|
Tahran'da bir doğumgünü partisi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'da hayat tarzı hızla değişiyor. İslam Devrimi'nden 25 yıl sonra bugün hem ülke hem de halk ciddi bir dönüşüm içinde. Tahran'a son gidişimde bir doğumgünü partisine davet edildim. Kapıdan girdiğimde karşımda yetmiş kadar davetlinin farklı kılıklara büründüğü ve herkesin son moda batı müziği ile dansettiği bir parti buldum.
Partiye katılanların hepsi genç ve zengin ailelerin çocuklarıydı. Aralarından biri tarzan kılığına girmiş, bir diğeri ise Top Gun filmindeki jet pilotunun kıyafetine bürünmüştü. Ayetullah ve molla kılığındaki muhtelif davetliler yanıp sönen diskotek ışıklarının altında sarhoş bir şekilde dans ediyorlardı. Genç bir kız üzerindeki kara çarşafı atınca, vücudunu saran seksi deri giysisiyle kaldı. Bu hengamenin ortasında, papyonlu bir garson elindeki şarap, cin, votka ve viski kadehleriyle dolu tepsiyi devirmeden kalabalığın arasında servis yapma telaşındaydı. Bu görüntüler, partiye katılanların, İran'daki İslami yönetimle yalnızca karşı gelmekle kalmayıp bir de onunla dalga geçtiklerini ortaya koyuyordu. İran oldukça genç bir ülke. Nüfusunun yüzde altmışı otuz beş yaşının altında. İşte bu genç nüfusun çoğunluğu, bırakın Şah dönemini, İslam Devrimi'nin nasıl olduğunu bile güçlükle hatırlıyor. İran'ın bugünkü gençleri hayatın her alanını düzenleyen yasaların baskısı altında yetiştiler. Ancak benim Tahran'daki partide de gözlemlediğim gibi, bu gençler artık devrimin kurallarını alt üst etmekte ve kuralların baskısından kurtulmanın yollarını bulmakta usta olmuşlar. İslami yasalara göre, karşı cinsten insanlarıın, akraba olmadıkça, halka açık yerlerde ya da partilerde biraraya gelmeleri yasak.
Devrimin ilk zamanlarında bu yasak, devrim muhafızları tarafından oldukça sıkı bir şekilde uygulanıyordu. Ancak artık uygulanmıyor. Şimdi ise kızlarla erkekler sokaklarda elele dolaşıyorlar. Zorunlu kıyafet kulları da artık eskisi kadar disiplinli bir şekilde uygulanmıyor. Genç kızlar vücudun şeklini belli etmeyen çarşaflar yerine, kısa dar ceketler, kot pantolonlar ve apartman topuklu ayakkabılar giyiyorlar. Alkollü içki yasağına rağmen ev yapımı şarap, kaçak bira ya da diğer alkollü içkiler hemen her yerde bulunabiliyor. Sadece içki değil, uyuşturucu da yaygın İran'da. Komşu Afganistan'dan kaçak olarak getirilen eroinin yanı sıra ekstasi ve kokain gibi uyuşturucular da yaygın olarak bulunuyor. Eğer paranız varsa, bugünlerde Tahran'da her istediğinizi almanız mümkün gibi görünüyor. Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, altı yıl önce ezici bir çoğunlukla iktidara geldiğinde, bu zaferi ülkenin gençlerine borçluydu. Ancak gençlerin reform umudu kısa zamanda yerini yaygın bir hayalkırıklığına bıraktı. İranlı gençler artık siyasete inanmıyorlar.
Aslında, burada, gençlerin yarını düşünmemek ve eğlenmek dışında başka hiç bir şeye inanmadıkları duygusuna kapılıyorsunuz. Tahran'daki doğumgünü partisi, İran İslam Cumhuriyeti'nin son yirmi yıllda karşılaştığı en ciddi siyasi krizlerden biriyle aynı döneme denk geldi. Muhafazakarlar yüzlerce reformcu milletvekilinin yaklaşan parlamento seçimlerine katılmasını yeni yasaklamıştı. Partiye katılanlardan birine bu konuda ne düşündüğünü sordum. Bana "Aslında ben Eminem'in son şarkısının sözlerini hatırlamaya çalışmakla daha fazla ilgileniyorum" dedikten sonra Eminem'in "Lose Yorself" şarkısını doğaçlama bir şekilde söylemeye başladı. Tam o sırada kapı çalındı. Gelenler sokakta neden bu kadar çok araba olduğunu öğrenmek isteyen Devrim Muhafızları'ydı. Korkmuştum, ama aslında endişelenmeme gerek yoktu. Molla kılığına girmiş biri, Devrim Muhafızları'na evde dini bir toplantı yapıldığını söyledikten sonra bizi rahatsız etmemeleri için ceplerine bir miktar para koydu. Onlar da gittiler. Ama Parti devam ederken ben bu olayın devrim açısından ne anlama geldiğini düşünüyordum. Acaba kim daha ikiyüzlüydü; rüşvet alan devrim muhafızları mı yoksa rüşvet veren molla kılığındaki genç mi? |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||