|
'Kosova'ya Avrupa perspektifi gerek' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kosova, kısa süre içinde yeniden Balkanlarda en çok konuşulan bölge olacağa benziyor.
Birleşmiş Milletler yakında Kosova'nın nihai statüsüyle ilgili görüşmeleri başlatmaya hazırlanıyor. Örgütün Kosova'daki misyonunun başkanı Soren Jessen-Petersen, bu aşamada BBC muhabiri Matt Prodger'in sorularını yanıtladı. BBC: Kosova'nın bir yıl sonra bağımsız olmasını bekliyor musunuz? Soren Jessen-Petersen: Ben bir yıl içinde Kosova'nın nihai statüsüyle ilgili görüşmelerin tamamlanacağını umuyorum. Ancak görüşmelerin sonucuyla ilgili herhangi bir yorumda bulunamam. BBC: Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın başlamasını tavsiye etiği görüşmeler nasıl bir çatı altında yapılacak? Soren Jessen-Petersen: Görüşmeler mekik diplomasisiyle başlayacak. Önce özel bir elçi atanacak. Bu kişi Priştine, Belgrad ve diğer önemli başkentlerde temaslarda bulunacak. BBC: Peki bu süreç ne kadar sürecek? Soren Jessen-Petersen: 6 ila 12 ay arası. Zaten bu nedenle görüşmelerin önümüzdeki ay bu dönemde tamamlanmasını umuyorum. BBC: Sırplar Kosova'nın bağımsızlığını kabul etmeyecekelerini, Kosovalı Arnavutlar da bağımsızlıktan azını kabul etmeyecekelerini söylüyorlar. Bu durumda uzlaşma nasıl sağlanacak?
Soren Jessen-Petersen: Tarafların pozisyonlarının tamamen birbirinin zıttı olduğu bir gerçek. Bu nedenle onları bir masada buluşturup görüştürmenin hiçbir mantığı yok. Nafile bir çaba olur bu sadece. Eğer bir çözüme ulaşmak istiyorsak, bu çözümü tarafların bulmasını bekleyemeyiz. BBC: Bu durumda çözümün uluslararası toplumca 'yukarıdan' dikte ettirileceğini mi söylüyorsunuz? Soren Jessen-Petersen: Tam olarak böyle değil. Öncelikle Kosova ve Belgrad arasında bir çeşit diyalog olması önemli. Tıpkı bu diyaloğun sivil toplumlarda olması gibi. Hem Sırbistan, hem Kosova'da kamuoyları hazırlanmalı. Bunu yapmanın söylemekten daha zor olduğunu biliyorum. Ancak mutlaka bu başarılmalı. İkinci olarak da, Kosova'nın nihai statüsüne ilişikin görüşmeler, daha önce üzerinde anlaşılan prensipler üzerine yapılmalı. Bu prensipler; Kosova'nın paylaşılmaması, 1999 yılı Mayıs ayı öncesine dönülmemesi, Kosova'nın komşu devletlerle birleşmemesi, azınlıklarla önemli alanların korunması gibi hususları içeriyor. BBC: Görüşmelerin muhtemel sonucuyla ilgili olarak en çok kullanılan terimlerden biri de 'şartlı bağımsızlık'. Siz bu terimden ne anlıyorsunuz? Soren Jessen-Petersen: Doğrusu bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Ancak bugün Avrupa'da tabiri caizse mutlak egemenliğe sahip çok az devlet olduğunu söylemek gerek. Zira egemenliklerin bir bölümü, Avrupa Birliği gibi kurumlara devredilmiş durumda. Eğer bölgedeki ülkelere bakarsanız, bu ülkelere birçok şart dayatıldığını görürsünüz. Uluslararası finans kuruluşları için, Avrupa Birliği'yle Ortaklık Anlaşması imzalamak için belirli koşulların yerine getirilmesi gerekiyor. Hırvatistan'ın Avrupa Birliği üyeliği süreci de buna bir diğer örnek. BBC: Varılacak herhangi bir anlaşamda azınlıklar ve onların kutsal mekanları nasıl korunacak? Soren Jessen-Petersen: Kosova'nın statüsüyle ilgili herhangi bir anlaşmada, azınlıkların statüsü hayati bir konu olacak. Görüşmeler sonucu nasıl bir yönetim ortaya çıkarsa çıksın, öncelikle bu yönetim uluslararası bir örgütün-NATO'nun- birliklerinin ülkede varlıklarını sürdürmelerini isteyecek. Polis ve yargıyla ilgili konularda Avrupa Birliği'nden aynı şekilde yardım istenecek. Kosova'nın nihai stüsüyle ilgili görüşmelerin tamamlanmasıyla, Birleşmiş Milletler'in bölgedeki misyonu da son bulacak. Buna şüphe yok. BBC: Kosovalıların kendilerini yönetmeye hazır olduğunu düşünüyor musunuz? Zira görüşmeler, daha önce sağlanacakları sözü verilen bazı standartlar olmaksızın başlayacak. Soren Jessen-Petersen: Öncelikle şunu söyleyeyim: Evet, bazı standartlara erişemedik. Kimse önemli bir aşama kaydettiğimizi sorgulamıyor. Ancak tartışılan, bu aşamanın düzeyi. Azınlıklarla ilgili konulara ilişikin standarlarda bazı sorunlar olduğunu biliyoruz. Örneğin, mültecilerin geri dönüşü kınusunda. Zira çok az sayıda mülteci geri döndü. Hareket serbestisi konusunda da sorunlarımız var. İnsanların yüzde 20'den fazlası rahatça hareket edemediklerini söylüyor. Öte yandan Kosova'da kurumlar gelişiyor. Hukukun üstünlüğü gibi konularda ilerleme var. Nispeten iyi bir polis gücümüz var Kosova'da. Ekonomi alanında önemli yasal düzenlemelerin altyapısı hazırlanmış durumda. Ancak bu alanda gerçek ilerleme, ancak Kosova'nın nihai statüsünün belli olmasıyla sağlanacak. Burada şunu da söylemek gerek: Doğrusu, Kosova'dan ulaşması istenen standartlar, ülkem Danimarka'nın bile ulaşmakta zorlanacağı cinsten.
BBC: Kosova halen uluslararası toplumca yönetiliyor ve bu noktada Sırbistan'ın rolü en alt düzeyde. Peki Kosova'daki gelişemlerle ilgili olarak, Belgrad'ın ne düşündüğü gerçekten önemli mi? Soren Jessen-Petersen: Evet çünkü biz sadece Kosova'da durumu normalleştirmeye çalışmıyoruz. Aynı zamanda bölgeye istikrar kazandırmak istiyoruz. Zaten Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1244 sayılı kararı da hala Kosova'da Belgard için hala bir rol öngörüyor. Sırbistan'ın bölgedeki egemenliği geçici olarak askıya alınmış durumda. Bence en önemli şey Kosova sorununun, bölgesel istikararın yararına bir şekilde çözüme kavuşturulması. Bu da sorunun çözümü noktasında çok dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliyor. Bunu başarmanın yolunun da, çözüme açık bir Avrupa perspektifi içinde varılması olduğunu düşünüyorum. Elbette Sırbistan da bu perspektif içinde yer almalı. BBC: Nihai hedef, Kosova'yı Sırbistan'la birlikte Avrupa Birliği'ne almak mı? Soren Jessen-Petersen: Nihai hedef bölge ülkelerinin tümüyle Avrupa Birliği'ne katılmaları. Doğrusu sonunda bu gerçekleşirse, sınırların da pek önemli kalmayacak. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||