|
İsrail'e meydan okuyan sarı bayraklar | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail-Lübnan sınırının sıfır noktası, Raca köyü. 1800 kişi yaşıyor Raca’da. Bugün Ortadoğu’daki karmaşık, sonu gelmeyen, çözülmesi zor gözüken sorunların sanki en küçük örneği Raca.
İsrail-Lübnan sınırı köyün ortasından geçiyor. Köyü ikiye bölen bulvarın sağında Lübnanlı Araplar, solunda ise İsrailliler yaşıyor. 1948’den sonra BM’nin yaptığı düzenlemeyi kabul etmeyen Lübnan, Raca’nın sağ yanını sahiplenmiyor. Bu yüzden köy İsrail kontrolünde. Lübnanlı Araplar İsrail vatandaşı sayılıyor. Sınır güvenliğinin elektronik donanımlı tellerle sağlandığı bölgedeki bu küçük köyün girişini İsrail askerleri denetliyor; içeride zırhlı jiplerle dolaşıyor. Çünkü yıllardır İsrail’i uğraştıran Hizbullah militanları köyün komşuları arasında sayılıyor. Hizbullah mevzileri köyün sınırındaki son eve bir taş atımı uzaklıkta. İsrail Ordusunun Kuzey, yani Golan Kuvvetleri'nin sözcüsü Binbaşı Avital Leibovich "20 metre" diyor uzaklık için ve devam ediyor: "Bizi taciz etmeye çalışıyorlar. Sarı bayrakları her zaman dalgalanıyor". Raca köyündekiler pek konuşkan değil. Daha doğrusu İsrail askerlerinin yanında pek konuşmuyorlar. Birer acı kahve ikram etmeden bırakmıyorlar. Boyunlarındaysa sedir ağaç motifli kolyeler sallanıyor. Kimlikleri boyunlarında asılı ama sahipsiz, gidecek yerleri yok gibiler. İsrail, Suriye'nin çekilmesinden memnun değil
Gerçekten de Golan Tepeleri'nin hemen altındaki Lübnan köylerinde İsrail’e meydan okurcasına sarı bayraklar asmış Hizbullah. Zaman zaman katyuşa saldırılarını yapıldığı tepeler ise biraz daha uzakta, sisler arasında kaybolmuş. Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesi, ülkedeki değişim havası İsrail’i memnun etmiş gibi görünmüyor. Yani, demokratikleşmenin araçlarından biri olan seçimlerden sanki kendi istedikleri sonuçlar çıkarsa kabul edeceklermiş gibi hissettiriyorlar. Çünkü Güney Lübnan’da sandıktan Hizbullah’ın çıkmasını "Biz söylemiştik. Suriye’nin çekilmesinin bir anlamı yok" havasında değerlendiriyorlar. İsrail’li kadın subay anlatmaya devam ediyor: "Golan’ın bir bölümü Suriye diğer bölümü Lübnan sınırını oluşturuyor. İki taraftan da tehdit ediliyoruz. Bu yüzden sürekli tetikte olmak zorundayız." Subayın tehdit altındayız dediği toprakların bir kısmı ise 1967’de İsrail’in işgal ettiği topraklar. Bu tabii ki Hizbullah’ın füze saldırılarını haklı çıkarmıyor, ancak Golan Tepeleri’nden kimsenin 'işgal toprakları' olarak söz etmemesi manidar. Bu durum sorunun ne kadar zor çözüleceğinin bir göstergesi olarak notlarımızın arasına düşüyor. 'İşgal altındaki topraklar' artık yok
Zaten, İsrail basını sağlı sollu 'işgal' sözcüğünü kullanmamak için ilkesel bir karar almış gibi görünüyor. İsrail medya terminolojisinde 'işgal altındaki topraklar' yerine kullanılan 'topraklar' tanımlamasına da artık rastlanmıyor. Uluslararası alanda geçerli olan West Bank, yani Batı Şeria da bırakılmış. Artık, Tevrat’a göndermede bulunarak Judeha ve Samaria deniliyor işgal toprakları için. İsrail’in en kuzeyindeki Golan’da yaşanan tedirginlik en güneyde, Gazze’de hissediliyor. Golan’dan olmasa da, Gazze’den çekilmeye hazırlanıyor İsrail. Tüm tepkilere rağmen Şaron hükümeti kararlı görünüyor ancak bu çekilme kolay olmayacak gibi. Kudüs’teki eski şehirde Ukrayna’daki muhaliflerden esinlenen 'turunculular' Gazze’den çekilmemek için kampanyalarını sürdürüyor. Eski Şehrin duvarlarını Hamas militanlı afişler süslüyor. Üzerlerinde 'Düşmanını koru, Kardeşini Kov' yazan Hamas militanlarının resimleri bulunan metaforik afişlerin önünde imza toplayan bir turunculu, "Orası kutsal toprağımız. Çekilmeyeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz" diyor bize. Bir başkası ise, Şaron’u yerden yere vuruyor. 'Bir sonraki seçimlerde görüşeceklerini' söylüyor. Dışarıya karşı Gazze kozu
Aslında İsrail’de yaşanan duruma pek çok kişi anlam veremiyor. İsrail’de sağcı ve sertlik yanlısı bir başbakan Gazze’den çekilmeye hazırlanırken, yine sağcı ve Ortodoks Yahudilerin tepkisi ile karşılaşıyor. Siyasi gözlemciler ise Şaron’un davranış tarzını şöyle özetliyor: "Statükonun devamı herhangi bir açılıma olanak tanımıyor." Ancak şunu söylemeden edemiyorlar: "Bu, Batı Şeria’da da benzer bir uygulamayı getirecek anlamına gelmiyor. Şaron şu anda dışarıya karşı elini güçlendirmek için Gazze kozunu oynuyor. Ama en azından çekilme olumlu bir gelişme." Gazze’deki bazı yerleşimlerde çekilmeye direnmek için yiyecek ve su depolandığı haberleri geliyor; çekilmeyi destekleyenlerin sayısı yüzde 45’lere iniyor. 2000 yılında Lübnan’dan çekilerek Hizbullah’a şimdi de Gazze’den çekilerek Hamas’a prim verildiğini düşünüyorlar. Ancak her şeye rağmen İsrail devleti 57 yıllık tarihinde ilk kez Filistin topraklarındaki bir işgal bölgesinden çekiliyor. Nereye kadar mı? Sadece Gazze’yi çevreleyen dikenli tellerin dışına kadar. Gerektiğinde tekrar girmek için. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||