|
AP milletvekillerinden Türkiye'ye uyarılar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki olaylardaki tavrı nedeniyle hükümeti ve orduyu kınayan Avrupa Parlamentosu üyelerine tepkisini dile getirirken, "Bunu yazanların, bu hayatı yaşamaları lazım. Kimse Türk askerine, polisine bu yakıştırmaları yapmasın" diye konuştu.
Dün Erdoğan'a bir mektup gönderen, çoğunluğu sol kanattan yaklaşık 50 Avrupa milletvekili, hükümetin krize müdahalesini eleştirmiş, bölgenin sorunlarına şiddet içermeyen, siyasi çözüm çağrısı yapmıştı. Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu da, bugünkü oturumunun bir kısmını, Güneydoğu'daki olaylara ayırdı. Avrupa Parlamentosu, 3 Ekim öncesinde Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanmasının en ateşli savunucularından biriydi. Türkiye'ye üyelik yerine imtiyazlı ortaklık verilmesini savunan Hristiyan Demokrat grup dışında çoğunluk, müzakerelere başlanmasından yanaydı. Ancak son bir yılda bu havada bazı olumsuz gelişmeler gözleniyor. Fransa ve Hollanda'daki referandumlarda Avrupa Anayasası'na "Hayır" denmesi ile oluşan genişleme karşıtı tavırdan Türkiye'nin de olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Ancak Avrupalı milletvekilleri, bunda Türkiye'nin de payı olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye, özellikle Güneydoğu'daki reform vaatlerini yerine getirmemekle suçlanıyor. Türkiye'nin üyeliğine en sıcak bakan gruplardan, Liberallerin üyesi Sarah Ludford, AKP hükümetinin özellikle Güneydoğu'daki olaylar sırasında çok kötü bir sınav verdiğini söylüyor: "Sorumluluğun büyük kısmı, protestolarla başetmekte son derece başarısız olan ve olaylara müdahalede aşırı güç kullanan Türk devleti ve güvenlik güçlerindedir diye düşünüyorum" diyen Sarah Ludford şöyle devam ediyor: "Bence, Başbakan Erdoğan'ın, geçen yıl yaptığı ve Kürt sorununa atıfta bulunduğu konuşmanın devamını getirmemesi de çok üzücü. O konuşmada, demokratik bir diyalog sürecini müjdeler gibiydi. Ancak bugün, bölgede çatışma ve şiddete geri dönüldüğünü görüyoruz. Bu çok kaygı verici. Korkarım ki, özellikle PKK'nın ateşkes ilan ettiği dönemde, bir siyasi diyalog süreci başlatma fırsatı kaçırıldı." Avrupa Parlamentosu içinde, Türkiye'nin üyeliğine sıcak bakan bir başka grup da, Yeşiller. Bu grubun Hollandalı milletvekillerinden, aynı zamanda Türkiye Avrupa Karma Parlamento Komisyonu eş başkanı Joost Lagendijk, Güneydoğu'daki olaylar nedeniyle Türk hükümetini eleştirirken biraz daha dikkatli olunması gerektiğini düşünüyor.
"Bazı meslektaşlarımın mektubunu gördüm ve dürüst olmak gerekirse, mektubun biraz tek taraflı olduğunu düşünüyorum" diyen Lagendijk sözlerini şöyle sürdürüyor: "Hükümeti eleştirmek için ortada yeterli gerekçeler olabilir. Nihayetinde polisin müdahale şeklinden hükümet sorumludur. Gösteriyi dağıtmak için protestoculara ateş etmek, yanlış bir yöntemdir. Dolayısıyla eleştirileri anlayışla karşılıyorum. Ancak aynı zamanda, Kürt terörist örgütü PKK'nın da, bu durumu kullanmasını eleştirmeliyiz. Bu protestoları kendi çıkarlarına alet ediyorlar. Dolayısıyla bakış açımız dengeli olmalı." Türkiye Avrupa Karma Parlamento Komisyonu eş başkanı Joost Lagendijk, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne girmek istiyorsa, kendi ifadesiyle Güneydoğu sorununu mutlaka çözmesi gerektiğini söylüyor. Birçok Avrupalı milletvekili gibi o da, AKP iktidarının bölge için vaat ettiği sosyo ekonomik açılımların gecikmesinden kaygılı. Peki Türkiye'deki bu manzara, Avrupa Parlamentosu koridorlarındaki sohbetlere nasıl yansıyor? Liberal Grup milletvekili Sarah Ludford, "pek de iyi yansımıyor" diyor: "Genişlemeyle ilgili şüpheler genel olarak artıyor. Bunun yanında, özellikle Türkiye ile ilgili olarak da, Alman Hristiyan Demokratların imtiyazlı ortaklık gibi fikirlerinden giderek daha fazla insan söz etmeye başladı. Bu Türkiye'yi tatmin etmeyecektir. Şahsen ben de bunu istemem. Ancak Türkiye'nin reformlarda geri adım atması, müzakerelerin yavaşlaması, Avrupa Birliği içindeki genişleme karşıtlarının eline koz verecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin bir an önce harekete geçmesi lazım. Güneydoğudan yansıyan görüntülerin, bu ülkeyi temsil etmediğini anlatmak için..." | İlgili haberler Strasbourg'dan Erdoğan'a kınama05 Nisan, 2006 | Haberler Rehn'den itidal çağrısı04 Nisan, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||