|
AB'de Lizbon Stratejisi gölgesi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AB'de Lizbon zirvesinde kabul edilen ve Lizbon Stratejisi adı verilen hedeflerin kayıtlara girmesinden bu yana altı yıl geçti.
Bu stratejiye uygun olarak, Avrupa'da hızlı büyüme, işsizliğin azaltılması, tek pazar ve girişimcilik önündeki bürokratik engellerin kaldırılması, ekonomik büyümeyi çevrenin korunmasıyla birlikte hayata geçirmek gibi hedefler belirlenmişti. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu doğrultuda pek bir ilerleme kaydedilmediğini gösteriyor. Avrupa ekonomisi büyümede hızlanma getiremezken, işsizlik ve sosyal güvenlik gibi pek çok açıdan sorun yaşanıyor. BBC Türkçe Bölümü'nden Murat Nişancıoğlu bu konuda yaşanan sıkıntıları Brüksel'deki düşünce kuruluşlarından Avrupa Politika Merkezi'nin ekonomi uzmanı Carlos Buhigas Schubert'le konuştu. Sorun Lizbon stratejisinin kendisinden mi kaynaklanıyor? Schubert: Lizbon aslında çok iyi bir strateji. Fakat çok geniş kapsamlı ve karmaşık, çünkü çok fazla sayıda değişik politika alanlarını kapsıyor. Eğitim reformundan, işgücü piyasalarında değişiklik yapılmasına, Avrupa'da yaratıcılığı ve girişimciliği teşvik etmekten, ticaretin serbestleştirilmesine ve iç pazarın derinleştirilmesine kadar birçok alanda reform öneriyor. Bütün bunlara ulusal bir politikacının perspektifinden bakarsanız, çok zor reformların gerçekleştirilmesi anlamına geliyor. Ve bunlar politik açıdan rahatsız edici. Bazı Birlik ülkelerinin hedefleri yakalamakta iyi bir performans sergileyememelerinin bir nedeni bu. Çünkü reformları hayata geçirmek için yeterli siyasi irade gösteremediler. Şimdi altı yıl sonra yine aynı sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Fakat şimdi koşullar da değiştiği için sorunlar daha da ağırlaşmış durumda. Örneğin Fransa gibi ülkelerde ekonomik milliyetçilik güçleniyor. Bence Avrupa'daki durum bazılarının ileri sürdüğü kadar kötümser değil. Bazı ülkeler reformları sorunsuz gerçekleştiriyor. Fakat Avrupa olarak istediğimiz ve alıştığımız refah düzeyini sürdürebilmek için hem ekonomide, hem de toplumun belli alanlarında ciddi reform şart. Üyelerin isteksizliği karşısında Avrupa Komisyonu daha fazla çaba gösteremez miydi? Schubert: Gerekli olan reformları hayata geçirme sorumluluğu Avrupa Birliği'ne değil, ulusal hükümetlere ait. Refahı burada Brüksel'de icat edemezsiniz. Bunun sorumluluğu ulusal devletlere ait ve her ülke, gerekli reformları kendi koşullarına uyarlamak zorunda. Fakat ülkeler arasındaki koordinasyon daha iyi olabilir. Değişik düzeylerde ve farklı alanlarda daha iyi bir yönetim anlayışı uygulanabilir. Ama asıl önemli olan bu reformların artık ertelenemeyeceği. Soruna küresel rekabet açısından bakmak lazım. Avrupa, refah düzeyi hiçbir unsurdan etkilenmeyecek bir ada değil. Bu sorunlar biraz da genişlemeden kaynaklanıyor olabilir mi? Lizbon Stratejisi geliştirilirken genişleme hesaba katıldı mı? Genişlemenin devamı konusundaki isteksizlik de bu alandaki ekonomik yükten mi kaynaklanıyor? Schubert: Şunu anlamak önemli. Lizbon Stratejisi'nde önerilen reformlar genişlemeden bağımsız olarak Avrupa'nın dünyadaki koşullarla başedebilmesi için kaçınılmaz bir zorunluk. Avrupa Birliği'ne kim üye olursa olsun veya olmasın, bu reformların gerçekleşmesi lazım. Bu reformlar sadece Avrupa Birliği için değil. Dünyadaki birçok ülke için de gerekli. Lizbon stratejisinin özelliği, reformları Avrupa'ya has bir şekilde gündeme getirmesi. Sadece ekonomik alanda değil, sosyal sorunları, çevre sorunlarını da dikkate alarak dünya çapında rekabetçi olmayı hedeflemesi. | İlgili haberler Barroso'dan korumacılık uyarısı22 Mart, 2006 | Avrupa Avrupalı işçiye küreselleşme fonu01 Mart, 2006 | Avrupa Avrupa daha hızlı büyüyecek22 Şubat, 2006 | Avrupa AB ekonomik reformlarda 'yavaş'28 Ocak, 2005 | Avrupa AB liderleri hasta ekonomiye ilaç arıyor22 Mart, 2005 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||