|
İnsan hakları örgütleri tepkili | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de hükümetin aldığı sınırdışı etme önlemleriyle ilgili tartışmaların odaklandığı konuların başında, insan hakları örgütlerinin, sınırdışı edilecek kişilerin gönderildikleri ülkelerde işkenceye uğrama riskiyle karşı karşıya kalacakları uyarısı yer alıyor.
Hükümet bu konuda, halen bazı ülkelerle, sınırdışı edilenlerin hiçbirinin işkenceye hedef olmayacağı yönünde güvenceler almaya ve bu yönde anlaşmalar imzalamaya çalışıyor. Bu yönde bir anlaşma geçen ay Ürdün'le imzalanmıştı. İnsan hakları örgütleri bu anlaşmaların değersiz olduğunu belirterek, terör eylemlerini desteklemekle suçlanan kişilerin İngiltere'de yargı önüne çıkarılmaları gerektiğini savunuyor. İnsan hakları kuruluşlarından Liberty'nin yöneticilerinden Gareth Crossman, ''Uygar dünyayı teröristlerden ayıran, işkence yapmaması ve insanları işkence görmeye göndermemesidir.Biz, terör zanlılarının burada yargılanmasının, dünyada elden ele dolaştırılmasından çok daha iyi olduğuna inanıyoruz'' dedi. İçişleri Bakanlığı, gerçekten işkence riski olan durumlarda sınırdışı etme uygulamasına gitmeyeceğinden ısrar ederken,hükümetin planı Birleşmiş Milletler'in işkence konularıyla ilgili uzmanı tarafından da eleştirildi. Birleşmiş Milletler'in işkence uygulamaları raportörü Manfred Nowak, geçmişte insan hakları ihlalleri gerçekleştirmiş ülkelerle anlaşma imzalamanın bu riski tamamen ortadan kaldırmak için uygun bir araç olmadığını söyledi. Nowak, ''Bu güvencelerin aranması bile kendi başına, gönderen ülkenin, zanlının gönderileceği ülkede işkence ya da kötü muameleye tabi tutulacağını idrak ettiğinin bir göstergesidir'' dedi. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü ise, BM yetkilisinin açıklamalarına karşılık verirken, ''Bu tür mutabakat belgelerinin teröre karşı uluslararası işbirliği için yararlı örnekler olduğuna inanıyoruz'' dedi. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||