|
İslam Fransa'nın laikliğini sınıyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Fransa, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasının 100'üncü yılını anıyor.
İslam ülkenin huzursuz banliyölerinde yükselişini sürdürürken, Fransız tipi laiklik de sorgulanmaya başlandı. Dışarıdan bakanlar için Fransa'da laiklik yasalarının işleyişi garip gelebilir. Örneğin, ülkenin iki büyük dinini ele alalım. Bunlardan birine altı milyon kişi inanıyor, hemen her geçen gün cemaate katılanların sayısı artıyor, birbiri ardına ibadet yerleri açılıyor. Diğeri ise güçten düşmüş durumda. Din adamlarının sayısı son kırk yılda yarı yarıya azalmış. Cemaatin azalmasıyla, ibadet yerleri de kaçınılmaz biçimde birer birer kapanmaya başlamış. Buna rağmen, ikinciye her yıl milyonlarca dolar sağlanırken, birinci devletin parasından yararlanamıyor.
Bunun sebebi, Fransa'ya modern laiklik anlayışını getiren 100 yıllık bir yasa. Yasa, kilise ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması sağlamış, devlet kilise binalarının sorumluluğunu devralırken diğer dinlerle ilişkisini kesmişti. Bahsi geçen Fransız Katolik Kilisesi, bu öneriyi büyük bir istekle kabul etti. Şimdi yükselen inanış İslam ise o vakitler aynısını yapacak kadar güçlü değildi. Bugün pek çokları 1905 yasasının gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Sosyalist Parti milletvekillerinden Manuel Valls, "Yasanın merkezi hükümet ya da yerel yetkililere camiler ya da diğer ibadet yerlerinin inşaatı ya da bakımı için katkıda bulunmaya imkan verecek şekilde gözden geçirilmeli" diye konuştu. Valls'e göre, yasadaki değişiklik, Suudi Arabistan ya da diğer Müslüman ülkelerin mali destek sağlamasından kaynaklanan tehlikeyle de mücadele edilmesini sağlayacak. Sosyalist milletvekili bu noktada yalnız değil.
Muhafazakar tutumlarıyla bilinen İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy de benzer nedenlerle reforma destek veriyor. Gelenek Ne var ki, Fransa'da laikliğin kökleri 1789 devrimine uzanıyor ve cumhuriyetin köşe taşlarından birine doğru yapılacak her hamle, direnişle karşılaşabilir. Örneğin meclis sözcüsü Jean-Louis Debre, yasada değişikliğe karşı çıkanlardan. Debre, geçenlerde Figaro gazetesine verdiği demeçte bu konudan söz açıldığında "Fransa'da yeniden iç savaşa girmeyelim" yorumunu yaptı. Debre gibi gelenekçiler, ülkede çoğunlukta. Geçen yıl meclisin Fransa'da ilk öğretim okullarına baş örtüsü yasağını onaylamasıyla daha da güç kazandılar. Yasada açık biçimde bir dinden bahsedilmese de başörtüsünü hedef aldığı çok açıktı.
Meclisteki partilerin tümü yasadan yana oy kullandı. Laiklik konusunda diğer dini örgütler ise ciddi bir tartışma yaratmamakta dikkatli davranıyorlar. Müslümanlar geçen seneki yasaya karşı çıkabilirler ama 1905 yasasına değil- zira bu sayede laik Fransa'nın başörtüsü yasağı olmaksızın 99 yıl boyunca mutlu biçimde yaşadığına dikkat çekiyorlar. Fransa İslam Örgütleri Birliği Başkanı Lhaj Thami Breze, laiklikle bir sorunları olmadığını vurgulayarak "Fransa İslam'a değil, İslam Fransa'ya uyum sağlamalı" diye konuştu. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||