|
Diyarbakır'daki olaylarda üç ölüm | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Diyarbakır'da önceki gün dört PKK'lının cenaze töreninden sonra başlayan olaylar ardından kentte gergin bir bekleyiş hakim.
Diyarbakır Valisi Efkan Ala, gece geç saatlerde düzenlediği basın toplantısında, olaylarda şu ana dek üç kişinin öldüğünü belirtti. Ölen kişilerin isimleri Tarık Ataykaya, Mehmet Işıkçı ve Abdullah Duru olarak açıklandı. Hayatlarını kaybeden üç kişinin, bugün düzenlenecek cenaze töreni ardından toprağa verilmesi bekleniyor. Vali Ala, ayrıca olaylara çoğunluğunun çocuk olduğunu söylediği 2 bin 500 ile 3 bin arasında göstericinin neden olduğunu savundu. Valinin açıklamasına göre olaylar sırasında 250 kişi yaralandı, 200 kişi de gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu daha önceki bir açıklamasında, 36'sı güvenlik görevlisi 42 kişinin yaralandığını belirtmişti. Sabah saatlerinde kentin değişik bölgelerinde toplanan gruplar, ateşler yakıp, yollara barikatlar kurarak, polisle çatıştı. Bağlar beldesinde yoğunlaşan çatışmalarda, göstericiler taş ve molotof kokteyleri kullanırken, polis gaz ve suyla karşılık verdi. Zaman zaman havaya uyarı ateşi açan polis, çevredeki beş ilden takviye birliklerle desteklendi. Akşam saatlerinde bir grup valilik binasına taşlarla saldırınca, devreye askerler girdi. İkisi zırhlı, 14 araçla olay yerine gelen askerler valilik binasını ablukaya aldı. Diyarbakır'dan gazeteci Mahmut Bozarslan, günün en önemli gelişmelerinden birinin, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in eylemcilerle görüşmesi olduğunu belirtiyor. Beraberinde Vali Yardımcısı Ahmet Aydın ve DTP'li yöneticilerle birlikte eylemlerin sürdüğü Bağlar Beldesindeki Emek Caddesi'ne giden Baydemir'i, yüzü kapalı bir eylemci karşıladı. Eylemciyi yanaklarından öpen Baydemir, grupların evlerine çekilmesini istedi. Daha sonra göstericilerin lastik yakarak yolu trafiğe kapattıkları başka bir noktaya giden Baydemir, burada yaptığı konuşmada, "Sizleri cesaretinizden dolayı kutluyorum"dedi. Kürtçe konuşan Baydemir, gruptan evlerine çekilmelerini istedi. Baydemir, konuşmasını sürdürürken, eylemcilerden biri arkasında PKK bayrağı açtı. Eyleme son vermeleri için çağrıda bulunan Baydemir'e zaman zaman tepki gösteren eylemciler, öncelikle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılmasını istediler. Grup daha sonra olaysız dağıldı. Kentin savaş alınan dönmesine yol açan eylemler nedeniyle, işyerlerinin büyük bir bölümü açılmadı. Bu arada Batman'da da bir grup göstericinin PKK lehine slogan atarak yürüyüş düzenledikleri ve yol güzergâhındaki bazı işyerlerinin camlarını kırdıkları belirtiliyor. Polisin gruba biber gazı sıkarak müdahalede bulunduğu ve jandarmanın da müdahalesi ardından göstericilerin dağıldığı ifade ediliyor. Ortak bildiri İki gündür devam eden olaylar ardından Diyarbakır milletvekilleri, ortak bir bildiri yayımlayarak siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve halkı sağduyulu olmaya çağırdı.
Milletvekilleri açıklamalarında "Olaylar, tüm halkımız adına gelecekten endişe duymamıza neden olmuştur. Şurası unutulmamalıdır ki, çağdaş dünya ve AB normlarında meselelerin çözümü için şiddetin yeri yoktur. Dolayısıyla atılan molotof kokteyllerinin, işyerlerine atılan taşların aslında demokrasiye, özgürlüklere, huzur, barış ve istikrara atılmış sayılacağı ve dolayısıyla sıkıntıların giderilmesi yolundaki çabalarımızı engelleyeceği halkımız tarafından bilinmelidir" görüşüne yer verdi. BBC Türkçe Bölümü'nden Cenk Erdil'in sorularını yanıtlayan Adalet ve Kalkınma Partisi Diyarbakır milletvekili İhsan Arslan olayların devam etmesinden endişe duyduğunu söyledi. Arslan, yaşananların ya birikmiş ya da yönlendirilmiş bir öfkeden kaynaklandığı görüşünü dile getirdi ve "Cenazeler ilk defa şehre gelmiyor. Neden şimdi gençler ve tamamı çocuk olan vatandaşlar sokaklara dökülüyor?" diye sordu. İhsan Arslan, Diyarbakır'ın sükûnete kavuşturulması için gereken tedbirlerin de alıncağını ifade etti. Yeni bir kuşak Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu da, kentte yaşanan olayların durup dururken meydana gelmediğini vurguladı ve sorunun 90'larda doğan yeni bir kuşağın bilinmeyen refleksleri olduğunu söyledi. Sezgin Tanrıkulu, bölgenin sorunlarını değerlendirirken, siyasî ve sosyal nedenleri birbirinden ayırmamak gerektiğini de belirtti. Tanrıkulu, "Bu insanları sokağa çıkaran öncelikle siyasal nedenlerdir. Bir başka neden de ekonomiktir. Bu siyasal sorunu görmezlikten gelirsek sorunu doğru tespit edemeyiz" şeklinde konuştu. Diyarbakır Baro Başkanı, bölge milletvekillerinin sağduyu çağrısına kulak verilmesi gerektiğini de dile getirdi. Sezgin Tanrıkulu, "Her koşulda güvenlik güçlerinin silah kullanmamaları gerekir. Buradaki insanların da tepkilerini şiddete başvurmadan ortaya koymaları gerekir. Şiddet hiçbir zaman bir yöntem olmamalıdır" dedi. | İlgili haberler Diyarbakır durulmuyor29 Mart, 2006 | Avrupa PKK'lıların cenazesinde arbede28 Mart, 2006 | Haberler 14 PKK'lı öldürüldü25 Mart, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||