|
'Terör' Avam Kamarası'nda | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yaz tatilini tamamlayan Avam Kamarası, bugün iktidardaki İşçi Partisi tarafından hazırlanan yeni Terörle Mücadele Yasası'nı tartışıyor.
Hazırlanan yeni yasa tasarısı çerçevesinde hükümet, terör zanlılarının gözaltı süresini üç aya kadar uzatmayı planlıyor. Gözaltı süresinin uzatılması, geçen Temmuz ayında Londra'yı sarsan bombalı saldırılar ardından gündeme getirilen kapsamlı önerilerden yalnızca biri. İngiltere'de polis Londra'daki bombalı saldırılardan bu yana, terör zanlılarının mahkemeye çıkarılmadan gözaltında tutulabileceği süreyi uzatma konusunda hükümete baskı yapıyor. Halen yürürlükte olan yasaya göre terör zanlılarının gözaltı süresi iki haftayla sınırlı. Muhalefet partileri, Blair hükümetinin önerilerine sıcak bakmıyor. Liberal Demokratlar yasaya ret oyu vereceklerini açıklarken Muhafazakâr Parti'den de şüpheci sesler yükseliyor. Bugün yapılacak oturum öncesinde, İşçi partisi'nin Avam Kamarası'ndaki Grup Başkanı Geoff Hoon, BBC'ye verdiği mülakatta, özellikle 90 günlük gözaltı süresi konusunda bir uzlaşmaya gidilebileceğinin işaretini verdi. "Başından beri bu tasarının tartışmaya, görüşmeye açık olduğunu söyledik. Tasarıda, bazı kesimlerin karşı çıkacaklarını bildiğimiz maddeler var" diyen Geoff Hoon, terör tehdidiyle başa çıkabilmek için gerekli olduğuna inandıkları, polisin de gerekli olduğunu belirttiği önerileri gündeme getirdiklerini söyledi. Hoon, yasa tasarısında değişiklik yapılabileceğinin işaretini, "Parlamento'daki oturumda söylenenleri, dile getirilen görüşleri dinleyip ona göre hareket edeceğiz" diyerek verdi. Yargıçlardan eleştiri İçişleri bakanı Charles Carke, geçen hafta tasarıda bazı değişiklikler yapmış olsa da İngiltere'nin en kıdemli yargıçları tasarıya yönelik eleştirilerini sürdürüyor.
2000 yılında hazırladığı rapor, o tarihte hazırlanan terörle mücadele yasasının temelini oluşturan Lord Lloyd, 'terör eylemlerini övmenin, bu eylemlere ön hazırlık niteliğindeki çalışmaların' suç haline getirilmesini şöyle değerlendiriyor. Lord Lloyd, "Yapılan değişiklikle, bir maddedeki tanım bir diğer maddeye taşınmış" diyor ve "Temel olarak yaptığımız hata, tanımı çok belirsiz bir eylemi suç haline getirmeye çalışmak" diye değerlendiriyor yasa tasarısını. Yeni terörle mücadele yasa tasarısı konusundaki bir diğer uyarı ise bu yasanın İngiltere'deki Müslümanlar'ı toplumdan soyutlayacağı ve istihbarat servisleriyle işbirliği yapmalarını engelleyebileceği. Bu uyarı İngiltere iç ve dış istihbarat birimlerinin eski hukuk danışmanı David Bickford'dan geliyor. "Terör örgütlenmelerinde, hücrelerdeki teröristler, onların en yakın destekçileri ve sempatizanlar bulunur. Ayrıca, siyasî olarak örgüte sempati duyan ancak kişisel olarak eylemlere karışmayan kişiler vardır" diyen Bickford, "Terör eylemlerini övmeyi suç haline getirmek, terör örgütlenmelerinde zincirin halkalarını genişletecektir" görüşünü savunuyor. "Hem sempatizanlar, hem de siyasî destekçiler, bundan daha ileriye gideceklerdir" diyen Bickford, yasa tasarısının, bu şekliyle, İngiltere'yi daha az güvenli bir yer haline getireceğini savunuyor. Sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucuları, yasa tasarısının özlük haklarını tehdit ettiği görüşünü başından beri savunuyorlar. Ancak benzer bir suçlama bu kez Lordlar Kamarası'nın bir üyesinden, yargıç, Lord Steyn'den geldi. "Hükümetin istediği bu yetki, bence, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır" diyen Lord Steyn, sözleşmenin gayet açık olduğunu, gözlatına alınan, tutuklanan bir kişinin en kısa zamanda yargı karşısına çıkarılmasının gerektiğini hatırlatıyor ve "14 günü geçen bir gözaltı süresi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlalidir" görüşünü savunuyor... Bu eleştiriler ve tartışmalar ışığında yaz tatilini noktalayan Avam Kamarası'nda bugün öğleden sonra yapılacak oturumda yasa tasarısı tartışmaya açılacak. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||