BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 13 Aralık, 2005 - TSİ 00:22
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Sanal İslam Sanatları Müzesi
İslam Sanatını tanıtma amacıyla 14 ülke, 17 müze ve 1300 eserden oluşan Sanal İslam Sanatları Müzesi geçtiğimiz günlerde açıldı.

Bu proje için Londra'da Victoria ve Albert müzesinin ortağı olarak İstanbul'daki Türk ve İslam Eserleri Müzesi seçildi.

Bu Sanal Müze Türkiye, Cezayir, Mısır, Almanya, İtalya, Ürdün, Fas, Filistin Yönetimi, Portekiz, İspanya, İsveç, Suriye, Tunus ve İngiltere'den çok sayıda anıt ve sanat eserinden oluşuyor.

Sınır Tanımayan Müzenin Yöneticisi ve Kurucusu Eva Schubert, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, sanal müzeye ev sahipliği yapan internet sitesinin hazırlanması için 120 kişinin bir yılı aşkın süredir çalışmakta olduğunu söyledi.

Uluslararası kültürel işbirliğinin simgesi olarak tanıtılan bu sanal müzenin oluşmasında 250 müze küratörüyle çalışmalar yapılmış.

Her gün sanal müze sitesinin ana sayfasında farklı örnekler bulunacak ve her müzenin eserlerini o ülkenin kendi dilinde yazılmış açıklamalarla izlemek mümkün olacak.

Sınır Tanımayan Müze hem merkezi Brüksel'de olan bir sivil toplum örgütü, hem de kültürel mirası halka tanıtma yolunda uygulanan yeni bir kavram.

Teknolojinin sağladığı kolaylıklardan yararlanan bu kavram sanat eserlerini bir müzeden diğerine taşıma gereği olmadan dünyanın dört bir yanından insanlar sanat eserlerini görme, inceleme fırsatına erişiyor.

1980'lerden bu yana belli konular üzerinde odaklaşan sergiler hazırlanmıştı ama bu sanal sergi ilk kez Akdeniz bölgesindeki İslam sanatlarını temel alıyor.

Bu internet sitesine www.discoverislamicart.org internet adresinden ulaşmak mümkün.

14 yüzyıllık İslam sanatı

Kasım ayının sonunda sekizinci yüzyıldan kalma Hicazi türü Arapça metin örneğinden İran'da yapılmış bir cam vazoya, Bursa ipeklerine, İspanya'da Kordoba'daki Ulu Cami'den, Buharalı İbn-i Sina'nın eserlerine kadar çok çeşitli İslam eserlerini kapsayan bir kitap yayımlandı.

İngilizce yayımlanan "The Timeline History of Islamic Art and Architecture" adlı kitap, İslam sanatı ve mimarisini on dört yüzyıl boyunca verdiği eserlerden örneklerle okurların gözleri önüne seriyor.

İngiltere'de yaşayan kitabın yazarı Profesör Nasser D. Khalili "Dünyanın bir çok bölgesine ulaştıkları için, dolaştıkları, yayıldıkları bu bölgelerden çok zengin bir kültür mirası edindiler. Diyelim Mısır'dan, Türkiye'den, Irak'tan veya Suriye'den aldıklarının üzerine yenilerini inşa ettiler. Böylece yeni eserler üretirken bunları İslami eserler diye nitelediler. Ama o dönemde üretilen herşeyin İslami olduğunu söylemek mümkün olmayabilir. Çünkü her dönemde olduğu gibi Müslüman hükümdarlar döneminde de sanatın ilerlemesine bu hükümdarların ve zenginlerin sağladığı mali yardım katkıda bulundu. Bu eselerden kimilerinin herhangi bir dinle ilintisi yoktur. Günlük yaşamda kullanılan eşyalardır bunlar" diyor.

İran kökenli kolleksiyoncu Profesör Nasser D. Khalili, Londra Üniversitesinde Doğu ve Afrika Çalışmaları Fakültesi'nde İslam uygarlığında süsleme sanatlarına ayrılmış bir kürsü kurulmasını sağlamış. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Khalili, bu sanat eserlerini toplarken nereden yola çıktığı, nasıl böyle bir kolleksiyon başlattığı sorumuzu şöyle yanıtladı.

"Esas olarak İslami eserleri toplamaya başlamak bir demet bozyap parçasını toplamaya benziyor. Sanki masanızın üzerine, çok güzel bir tablonun bozyap parçalarını atmışlar da siz bunları toplayıp, o tabloyu yeniden yaratmaya çalışıyorsunuz. O zaman, "işte tüm parçalar burada. Onları toplayıp ait oldukları yere yerleştirmem lazım" dersiniz. Kolleksiyonculuk çok zor bir iştir aslında. Sabır gerektirir ve hiç bir zaman taraf tutmamanız lazımdır. Kendi sevdiğiniz, beğendiğiniz öncelik taşımaz. Sizin sevdikleriniz ikinci sırada gelir. Amaç başkaları için, onların yarattığı kültürün örneklerini en güzel biçimde görebilmelerini sağlamak için toplamaktır. Kolleksiyoncu olarak sorumluluğunuz vardır. Çünkü sizin diyelim, 60,70, 80 yıllık ömrünüz, koca dünyanın ömrüyle karşılaştırıldığında okyanusta bir damlaya benzer. Ben öldükten sonra bu eserler kalacak. O nedenle kendimi topladığım eserlerin sahibi olarak görmüyorum. Ben sadece onların geçici olarak bekçisi, hamisiyim."

Dış bağlantılar
BBC diğer internet sitelerinin içeriğinden sorumlu tutulamaz.
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik