|
Romenler AB'ye hazır mı? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
1 Ocak 2007'de Romanya ve Bulgaristan da Avrupa Birliği üyesi olacaklar. Ama daha önce Birliğe alınan ülkelerden hiçbirinden istenmemiş olan çok daha zorlu koşullar altında üye olacak bu iki ülke.
Romanya ve Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne üye olması epeydir zaten bekleniyordu ama, şimdi Avrupa'da süren tartışma, bu ülkelerin vatandaşlarına Birlik içinde serbest dolaşım ve çalışma hakkı tanınınp tanınmaması gerektiği. Marian İlie, 38 yaşında, iri yarı biri. Yeni ütülenmiş beyaz bir gölek ve ceket giymiş. Şoför olarak görev yapıyor, kendi ifadesiyle, bir "güvenlik" işinde. Zor durumlarda başının çaresine rahatlıkla bakabilecek gibi görünüyor. Ama gözlerinde bir yakarış var. Bir demet anahtarı alıyor, anahtarlıkta ön dişleri düşmüş, sevimli sevimli gülen 4 yaşındaki oğlunun fotoğrafı var. Küçük oğlanın görüntüsü, hayat yorgunu babasının görünümüne taban tabana zıt. Marian, alçak sesle konuştuğu İngilizcesiyle bazı matematik hesapları yapıyor. Bükreş'te ayda 200 dolar kazanabildiğini anlatıyor. Apartman kirasına 140 dolar gidiyormuş. Yani aileye kalan topu topu 60 dolar. Yetmediği gayet açık... Marian, çok sevdiği oğlundan ayrılacak. Avrupa'nın herhangi bir yerinde daha fazla para kazanabileceği herhangi bir yere gitmek ve çalışmak için can atıyor. Marian, derdini anlatırken, oturduğu plastik masanın karşısında yeralan sivri hatlara sahip, kurnaz bakışlı Stelian Botagan, kendisini soğuk soğuk süzüyor. Stelian, Bükreş'teki birçok uluslararası iş ve işçi bulma bürosundan birinin başında. 17 Yıldır, yoğun bir sigara dumanı arasından iş bulmak için başvuranların gelip geçişini izlemiş. Hepsinin isteği bu yoksulluktan kurtulmak. Kahverengi gözlerinin yarı saydam bir kepenkle kaplanmışa benzemesine şaşmamak gerek. Stelian, şimdi kendisinin de sorunları olduğunu anlatıyor. Bir zamanlar bürosu, Avrupa'nın diğer ülkelerine göçetmek isteyenlerle dolup taşarken, şimdilerde gelenler tek tük, anlattığına göre. Romenlerin çoğu çoktan ayrlıp gitmiş. Söylediği doğru. Romanya hükümeti, 2 milyona yakın yurttaşın ülke dışında çalıştığını belilrtiyor. Yani işgücündeki her beş kişiden biri. Ve bu yalnızca, yasal olarak dışarda çalışanlar... Boş köyler Başkent Bükreş'ten Bulgaristan'a doğru iki saatlik bir yolculukla ulaşabildiğiniz Peretu gibi bir köye gidince, söylenenlerin etkilerini hemen görüyorsunuz. Kanıt, çocukların savunmasız yüzlerinde okunuyor.
Denisa Mirçesku 12 yaşında. Kardeşi Marius ise yalnızca 4 yaşında. İki kardeş, bir köpek yavrusu ve oradan oraya üşüşen ördek yavrularıyla birlikte, ufacık bir köy evinde, iki yaşlı büyükanneleriyle birlikte yaşıyor. Marius'un doğumundan hemen sonra, anne ve babası İspanya'ya gitmiş. Anne temizlikçi olarak, baba da inşaatlarda çalışmak üzere. Marius sessiz, içine kapanık bir çocuk. Denisa ise, kendine güvenen bir kız. Gururla, anne babasının, her akşam telefon ettiklerini anlatıyor. Ama yine de, anne ve babasından uzakta olmanın zor geldiğini söylemeden edemiyor. Peretu köyünün belediye başkanı da Denisa'ya katılıyor. Köyden ayrılan genç anne babaları kınamıyor. Bu köydeki herkes para kazanabilmek için İspanya'ya gitmiş. Ama şimdi başkan, daha iyi yaşam kurma umuduyla ayrılan ana babaların geride bıraktıpı 200 çocuğun eğitim ve davranış sorunlarıyla başetmek zorunda. Romanya'da Peretu gibi birçok köy var. Milyonlarca insan, yasal ya da yasadışı yollardan İspanya'ya, İtalya'ya, Almanya'ya taşındı. Zira Romanya hala Avrupa'nın en yoksul ülkelerinden biri. Başkent Bükreş'ten fazla uzaklaşmadan eşekklerin çetiği köhne arabalarıyla yolalan Romenlerle karşılaşıyorsunuz. Ama bu görüntü, Romanya'nın göreli yoksulluğu içinde suratını asıp oturduğu anlamına gelmiyor. Ülke ekonomisi halen dört nala ilerlemekte. Bükreş'teki her elektrik direğinden salkım salkım internet şirketlerine ait kablolar sarkıyor. İnternet bağlantısı çekmek için belediyeden herhangi bir izin almak gerekmediği ortada. 5 Yıldızlı otellerdeki restoranlarda yalnızca gelip geçen iş adamlarına değil, estetik ameliyatlarla güzellikleri pekiştirilmiş Romen hanımların, bakımlı eşleriyle kolkola dolaştığını görüyorsunuz. Ama yurtdışına giden insanların çoğu da böylesi gösteriş ve şatafat meraklısı değil. Başta sözünü ettiğim şoför Marian İlie gibi, ülkede giderek artan fiyatların önüne geçebilme gayreti içinde birçokları. İşte bu yüzden, Avrupa Birliği'nin batısındaki eski üyeleri içinde, Romanya Birliğe katılınca Romen işçilerin serbest dolaşımının kısıtlanması yönünde dile getirilen istekler, Romanya'da homurtular, derin iç çekmeler ve alayla karşılanıyor. Homurdananlar, ekonomisıtler ve analistler. Konuştuğum kişiler içinde hiçbiri, yaratılacak bürokratik engellerinin Romanya'dan işçi akınını durdurabileceğine inanmıyor. İç çekenlerse, Romanya'nın Avrupa Birliği içinde neden ikinci sınıf ülke statüsü alması gerektiğine akıl erdiremeyenler. Hükümetin önde gelen isimlerinden biri, hararetli bir tartışma içinde, bana, bu tutumla, Nazilerin mantığı arasında pek de uzun bir mesafe olmadığını söyledi... Bükreş'teki iş ve işçi bulma bürosunun sahibi Stelian Boragan, batıya yönelik işçi akışının durdurulamayacağına katılıyor. Bu kesin hükmü verirken de, soğuk ifadeli kahverengi gözlerinde bir ışıltı görüyorum. İki yıl içinde Romenlere Batı Avrupa'da iş olanakları bulan bürosunu kapatacak. Zira Batıya gönderilecek başka kimse kalmayacak, ona göre. Onun yerine yeni bir iş kuracağını söylüyor bana. Bu kez Romanya'daki işçi açığını doldurmak üzere, daha doğudan, Ukrayna ve Moldavya'dan işçi getirtmeye başlayacakmış. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||