|
'Türkiye'nin umutları suya mı düştü?' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayımlanan Economist dergisi Avrupa Komisyonu'nun Çarşamba günü yayımladığı Türkiye ilerleme raporunu ele aldığı yorumunda Ankara-Brüksel ilişkilerinde yeni bir krizin başladığını belirtiyor.
Sultan II. Abdülhamit'in Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde "Büyük güçlerin reform talebi hiç bitmez" dediğini anımsatan dergi, modern Türkiye'de milyonlarca kişinin bu görüşte olduğunu belirtiyor; İlerleme Raporu'nun yayımlanmasından sonra, bu inanışın daha da güçleneceğine dikkat çekiyor: ''Belki belgeden Komisyon'un genişlemeden sorumlu yetkilisi Olli Rehn'in sözünü ettiği tren kazasının çok yakında olduğu sonucu çıkmayabilir ama 14 Aralık'taki liderler zirvesine kadar limanlarını Rumlara açmaması halinde Türkiye'yle müzakerelerin askıya alınacağı tehdidi masada.'' Dergi yorumda "Türkiye'nin AB'nin ilk Müslüman üyesi olma umutları suya mı düştü" diye soruyor: ''Avrupa Birliği sürecindeki bir duraksama Türk generalleri reform dalgasında kaybettikleri ağırlıklarını tekrar kazanmaya çalışma yoluna sevkedebilir. Böyle bir gelişme, son yıllarda kaydedilen ekonomik büyümeyi de tehdit edebilir.'' ''Ancak bu kıyamet senaryosunun gerçekleşmesini önlemek Erdoğan'ın nasıl bir liderlik göstereceğine bağlı. Erdoğan AB hedeflerine bağlı olduklarını söyledi. Ancak Başbakan kendi siyasi geleceğini de değerlendiriyor ve cumhurbaşkanlığına adaylığını koyup koymayacağına karar vermeye çalışıyor.'' Dergi Erdoğan'ın köşke çıkmasının aralarında Genelkurmay ve iş çevrelerinin de bulunduğu laik kesimlerce korkunç bir fikir olarak görüldüğünü de ekliyor. Bolkestein'in yorumu Bu arada Financal Times'in yorum sayfalarında Avrupa Komisyonu'nun eski üyelerinden Frist Bolkestein'in Türkiye'nin birliğe üyeliğine karşı çıkan makalesi yer alıyor. Bolkestein, ''Türkiye'nin birliğe üyeliğinin Avrupa Birliği'ni ölümcül bir biçimde zayıflatacağı'' görüşünde. Türkiye'nin insan hakları sicilinin zayıf olduğunu, kadın hakları bakımından da eksiklikleri bulunduğunu öne süren Bolkestein, Avrupa ile Türkiye arasında kültürel farklara da işaret edip ''Türkiye'nin temel kimliği nedir'' diye sorup, sorusunu yine kendisi yanıtlıyor: ''Müthiş bir tarihi var. Ama bu Avrupa tarihi değil. Avrupa'nın tarihi dev gelişmelere işaret ediyor. Hıristiyanlık, Rönesans, Aydınlanma, demokrasi, sanayileşme.'' ''Türkiye bu kalıba uymuyor. Burada, Türkiye'nin üyeliğine Hıristiyan olmadığı için karşı çıkmakla suçlanacağım. Ama kastettiğim kesinlikle bu değil. Ama Avrupa uygarlığının derin bir Yahudi-Hıristiyan mirasa sahip olduğunu inkar etmek neredeyse imkansız.'' ''Bazıları, yalnızca Türkiye'nin üyeliğinin İslamcı dalgayı durduracağını savunuyor. Ama Avrupa Birliği; radikal İslama karşı bir siper oluşturan Türk ordusunun gücü ve etkinliğini azaltmaya çalışıyor. Avrupa Birliği ne yaptığını biliyor mu?'' | İlgili haberler Sınır yeniden açılsın mı?16 Haziran, 2006 | Avrupa Türkiye AB'den vaz mı geçti?05 Mayıs, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||