|
Dava neden bu kadar uzun sürdü? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Eski Yugoslavya'nın Devlet Başkanı Slobadan Miloşeviç'in BM mahkemesinde yargılandığı Lahey'de ölmesi, bu davaya ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Miloşeviç'in eski lideri olduğu Sırbistan'daki Sosyalist Parti Lahey'de uzayan dava sürecinin ölümünde etkisi olduğunu söylüyor. BM Savaş Suçları Mahkemesi'nin sözcüsü Christian Chartier ise bu suçlamayı reddederek diğer bütün sanıklar gibi Slobadan Miloşeviç'in de sağlığının dikkatle izlendiğini ve kendisine iyi bakıldığını belirtti. Lahey'deki mahkeme Slobadan Miloşeviç hakkında 1999 yılında Kosova savaşı sırasında suç duyurusunda bulunmuştu. Miloşeviç, uluslararası bir mahkeme tarafından kendisi görevdeyken hakkında tutuklama emri çıkartılan ilk devlet başkanı olarak tarihe geçti, ama o sırada Miloşeviç'in yaklaşık bir yıl sonra gerçekten Lahey'de sanık sandalyesinde oturacağına pek kimse ihtimal vermiyordu. 2001'de Lahey'e teslim edildi Fakat Miloşeviç 2000 yılında Belgrad'da geniş çapta barışçıl gösterilerle görevden indirildi. Protestoları ateşleyen, Miloşeviç'in cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yenilgiyi kabul etmemesiydi. Bunun ardından 2001 yılının Haziran ayında Sırp yetkililerce tutuklanarak Lahey'deki uluslararası mahkemeye teslim edildi. Miloşeviç davasının başlaması, 2002 yılının Şubat ayını buldu. Eski liderin savaş suçları ve soykırımdan yargılanmasını isteyen savcılık makamının iddianamesini sunuşu iki yıl aldı. Ölümü sırasında Miloşeviç ise savunmasını tamamlamak üzereydi. Bunun ardından yargıçların vereceği kararın bir yıl içinde açıklanması bekleniyordu. Böylece kimilerine göre sonu hiç gelmeyecek gibi görünen davanın kapanması bekleniyordu. Miloşeviç'in mahkemesi davanın karmaşık niteliğinden, yargı sürecinin adil olduğundan emin olma kaygısından ve sanığın kötü sağlık durumundan dolayı çok uzun sürdü. Slobadan Miloşeviç yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığından şikayetçiydi. Bu nedenle mahkeme haftada sadece üç kez yarım günlük oturumlar düzenledi. Yani bir başka deyişle bu dava hep 'yarı zamanlı' işledi.
Bunun yanısıra Miloşeviç'in gripten yattığı zamanlar gibi sağlık durumunun kötüleştiği dönemlerde duruşmaların ertelenmesi gerekiyordu. Bu unsurun davayı 6 ayı aşkın bir süre geciktirdiği düşünülüyor. Lahey'de kaldığı tutukevinde tedavi gören Miloşeviç son birkaç yıldır karısı Mira ve oğlu Marko'nun yaşadığı Moskova'ya giderek burada bir uzman tarafından tedavi edilmek için başvuruda bulunuyordu. Fakat BM mahkemesi bu talebi, büyük olasılıkla Miloşeviç'in bir daha geri dönmeyeceği varsayımıyla, geri çevirdi. Bosna, Hırvatistan, Kosova... Slobadan Miloşeviç BM Savaş Suçları Mahkemesi'ni başından beri tanımayı hep reddetmiş ve kendi rızası olmadan Lahey'e götürülmüştü. Mahkemenin tarafsız ve adil davrandığından emin olunması için aldığı önlemler de davanın uzamasında etkili oldu. Savcılığın dosyasını tamamlamasının ardından Miloşeviç'e savunmasını hazırlaması için üç ay ek süre tanındı. Avukat olan ve savunmasını kendi başına üstlenmek isteyen Miloşeviç'in bu talebinin kabul edilmesi de davayı kayda değer biçimde uzattı. Miloşeviç'e mahkeme tarafından savunma avukatı atanması girişimi eski liderin itirazlarına takılarak düştü. Fakat davanın anormal uzunlukta olmasında BM mahkemesinin de payı olduğu düşünülüyor. Bunda mahkemenin üç ayrı konudaki suçlamaları (Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Kosova'daki olayları) tek bir davada birleştirmesinin önemli bir rolü oldu. Savcılık makamı, eski Yugoslavya'nın üç ayrı bölgesinde de Slobadan Miloşeviç'in oynadığı rolün bir devamlılık sergilediğini söyleyerek dosyaların birleştirilmesinde başarılı oldu. Miloşeviç'in her üç bölgede de Sırp olmayanlara karşı zulüm uyguladığı savı öne sürülmüştü. Bunun üzerine sanık Miloşeviç'i toplam 66 ayrı suçtan dolayı yargılamaya başladılar. Savaş suçları ve insanlığa karşı işlenmiş suçların yanısıra Bosna konusunda soykırım iddiaları da aynı dava dosyasına taşınınca, mahkemenin her iki tarafa da hakkaniyetli bir şekilde süre tanıması zaman gerektiren bir süreç doğurdu. Miloşeviç'e yöneltilen iddialar 1991'den 1999'a kadar giden uzun bir dönemi kapsıyordu. Bu durumun getirdiği karışıklıktan gelecekte uluslararası mahkemelerde ders çıkarılabilir. Savcılık, kapsamı daha dar tutulan ve belli bazı olaylar üzerinde odaklanan bir iddianame ile daha kısa sürede sonuca ulaşmayı uygun görebilir. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||