|
'301 değişikliği göstermelik' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'de fikir özgürlüğü bakımından tartışmalı ceza yasasının 301. maddesiyle ilgili değişiklik teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Adalet Komisyonu'nda itişmelere ve hakaretlere varan tartışmalara neden oldu.
Bugünkü oturumda tartışma çıkmasına neden olan, Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya'nın, ilk görüntülerinin almalarının ardından gazetecilerin toplantı dışına çıkmasını istemesiydi. İyimaya'nın isteğinin ardından, önce Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekili itiraz etti. Ardından, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal söz alarak, "Bütün Türk Milletinin burada Türklüğe ve Cumhuriyete hakaretin nasıl serbest bırakıldığını öğrenme hakkı var" dedi. Bu sözlerle birlikte, oturuma ara vermeyi gerektirecek ve itişmelerin yaşandığı bir tartışma yaşandı. Komisyon, oturumuna daha sonra, belirli sayıda gazetecinin içeri alınmasıyla tekrar başladı. Alınan karar doğrultusunda meclis komisyonu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin değişiklik önerisiyle, Demokratik Toplum Partisi'nin 301. maddenin tümden kaldırılmasına yönelik önerileri birlikte tartışacak. Türkiye'de muhalefet partileri CHP ve MHP; Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama başlığını düzenleyen 301. maddesine önerilen değişikliğe şiddetle karşı çıksalar da,, aslında önerilen değişikliklerin göstermelik olduğunu, yasanın özüne dokunmadığını düşünenler de var. Bugün, bir basın açıklaması yayımlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW) de bu görüşte. '301 DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI' BBC Türkçe'den Güney Yıldız, 301. maddenin kaldırılmasıyla ilgili yıllardır kampanya yürüten İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye masası şefi, Emma Sinclair-Webb'e, maddeye önerilen değişikliği neden olumlu bulmadıklarını sordu. Emma Sinclair-Webb: 301. maddete yapılan değişiklik önerileri bizi gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü öneride yalnızca sözcüklerle oynanıyor, esasa ilişkin bir değişiklik yapılmıyor. Biz bu yasanın ifade özgürlüğünün kısıtlanması için kullanıldığı kanısındayız ve her zaman bu maddenin tümden kaldırılmasından yana olduk. Hükümetin önerisinde, sanki bu maddenin esasına bir değişiklik getiriyormuş gibi, "Türklüğü," sözcüğü yerine "Türk Milleti" ifadesi önerilmiş. Öyle görünüyor ki, hükümet, bu maddede değişiklik yapma konusunda, ilkeli bir yaklaşım sergileyecek bir kararlılığa sahip değil. Bu yasa ile, Türkiye'de siyasi yelpazenin her yanından insanlar kovuşturmaya uğradılar. Belki çoğu ceza almadı ama insanlar süregiden duruşmalara katılmak zorunda kaldılar ve baskı altında yaşadılar. Hükümet, en sonunda bu yasayı Avrupa Birliği'nin baskısı altında değiştirmeye kalkınca da, yasa herkes için, daha önceden sahip olmadığı bir sembolik anlam kazandı ve muhalefet partileri bu konuyu bir ulusal 'ULUSAL ONUR MESELESİ HALİNE GETİRİLDİ' BBC Türkçe: Peki sizce neden, bu konu bir ulusal onur meselesi değil de, ifade özgürlüğü düzleminde ele alınması gereken bir konu. Emma Sinclair-Webb: Tüm ülkelerin vatandaşları, tüm toplumlar, eleştirme ve hatta çok tartışmalı ve rahatsız edici konularda konuşma, rahatsız edici şeyler söyleme hakkına sahip olmalılar. Zaten ifade özgürlüğü dediğimiz şey de budur. Şiddete çağrı yapmadığı, sürdürülen şiddete destek vermediği ve toplumun bir kesimine karşı nefreti ateşlemeye çalışmadığı sürece, eleştirme hakkı olmalı insanların. İfade özgürlüğünün uluslararası tanımı bize bunu anlatmaktadır. '301'İN İYİ VE KÖTÜ KULLANIMI AYRIMI DOĞRU DEĞİL' BBC Türkçe: Hükümet yetkilileri, önerilen değişiklikte dava açmanın Cumhurbaşkanı'nın iznine tabi hale getirilmesiyle birçok sorunlu durumun engellenebileceğini savunuyor. Önerinin bu noktasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Emma Sinclair-Webb:Bir önceki ceza yasasında, 301. maddeyi önceleyen madde'de de kovuşturma yetkisi Adalet Bakanı'na verilmişti. Hükümet, bu önerinin, savcıları birçok durumda kovuşturma başlatmaktan caydıracağını umuyor olmalı. Çünkü, izin isteme sürecinin, zaman alacak olması ve kabul edilmeme ihtimali dolayısıyla savcılar bazı durumlarda dava açmaktan vazgeçebilirler diye düşünülüyor. Ancak bu önerinin esasında birçok sorun da var. Öncelikle, bu yargının bağımsızlığına idari bir kurum tarafından bir çeşit müdahale anlamına geliyor. Bu kurum, cumhurbaşkanlığı da olsa durumu değişitirmiyor. Bu önerideki sorunlardan biri, ama asıl sorun, dava açma izni verilecek olsa da olmasa da, bu yasanın varolmaya devam edecek olması. Biz bir insan hakları örgütü olarak, bu maddenin iyi ve kötü kullanımları arasında bir ayrıma gidilmesini doğru bulmuyoruz. 'DAHA CİDDİ İHLALLERE YOL AÇAN BAŞKA YASALAR VAR!' BBC Türkçe: Yayımlandığınız basın açıklamasında, 301. madde tümüyle kaldırılsa bile, ceza kanunu içinde ifade özgürlüğünü kısıtlayan başka maddelerinde bulunduğunu ve bunların kullanılabileceğini söylüyorsunuz, hangi maddeleri kastediyorsunuz? Emma Sinclair-Webb: Ceza kanunu içinde, pratikte kötü uygulanması nedeniyle, ifade özgürlüğünü kısıtlayan, bu hakkı kullananları cezalandıran yasalar var. Ama bunların dışında bir de, özleri itibariyle ifade özgürlüğünü sınırlandıran yasalar bulunuyor. Bu yasa maddelerden biri, halkı askerlikten soğutma başlığını düzenleyen 318. madde. Bu madde nedeniyle, askerlik hizmeti hakkında, eleştirel ifadeleri kamuoyu önünde söyleyemiyorsunuz. Bir diğer yasa da, kötü yorumlandığı için sınırlayıcı hale geliyor. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu düzenleyen 288. madde gibi. Bunların dışında, Terörle Mücadele Yasası da sınırlayıcı bir yasa. Bu yasa altında çok ılımlı birçok görüşün bile, terörist örgüt propagandası olarak yorumlanmasına imkan veriyor. Örneğin, bir gösteride, zafer işareti yapmak, terör örgütü propagandası olarak yorumlanıp, yapan kişi üç yıl hapse mahkum edilebiliyor. Bunun pekçok örneği var ve bu gibi örnekler, yasanın yanlış bir şekilde uygulandığına işaret ediyor. Şiddet yanlısı ya da nefrete tahrik eden ve barışçıl ifadeler arasında bir ayrım çizgisi vardır ve bu her bir dava da ayrı ayrı gözetilmelidir. Ancak, Türkiye'de insanlar, 301'den daha ciddi yasalar altında yargılanabiliyorlar. | İlgili haberler 301'inci maddede değişikliğe onay30 Nisan, 2008 | Avrupa '301 değişikliği yetersiz'18 Nisan, 2008 | Avrupa 301. maddede neler değişiyor?07 Nisan, 2008 | Avrupa 301. maddede sınırlı değişiklik07 Nisan, 2008 | Avrupa AP üyelerinden Ankara'ya eleştiri 27 Mart, 2008 | Avrupa 'Türkiye'de insan hakları geriliyor'01 Şubat, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||