BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 12 Kasım, 2004 - TSİ 19:59
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'New York mu? Avrupa açıklarında bir ada!'

New York’un filmlere konu olan en ünlü meydanında, dev bir televizyon ekranının önündeyim.

New York

Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, her yılbaşı gecesi, yüz binlerce New York’lunun yeni yılı kutlamak için toplandığı Times Meydanı burası.

24 saat boyunca yanıp sönen neon ışıklarının gerisinde, müzikal dünyasının kalbinin attığı Broadway tiyatroları var.

Göz kamaştıran reklam panoları, en yeni ürünleri pazarlamak, en son filmleri tanıtmak için birbiriyle yarış ediyor. Dünyanın hemen her mutfağını temsil eden lokantalar, televizyon stüdyoları ve ünlü mağazalarla içiçe geçmiş.

Her haliyle ülkenin başka hiç bir yerine benzemeyen bir yerdesiniz. Amerika içinde bir Amerika’da, New York’un içinde başka bir New York’tasınız sanki.

İşte zaman zaman ülkenin geri kalanından ne denli farklı olduklarını unutan New York’lular varsa, başkanlık seçimlerinin ertesi gününde, önümdeki dev televizyon ekranında yayınlanan bir Amerika haritası, bu farkı bir kez daha hatırlattı.

Haritada Cumhuriyetçi başkan George Bush’a oy veren eyaletler kırmızı, Demokrat aday John Kerry’ye oy verenler ise, mavi renge boyanmıştı.

Ama aralarında New York’un da bulunduğu mavilik, ülkenin kuzeydoğu ve batı kıyılarında sıkışıp kaldı.

Evet, Washington, Boston, Philadelphia, Chicago, San Francisco, Los Angeles ve Seattle gibi en büyük kentler masmaviydi; ama güney, güneydoğu ve ortabatıdaki 31 eyaletin “dört yıl daha Bush” demesi, Amerika’yı boydan boya kızıl renge boyadı.

Bu gerçek, belki de başka hiç bir yerde, beşte dört oranında Kerry’ye oy veren New York’lularda olduğu kadar bunalım yaratmadı.

Sadece ezici çoğunlukla oy verdikleri aday, seçimi kaybetmekle kalmadı; üstelik kentin ülkenin geri kalanından bu denli kopması, herşeye tuz-biber ekti.

Doğma-büyüme bu kentte yaşayan Beverly Camhe, “New York’u Avrupalı arkadaşlarıma nasıl tanımlıyorum, biliyor musunuz” diye sordu ve yanıtladı: “Avrupa’nın açıklarında bir ada.”

'Kızıldeniz'de boğulduk'

Bazı New York’lular, çevrelerinde Bush’a oy veren tek bir kişi bile tanımıyorlardı.

New York'ta Bush karşıtı protestolar (Arşiv)

63 yaşındaki Zito Joseph’i en çok etkileyen şey ise, 11 Eylül saldırılarına uğrayan eyaletlerin oylarını, Bush yerine Kerry’ye vermesi oldu, çünkü başta Irak olmak üzere, başkanın izlediği politikaların, Amerika’yı daha güvensiz hale getirdiğini düşündüler.

“Bana öyle geliyor ki, terörden nasibini almamış eyaletler, yeni bir saldırı endişesi taşımıyorlar. Bu korkuyu duyan bizler ise, başkanın değişmesini istedik” dedi, Joseph.

Gerçekten de, Bush’un zaferinin ardından hasta sayılarının arttığını belirten bazı psikologlar, bu kişilerde, şok ve üzüntü duygularının yanısıra, korkunun hakim olduğunu bildirdiler.

Sandık başlarında yapılan anketlerde ise, Bush’a oy verenlerin, buna gerekçe olarak Irak, terörizm ve ekonomiden çok “ahlaki değerleri” göstermesi, mavi ve kırmızı eyaletler arasındaki derin kültür farkını da ortaya çıkardı.

Cumhuriyetçi seçmenler daha dindar olduklarını ve genellikle her Pazar kiliseye gittiklerini belirtirken, eşcinsel evliliklerine ve kürtaja karşı çıktıklarını söylediler. Çoğu, silah sahibi olduğu için silah kontrolünden yana olmadıklarını vurguladılar.

Bazıları, San Francisco belediye başkanının, binlerce eşcinsele nikah töreni yapmasını ve ünlü şarkıcı Janet Jackson’un canlı bir televizyon şovunda göğsünü açmasını, din ve ahlak değerlerinin erozyonuna örnek gösterdiler.

Şimdi tüm bunlardan şaşkınlık duyan bazı Demokratlar, kendilerini, dünya görüşlerine daha yakın hissettikleri kuzey komşuları Kanada’ya taşınma planları yapıyor; hatta bazıları, ciddi biçimde mavi eyaletlerin, ülkenin geri kalanından ayrılmasını öneriyor.

Ama “kırmızı eyaletlerde yaşayan herkes Cumhuriyetçi değil” diyen Missouri’li bir Demokrat, New York’lu arkadaşına, “kızıl denizde boğulduk; ne olur, can simidi atın” diye yazmış.

Demokratların kalesinde Cumhuriyetçi başkan Bush’a destek verme cesaretini gösteren tek gazete olan, kentin bulvar gazetesi New York Post’un manşeti ise, şu:

“Üzülmeyin New York’lular. Burada çoğunlukta olan, yine sizlersiniz. Zaten ülkenin geri kalanını ne zaman kafanıza taktınız ki?”


Gelişmeleri, dünyanın dört bir yanındaki gazetecilerin izlenimleri ile aktardığımız Dünyaya Açılan Pencere programını, her hafta Pazar günleri, TSİ 11.00 ve TSİ 18.00'deki radyo yayınlarımızda dinleyebilirsiniz.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik