|
Blair'in çevre hamlesi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
20 ülkenin enerji ve çevre bakanları Londra'da bir araya gelerek, atmosferi en fazla kirleten ülkeleri, küresel ısınmaya yol açan sera gazı emisyonlarını azaltmaya ikna etmek için görüşmelerde bulundular.
Gündemde bu kez bağlayıcı uluslararası anlaşmalar sağlamak değil, iklim değişikliğiyle teknolojinin geliştirilmesi yoluyla mücadele vardı. Bakanlar toplantıda, iklim değişimiyle mücadelede hayati önem taşıyan bir soruna yanıt aradı. Acaba gelişmekte olan ülkeler, sera etkisi yayan gazların yayılımını ekonomik büyümelerini etkilemeden nasıl sınırlandırabilirler? Çin ve Hindistan henüz sera gazı emisyonlarını sınırlayıcı bir hedef koymuş değil ve bu konuda isteksiz davranıyor. Amerika Birleşik Devletleri ise bu uygulamayı tümüyle reddediyor. İngiltere Başbakanı Tony Blair, bütün dünyanın önündeki görevin, ekonomik büyüme ihtiyacı ile, çevreye karşı sorumlu bir tutum alma zorunluluğunu birleştirici bir yol bulmak olduğunu söyledi. Tony Blair, iklim değişikliği politikaları nedeniyle hiçbir ülkenin ekonomik gelişmesini feda etmek istemediğini, fakat kalkınmış ülkelerle kalkınmakta olan ülkeler arasındaki gayrı resmi diyaloğun daha resmi görüşmelere yol açmasını umduğunu belirtti. Öte yandan toplantıya başkanlık eden İngiltere Çevre Bakanı Margaret Beckett, Çin'e birlikte çalışma çağrısı yaptı. Beckett birlikte yeni teknolojiler geliştirebileceklerini, böylece gaz salınımını önleyebileceklerini söyledi. Londra'daki toplantı, sanayileşmiş ülkeler grubu G8'in liderlerinin Temmuz ayında Gleneagles'daki zirvelerinde vardıkları anlaşmanın sonucu. G8 dönem başkanı İngiltere toplantının amacının, enerji ihtiyaçları ve sera etkisi yayan gazların salınımı gibi konularda gelişmiş ülkelerle, Çin ve Hindistan gibi hızla kalkınan ülkeler arasında bir diyalog başlatmak olduğunu söylüyor. Üretim kapasitesi hızla artan Çin ve Hindistan'ın önümüzdeki yıllarda sera etkisi yaratan gazların salınımını artıracaklarına kesin gözüyle bakılıyor. Bu da iklim değişmiyle mücadeleyi olumsuz etkileyecek bir faktör. Kyoto'nun sonu mu? İngiltere Başbakanı Tony Blair pazar günü Observer gazetesinde yayımlanan yazısında, Kyoto Protokolü'nün iklim değişimiyle mücadelede etkin bir araç olamadığını söylemişti. Tony Blair, bu noktada hem Amerika Birleşik Devletleri'ni, hem de Çin ve Hindistan gibi kalkınan ülkeleri içeren bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmişti. Gelişmiş ülkelerin çoğunun imzaladığı Kyoto Protokolü, sera etkisi yaratan gazların salınımına kısıtlamalar getiriyor. Protokolü imzalayan ülke sayısı 141. Atmosfere en çok sera gazı salan ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri'nin Başkanı George Bush'un Amerikan ekonomisi için çok maliyetli olduğu gerekçesiyle Kyoto Protokolü'nü onaylamayı reddetmesi, anlaşmanın etkinlik kazanması açısından çok büyük bir darbe olmuştu. | İlgili haberler Kyoto'ya bir darbe de Blair'den30 Ekim, 2005 | Haberler 'Sera gazlarını yeraltına gömelim'27 Eylül, 2005 | Haberler '50 milyon kişi daha aç kalacak'06 Eylül, 2005 | Haberler Kyoto'ya rakip iklim planı28 Temmuz, 2005 | Haberler 'Çare, temiz teknoloji'04 Temmuz, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||