BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 20 Ocak, 2006 - TSİ 19:20
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Can sıkıntısı ve petrol

Şeyh Cabir Ahmed El Sabah, neredeyse 30 yıldır dünyanın en zengin ülkelerinden birisini yönetiyordu.

Sadece iki milyonluk nüfusuyla, Kuveyt, dünyanın petrol rezervlerinin onda birinin üzerinde oturuyor. Bu cevheri çıkarmak için pek fazla çaba bile gerekmiyor. Petrol jeolojik olarak o kadar yoğun bir baskı altında ki kendiliğinden fışkırıyor. Kuyular hafif bir meyil üzerinde olduğundan, petrol borulardan rafinerilere yer çekiminin etkisiyle akıveriyor. Kuveytlilerin her fırsatta Allah'a şükretmesine şaşmamalı.

Saddam Hüseyin de muhtemelen bu müreffeh ortamın cazibesine tamah ederek 1990'da Kuveyt'i, Irak'ın 19'uncu vilayeti yapmak amacıyla ordusunu sevketti.

Bu dönemde Suudi Arabistan'a tahliye edilen Şeyh Cabir, ülkesine Amerika öncülüğündeki uluslararası koalisyonun müdahalesi sonunda dönebildi.

Washington ile yapılan üstü kapalı pazarlık, yeniden yapılanma süreci bittiğinde siyasi reformlara geçilmesini öngörüyordu. Daha önce sadece çok kısa bir süre, çok etkisiz bir şekilde faaliyet göstermiş olan Kuveyt parlamentosu yeniden toplandı. Emir, kadınlara da seçme ve seçilme hakkı verdi. Ama demokrasi işte bu noktada geri tepti. Milletvekilleri, ki tabii hepsi erkekti- kadınlara oy hakkı verilmesini reddetti. Kadınlara bu hak, ancak geçen Mayıs ayında verilebildi.

Bu olay, Kuveyt toplumunda, çağdaşlaşma ile gelenekçilik yanlıları arasındaki tuhaf bölünmenin de simgesi... Mesela liberaller arasında,, parlamentoda önemli bir çoğunluğa sahip olan gelenekçiler, oyunbozan diye anılıyor.

Kuveyt petrolü

Başkent Kuveyt, on şeritli yolları, alışveriş merkezleri ile modern bir metropol. Ama genç, macera arayan Kuveytlilerin dışarı çıktıklarında yapabilecekleri çok fazla şey yok.

Kuveyt'te gece kulübü tarzı eğlence yerleri yok. Alkol resmen yasaklanalı yıllar oldu. Yakınlarda canlı müziğe yeni kısıtlamalar getirildi. Bir yıl önce de Enformasyon Bakanı, bir pop müzik konserine izin verdiği için ülkenin değerlerini koruyamamakla suçlanınca istifa etmek zorunda kalmıştı.

Gençler için en cazip sosyal etkinlikler, Stabucks'ta kahve içmek veya Hilton Resort'ta pizza yerken karşı masaya laf atıp şakalaşmak.

Geçenlerde, mango sularımız eşliğinde pizzalarımızı yerken, sağlık çalışanı genç arkadaşım Muhammed, "Bence gençler arasında suç oranı o yüzden bu kadar yüksek" dedi. "Can sıkıntısından ne yapacaklarını bilemiyorlar."

İmkanı olanlar Bahreyn veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi daha liberal Körfez ülkelerine hatta Avrupa kentlerine mesela Londra'ya sık sık giderek bir anlamda istim atıyor.

Kuveyt'te petrol rafinerisi

Pek çok Kuveytli genç içinse içlerinde kaynayan enerjiyi dışa vurmaları için başlıca kanal otomobilleri. Bu ay, Kuveyt'te otomobil mülkiyeti düzeyi, resmen kişi başına iki aracın üzerine çıktı.

Genç Kuveytliler her gece, arabalarına atlayıp kenti saatlerce, tüylerinizi diken diken eden bir hızla turluyor.

Önünüzdeki aracı yakından takip etmek neredeyse ulusal bir spor haline gelmiş.

Her gün, başkent Kuveyt'ten, benim kaldığım petrol merkezi Ahmedi kentine gidip gelirken, otoyol kenarında hurdaya çıkmış otomobillerin yanından geçiyorum. Ciddi bir şekilde yaralanmadıkları sürece, sürücüler bu durumu neredeyse sohbet konusu yaratan bir eğlence olarak görüyor. Tabi bir de kazaların daha yeni bir otomobil almak için iyi bir bahane yaratma özelliği var...

Bense Kuveytli komşularım egzantrik bulsa da her yere otobüsle gidiyorum. Onlara sorarsanız otobüslere sadece Hintli işçilerle, henüz ehliyet alma yaşı gelmemiş okul çocukları biner. Kuveytli çocuklar, çoğu zaman, şımarık, gürültücü İngiliz çocukların gözüme melek gibi görünmesine yol açıyor. Özellikle okuldan çıkan çocuklarla dolu 340 numaralı otobüse binmemeye gayret ediyorum.

Hiç istisnasız her seferinde koltukların üzerine çıkıp zıplıyorlar, pencerelerden sarkıyorlar ve seslerini çıkaramayan Hintli işçilerle uğraşıyorlar. Otobüse son binişimde, bir Hintli alçak sesle azıcık söylendi. Az sonra, çocuklar inip de otobüs yeniden hareket ettiğinde biz yolcular kendimizi bir anda cam parçacıkları yağmuru altında bulduk...

Çocuklar iner inmez, çevreden topladıkları taşları otobüsün camlarına yağdırmıştı.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik