânları var. 'Küba tarzı komünizm mi?' Gilberto ve Erika'ya bütün bu kapıları açan kişi ise, bana bu mahalleyi ziyaretimde eşlik eden hükümet görevlisi Clatelina. Bu görevliler gecekondu mahallelerini örgütlemekten sorumlu. Herkesi misyonlar hakkında bilgilendiriyor, ihtiyaçlarını öğreniyorlar. Yardım alanlardan devrime katılmaları, katkıda bulunmaları isteniyor. Chavez karşıtlarını en çok tedirgin eden de bu örgütlenme. Misyonların gerçek bir sosyal kalkınma planı olmadığını belirtiyor; sırf Küba tarzı bir komünizmin propagandasını yapmak için kurulduklarını düşünüyorlar. "İktidar koltuğunda temelli oturmayı planlıyor" diye dertlendikleri Chavez´in şu günlerde petrol dolarlarıyla barrio oylarını satın aldığı görüşündeler.
Ben muhalefetin bu iddiasını daha dile getirmeden Gilberto kendisi öne atılıyor. "Biz o kadar aptal değiliz, oylarımızı satın aldığını söylüyorlar, sanki biz hiçbir şeyden anlamayan çocuklarız!" Erika, "İlk defa birisi bizimle ilgileniyor" diyor, "Chavez´e vermeyip de oyumu kime vereyim?" Gilberto, "O bizim dilimizi konuşuyor" diye devam ediyor, "Venezuela´da ilk kez bir lider benim gibi konuşuyor, gülüyor, ben Chavez´e güvenirim, muhalefete değil" Erika, Gilberto ve Kleiderman Jesus´tan ayrılıyor, Santa Evidige mahallesinin demir parmaklıklı kapısını açmalarını bekliyorum. Çünkü işgal edilen tesisin duvarları ve girişteki demir kapısı hâlâ yerli yerinde, bunlara özellikle dokunulmamış. Üzerindeki kilidin her evde birer anahtarı var. Nedeni basit. Karakas, Birleşmiş Milletler rakamlarına göre silahlı adam öldürme olaylarının en çok yaşandığı kentlerden biri. Barrio´lara geceleyin gitmek hiç tavsiye edilmiyor, gündüz vaktinde bile tehlikeli yerler. Çalışmaya gelen binlerce Kübalı doktordan birisi öldürülmüş, bazıları tecavüze uğramış. Artık bulundukları klinikten akşam çökmeden doğru eve gitmeleri isteniyor. Kimi uzmanlara göre Venezuela´nın halen yüzleşmek istediği "crack kokain" problemi suç olaylarının baş tetikçisi. Yanımdaki hükümet görevlisi Clatelina´ya "Bu güvenlik durumu hakkında ne yapacaksınız?" diye soruyorum. "Biliyor musun" diyor, "yoksulluk bir insandaki en güzel şeyleri ortaya çıkartır, ama bazen de en kötüsünü." "Merak etme" diye ekliyor, "Bize biraz zaman tanı, biz iyi olanı yüreklendiriyoruz." Fakat vadidekiler aynı iyimserliği paylaşmıyor. Karakas´in puslu tepeleri arasına sıkışmış kent merkezinin üst ve orta sınıf semtleri, hem sokaklardan, hem de Clatelina'dan korkuyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||