|
Rusya'dan devrim karşıtı önlemler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Rus istihbarat örgütü FSB, geçtiğimiz hafta İngiliz diplomatları içine verici yerleştirilmiş kaya taklidi maketler yardımıyla casusluk yapmakla suçlamıştı.
İngiltere hükümeti herhangi bir suç işlemediklerini savunduysa da, gelişmeler Rusya'da alarm zillerinin çalmasına yolaçtı. Moskova'daki İngiliz diplomatların casuslukla suçlanmasından hemen bir gün sonra İngiltere Büyükelçiliği'nde bir kokteyle gitmek, hayli tuhaf bir deneyim oldu. Kokteyl Rusya'nın başkentinde görevli İngiliz gazeteciler için haftalar öncesinden planlanmıştı. Büyükelçilikte çalışan üst düzey diplomatlarla tanışmamız için bir fırsat olacaktı. Ama şimdi birdenbire bu davet, kaya parçası taklidinin içinde neler olduğunu öğrenmemiz için bir fırsat yaratmıştı. Yukarda büyükelçinin ikametgâhında şaraplar akıyor, Vol Au Vent'lar kapışılıyordu. Ama sohbetler tutuktu. Tabii bütün gazetecilerin konuşmak istediği, partideki diplomatlarınsa değinilmesini bile istemediği konu, casusluk suçlamasıydı. Dolayısıyla tuhaf sohbetlerle karşılaşıyordunuz. Bir diplomat saflıkla "Eee, son zamanlarda hangi konularda haberler yaptınız?" diye sordu bana. "Ehm...İngiliz casuslarının hikayesi... Hani şu vericilerle donatılmış taklit kaya parçaları var ya..." diye yanıtladım. Ama nasıl olduğunu anlamadan sohbet, tamamen farklı bir yöne kaydı. "Son günlerde çok soğuklar oldu, değil mi?" diyordu diplomat. Moskova havası, zor durumda kalan İngiliz diplomatın yardımına koşmuştu. Nerde o eski casusluklar! İngiliz Büyükelçiliği'ndeki ketum İngiliz diplomatların tersine, konuştuğum Ruslar bülbül gibiydi. Emekli KGB subayı Oleg Brikin, elektronik cihazlarla donatılmış taklit kayadan fazla etkilenmiş görünmüyordu. Kendisinin de işin içinde olduğu 30 yıl önce, gerçek casusluğun nasıl yapıldığını anlatmaya girişti. Belki bu denli gelişmiş teknoloji yoktu ama, casusluk çok daha romatik bir görevdi. Gerçek pelerinler giyer, hançer taşırdı casuslar. Taklit kayalara vericiler yerleştirmek yerine, Oleg ajanlarına vereceği mesajları ağaç içlerine saklarmış. Bir defasında para dolu bir çantayı bir köprünün altına bırakmış. Ertesi gün, bir yol silindirinin çantayı ezip geçerek üzerine asfalt döşediğini görmüş! Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'da da casusluk skandalı herkesin dilindeydi. Koridorlarda, yemekhanede, ana salonda hep bu konuşuluyordu. Milletvekillerinin çoğu öfkeliydi. Ama öfkenin nedeni işin casusluk yanı değildi. Rusları kızdıran, İngiliz gizli istihbarat servisi ajanlarının casusluk yapmanın yanısıra, insan hakları örgütlerinden siyasi vakıflara kadar çok çeşitli sivil toplum örgütüne mali destek sağladığı iddialarıydı. Rusya parlamentosunda, hükümette ve Kremlin'de tehlike çanlarının çalmasına yol açan da bu olmuştu. 'Gül Devrimi' endişesi Bunun nedenini anlamak için Rusya'nın hemen eşiğinde, Moskova'nın öteden beri kendi nüfuz alanı saydığı topraklarda meydana gelen siyasi değişimleri anımsamak yeterli. 2003 yılında Gürcistan'da 'Gül Devrimi' diye anılan hareket Batı yanlısı, Nato taraftarı ve Kremlin'e hayli soğuk bir hükümeti iktidara taşıdı. Bir sonraki yıl, bu kez Ukrayna'da 'turuncu' bir devrim yaşandı; sonuç Gürcistan'dakine çok benziyordu. Sokak gösterileri Rusya yanlısı yönetimi devirmiş, yerine Batı'ya daha yakın bir yönetim geçmişti.
Her iki olayda da Moskova, yabancı güçleri devrime zemin hazırlamak için yerel sivil toplum örgütlerini kullanarak, halk hareketlerini ve siyasi istikrarsızlığı teşvik etmekle suçlamıştı. Kremlin aynı şeylerin Rusya'da yaşanmaması için çatlakları kapatmaya girişti. Önce Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'e sadık bir kitlesel gençlik hareketi yaratıldı. Sonra dikkatler sivil toplum örgütlerine çevrildi. Rusya'da yüzbinlerce sivil toplum örgütü var. Evsizlere yardımcı olan hayır kurumlarından tutun da, ceza yasasında reform için faaliyet gösteren gruplara dek. Kremlin bu gruplara baskı uygulamaya başladı. Rus politikacılar, bu gruplardan bazılarını Batılı hükümetlerin paravanası olmakla suçladı. Ardından yeni kararnamelerle, sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri ve mali kaynakları üzerindeki kontrol sıkılaştırıldı. Başkan Putin'in bu ayın başlarında imzalayarak yasalaştırdığı bu kontrol, ABD ve Avrupa tarafından 'demokratik olmamakla' eleştirildi. Ama geçenlerde ortaya çıkarılan İngiliz casusluk skandalıyla birlikte artık Putin, kaygı duymaya haklı olduğunu gösteren bir kanıt bulduğuna inanıyor. Rus istihbarat yetkililerinin, İngiliz büyükelçiliği dışında çalışan bir İngiliz casusundan 'kara para' aldığını iddia ettiği sivil toplum örgütlerinden birine gittim. Moskova Helsinki Grubu, Rusya'nın en eski insan hakları örgütlerinden biri. Köhne bir Moskova apartmanının döne döne yükselen merdivenlerinin en tepesindeki dairede buldum onları. Grubun başkanı Ludmila Alekseyeva, Rusların hakları için 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyor. Sovyet döneminde 'ayrılıkçı faaliyetleri yüzünden' ülkeden ayrılmak zorunda bırakılmış. Şimdi bir kez daha, tarihin tekerrür ettiği kaygıları içinde. Ludmila "Bu casusluk skandalından sonra 'Biz bunları zaten görmüş, yaşamıştık' duygusuna kapıldım. Yetkililer demokrasiyi, sivil toplumu boğmak istiyor" dedi bana. Başkan Putin sivil toplum örgütlerine destek vermeye devam edileceğini savunsa da, Ludmila ve çalışma arkadaşları Kremlin'in kendilerininki gibi devletten bağımsız ve dış yardım alan örgütlere karşı sıkı önlemler almasını bekliyor. "Şimdi Batı geriye çekilip Rus yetkililerin sivil toplumu ezmesine izin verirse, bu sadece burada yaşayan insanlar için kötü olmakla kalmayacak. Rusya gibi demokratik olmayan bir komşu, Batı için de kötü olur" diyor Ludmila Alekseyeva. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||