|
İngiltere'de sınırdışı tartışması | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de de 12 yıl önce işlenen bir cinayetin sanığının kaderiyle ilgili alınan karar konuşuluyor.
Altı yaşından beri İngiltere'de yaşayan İtalyan vatandaşı Learco Chindarmo, 15 yaşındayken okulunun müdürü Philip Lawrence'ı öldürmüştü. Chindarmo'ya 12 yıl hapis yatmadan önce şartlı tahliye hakkı olmaksızın, ömür boyu hapis cezasına verilmişti. Chindarmo'nun gelecek yıl başında şartlı tahliyeyle serbest bırakılması gündeme geldi. Serbest kalınca İtalya'ya sınırdışı edilmesi bekleniyordu. Ancak avukatları, sınırdışı edilmesinin müvekillerinin insan haklarının çiğnenmesi anlamına geleceği gerekçesiyle İltica ve göç mahkemesine başvurdu. Avukatlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni İngiliz iç hukukunun üzerinde tutan insan hakları yasası uyarınca Chindarmo'nun sınırdışı edilemeyeceğini savunuyordu. Mahkeme de, Chindarmo'nun artık toplum güvenliğine bir tehdit oluşturmadığı sonucuna vardı ve talebi kabul etti. Gençler arasındaki bir kavgayı ayırmaya çalışırken göğsünden bıçaklanarak öldürülen öğretmenin dul eşi Frances Lawrence karardan çok üzgündü Lawrence "Anlamadığım ve aslında beni çok üzen nokta, insan hakları yasasının kullanılması. Bu yasa insanların adil ve eşit bir şekilde yaşamasını öngörüyordu ve şimdi, bir hayatı yok eden birinin gidip istediği yaşam biçimini seçmesine izin verilmesinde kullanılıyor." dedi. Kararı ingiliz siyasetçiler de tepkiyle karşıladı. Adalat Bakanı Jack Straw hükümetin harekete geçip, kararı temyiz edeceğini belirtti. Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri David Cameron, da Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi'ni iç hukukun üzerinde tutan İnsan Hakları Yasası'nın iptalini istedi. İngiltere bu yasayı 1998'de kabul etmişti. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||