|
Dilini tutamayan oligark | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Boris Berezovski ne çektiyse dilinden çekti. Sivri konuşmaları nedeniyle 1990’ların sonunda Rusya’yı terketmek zorunda kaldı, İngiltere’ye sığındı.
Oysa, bir zamanlar hem dünyanın en zengin, hem de Rusya’nın en güçlü işadamlarındandı. Amerikan Forbes dergisinin en zengin 100 işadamı listesine girecek kadar büyük bir servet sahibi, Kremlin’de üst düzey görev üstlenecek kadar güçlüydü. Şimdi sivri konuşmaları nedeniyle İngiltere de ondan kurtulmak istiyor. Sovyetler Birliği döneminde matematik öğretmeni olan Berezovski’nin öyküsünde sıfırdan zengin olmak da var, servetin verdiği güçle siyasi oyunlar oynamak da var, Rusya’da muhalif işadamlarına yaşam hakkı tanınmaması da var. Yahudi kökenli olan Berezovski, Sovyetler yıkılınca kısa sürede kendisine petrolden otomotiv ve medyaya dev bir imparatorluk kurmayı başardı. Dönemin Devlet Başkanı Boris Yeltsin’le, özellikle kızı Tatyana ile çok yakındı. Bu yakınlık onu 1990’ların ortasında Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı yaptı. Söylentilere göre, kararlarını etkileyecek kadar Yeltsin’e yakındı. Ama bilinmeyen bir nedenle araları açıldı ve Berezovski Yeltsin’e cephe aldı. O dönemde Kremlin’le işadamları arasında yazılı olmayan bir anlaşma vardı: “ Siz iktidarı destekleyin, biz size karışmayalım”. Yani, işadamları Yeltsin’e koşulsuz destek sağlayacak, karşılığında iktidar da onların servetlerinin kaynağını sormayacaktı. Bu anlaşmayı ilk bozanlardan biri Berezovski oldu. Yeltsin’i açıkça eleştirmeye başladı, basın toplantıları düzenledi, hatta gizli servisin kendisini öldürtmeye çalıştığını ileri sürdü. Aslında Yeltsin muhaliflerine hoş görülü bir liderdi. Ama Berezovski çizmeyi aşınca ona ülkeden ayrılmasını telkin etti. Zengin işadamı, bir süre İsrail’de yaşadı. Vladimir Putin’in 2000 yılında iktidara gelmesinden sonra Rusya’ya dönme denemesinde bulundu ama yeşil ışık yakılmadı. Artık Berezovski’nin yeni hedefi Putin’di. Onu diktatörlükle suçlamaya başladı. İsrail’den ayrıldı, İngiltere’den siyasi sığınma hakkı aldı. Hala büyük bir serveti bulunsa da, o artık siyasi mülteciydi. Putin’in damarına basmak için hiçbir fırsatı kaçırmadı. Doğru mu bilinmez ama Ukrayna’daki Batı yanlısı “turuncu devrim”e maddi destek sağladığını açıkladı. Kremlin bu açıklamalara hiç yanıt vermedi ama Berezovski’yi sınırdışı etmesi için İngiltere ile gizli pazarlık yaptı. Berezovski ise, Kremlin’in kendisine dokunamamasının verdiği güvenle daha da sert açıklamalar yapmaya başladı. Geçen ay Eho Moskvı radyosuna, Rusya’da iktidarın meşru olmadığını, silahlı darbe için hazırlık yaptığını söyledi. Ama bu sefer ileri gitmişti. Birkaç gün sonra İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan bir mektup aldı; bu tür açıklamaları sürdürmesi halinde ülkede daha fazla kalmasına izin verilmeyecekti. Rusya Başsavcılığı bu fırsatı kaçırmadı, Berezovski’nin iadesi için dosya hazırladı. Muhalif işadamı belki bu sefer değil ama dilini yine tutamazsa bir sonrakinde sınırdışı edilecek. Son 10 yılda Rusya’da üç işadamı iktidara bayrak açtı. Medya imparatoru Vladimir Gusinskiy isyanının bedelini ağır ödedi, servetine el konuldu, İspanya’ya kaçtı. Petrol devi Mihail Hodorkovskiy, yolsuzluk gerekçesiyle, ama aslında muhalif partilere destek verdiği için yargılandı. Şu anda 10 yıllık cezasını Sibirya’da çekiyor. “Günah”larının bedelini ödeme sırası şimdi Berezovski’de mi? Acaba bu üç işadamının Yahudi olması bazılarının iddia ettiği gibi tesadüf değil mi? Tabii, akla başka sorular da geliyor. İşadamları siyasete karışmalı mı? Siyasete karışan işadamları cezalandırılmalı mı? Hepsinden önemlisi, bu soruların Rusya’da hiç tartışılmaması normal mi? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||