|
Paket tüm beklentileri karşılamıyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Avrupa Birliği'ne uyum çabaları çerçevesinde gündeme gelen dokuzuncu reform paketindeki yasa tasarısı ve tekliflerini 1 Ekim'e kadar yasalaştırmayı hedefliyor.
8 Kasım'da Avrupa Komisyonu'nun yayımlayacağı ilerleme raporunu etkilemeyi amaçladığı belirtilen pakette, Türk Ceza Yasası'nın, Türklüğü, cumhuriyeti ve ordu gibi kurumları aşağılamayı düzenleyen tartışmalı 301'inci maddesinin değiştirilmesiyle ilgili bir düzenleme yer almıyor. Bununla birlikte paket azınlık vakıflarının mülkiyet haklarıyla ilgili yasa tasarısı ve askeri harcamaların Sayıştay'ca denetlenmesine izin verecek değişiklik önerilerini içeriyor. BBC Türkçe Bölümü'nden Hüseyin Alkan'ın sorularını yanıtlayan Avrupa Birliği - Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Vakıflar Yasa Tasarısı'nın azınlık hakları açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Vakıflar Yasası'na ayrı bir önem veriyoruz. Bu tasarı, vakıflara mülk edinme ve benzeri haklar getiriyor. Vakıflara mümkün olduğu kadar özgürlük verilmesini ve şimdi maruz kaldıkları kısıtlamaların kaldırılması gerekiyor." Fakat anladığımız kadarıyla hükümetin tasarısı tüm beklentilerimize yanıt vermiyor. Avrupa Komisyonu da bunun tamamıyla tatmin edici bulmuyor. Hükümetin bu noktaları dikkate almasını umuyoruz. Bu aşamada parlamantodan çıkacak kararı beklemek gerekiyor. Çünkü şu anda sadece hükümetin teklifi üzerinden konuşuyoruz. Vakıflar Yasa Tasarısı, azınlık vakıflarının Hazine'nin elindeki taşınmazlarının iade edilmesini öngörüyor. Ancak tasarı üçüncü kişilere geçmiş taşınmazlar konusunda bir düzenleme içermiyor. Son günlerde hem hükümet hem de muhalefet temsilcileri Avrupa Birliği'nin azınlık haklarıyla ilgili çağrılara yanıt olarak Yunanistan'daki Türk kökenlilere yönelik sınırlamaları gündeme getirdiler ve "Atina'ya niçin baskı yapılmıyor. Yunanistan'da Türk vakıfları mülk edinebiliyorlar mı" diye sordular. Lagendijk'in bu eleştirilere yanıtı şöyle: Şu savı anlamakta her zaman güçlük çekiyorum. Ortada bir yanlış varsa bu bizim yanlışımızı meşrulaştırır diye düşünemeyiz. İki yanlış bir doğru etmez. Eğer Yunanistan'daki Türk azınlığa karşı bir yanlış yapılıyorsa, bizim onu da eleştirmemiz gerekiyor. Kaldı ki bazı Avrupalı parlamenterler bu konuda Yunanistan'a geçmişte eleştiriler yönelttiler. Yunanistan'da böyle bir sorun var diye Türkiye'de bu yanlışa devam edemezsiniz. Dokuzuncu reform paketinde, onlarca yazarı yargıç karşısına çıkaran ve Avrupa Birliği'nin kaldırılmalı dediği 301'inci maddeyle ilgili bir düzenleme yer almıyor. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, bu maddenin değiştirilmesinin gündemlerinde olmadığını, Yargıtay'ın içtihat kararını bekleyeceklerini belirtti. Avrupa Birliği - Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ise hükümetin bir-iki ay içinde bu konuda adım atabileceğini savunuyor. Bizim ve tüm Avrupa Parlamentosu için Ceza Yasası'nın 301'inci maddesi en önemli unsurlardan biri. Türk Hükümeti'nin bir-iki ay içinde 301'inci maddede değişiklik yapılması ya da maddenin tamamen kaldırılması için adım atacağı konusunda iyimserim. Bugün için bu tür bir önerinin gündeme gelmesi erken olur. Ama kısa bir süre sonra bunu yapmak mümkün. Çünkü bu madde, romanındaki karakterlerinin söyledikleri sözler nedeniyle bu hafta yargıç karşısına çıkacak olan yazar Elif Şafak örneğindeki gibi saçmalıklara neden oluyor. Sonuç olarak Türk hükümetinin bu önemli konuda birşeyler yapacağına olan inancımı hala kaybetmiş değilim. Joost Lagendijk, Elif Şafak duruşmasını da bizzat Türkiye'ye giderek izleyecek. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||