|
İngiltere'de yeni 'sınırdışı kuralları' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere İçişleri Bakanı Charles Clarke, terör eylemlerini kışkırtan ya da meşrulaştırmaya çalışan yabancıların sınırdışı edilmesine ilişkin düzenleme önerilerini içeren ayrıntıları açıkladı.
Clarke tarafından açıklanan önlemler, ülke güvenliği, kamu düzeni ve hukuk sistemini tehdit eden bir dizi ''kabul edilemez'' davranışı içeriyor. Bu düzenlemelerin temelini ise, Londra'da 7 Temmuz'da gerçekleştirilen saldırılar oluşturuyor. 52 kişinin hayatını kaybettiği Londra saldırılarının ardından hükümet, ''oyunun kurallarının değiştiğini'' açıkladı ve İçişleri Bakanı Clarke, bakan olarak sahip olduğu, sınırdışı etme yetkisinin ve kapsamının gözden geçirilmesi yönünde bir çalışma başlattı. Clarke, terör eylemlerini övdüklerinden kuşkulanılan ve İngiltere vatandaşı olmayan kişilerin hemen sınırdışı edilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılması talimatı verdi. Bugün açıklanan liste, bu çalışmanın ürünü. Clarke, ''Terör eylemlerini kışkırtarak korku güvensizlik ve bölünme yaratmayı amaçlayan kişilere hükümetimiz ve toplumumuz tarafından hoşgörü gösterilmeyecektir. Kabul edilemez davranışları içeren bu liste ve söz konusu davranışlar, eylem sahiplerinin İngiltere'den sınırdışı edilmesi için zemin oluşturacaktır'' dedi.
'Yabancılara sınırdışı' Clarke, ''kabul edilemez davranışlar'' olarak sınıflandırdığı listede yer alan ve hükümetin yabancıları sınırdışı etmesiyle sonuçlanabilecek eylemler şöyle: ''Terör eylemlerini kışkırtmaya, tahrik etmeye ya da meşrulaştırmaya yönelik konuşmalar yapma, yazı yazmak ya da yazılı malzemeleri basıp dağıtmak.'' ''Bir inancı yaymak için şiddet eylemlerini kışkırtmak ya da haklı çıkarmaya çalışmak.'' ''Toplumlararası şiddete yol açabilecek nefreti kışkırtmaya ya da körüklemeye çalışmak.'' İçişleri Bakanlığı, bu eylemleri, yazı yoluyla ya da bu yönde yazılı malzemeleri çoğaltanları ve dağıtımını yapanları uygulama kapsamına alınıyor. İnternet siteleri aracılığıyla bu eylemleri gerçekleştirenlerin de sorumlu tutulacağı bu düzenlemelerin kapsamında yer alacak kişiler arasında, vaazlarında bu eylemleri gerçekleştirenlerle öğretmen, toplum önderleri ya da gençlik liderleri de bulunacak. Küresel veri tabanı hazırlığı Bu önlemlerin uygulanması aşamasında öncelikle terör eylemlerinin teşvik etmekle suçlanan kişileri kapsayan bir veri tabanı oluşturulacak. Küresel düzeyde hazırlanacak bu veri tabanı, nefreti kışkırtıcı ve terör eylemlerini özendiren ya da savunan kişileri içerecek ve söz konusu kişileri daha İngiltere'ye girmeden belirlenecek. Söz konusu kişilerden İngiltere'ye gelmek isteyenlerin girişleri de engellenecek. Yeni düzenlemeler geçmişe dönük olarak da işleyecek. Bu kapsamda, daha önce bu yönde yazı yazmış ya da konuşma yapmış kişiler, bu uygulamanın hedefi olabilecek. Bu çerçevede, İngiltere'de bazı İslamcı din adamlarının yeni önlemlerin kapsamına girebilecekleri belirtiliyor. Bunların başında, tartışmalı bir isim olan Ömer Bekri Muhammed adlı din adamı geliyor. Muhammed, bir süre önce İngiltere'yi terkederek Lübnan'a gitti. İçişleri Bakanı Clarke, Muhammed'in İngiltere'ye dönüşüne izin verilmeyeceğini söylüyor. İngiltere'de bu önlemlerle ilgili tartışmaların odaklandığı konuların başında ise, insan hakları örgütlerinin, sınırdışı edilecek kişilerin gönderildikleri ülkelerde işkenceye uğrama riskiyle karşı karşıya kalacakları uyarısı yer alıyor. Hükümet bu konuda, halen bazı ülkelerle, sınırdışı edilenlerin hiçbirinin işkenceye hedef olmayacağı yönünde güvenceler almaya ve bu yönde anlaşmalar imzalamaya çalışıyor. Bu yönde bir anlaşma geçen ay Ürdün'le imzalanmıştı. İnsan hakları örgütleri karşı İnsan hakları örgütleri bu anlaşmaların değersiz olduğunu belirterek, terör eylemlerini desteklemekle suçlanan kişilerin İngiltere'de yargı önüne çıkarılmaları gerektiğini savunuyor.
İnsan hakları kuruluşlarından Liberty'nin yöneticilerinden Gareth Crossman, ''Uygar dünyayı teröristlerden ayıran, işkence yapmaması ve insanları işkence görmeye göndermemesidir.Biz, terör zanlılarının burada yargılanmasının, dünyada elden ele dolaştırılmasından çok daha iyi olduğuna inanıyoruz'' dedi. İçişleri Bakanlığı, gerçekten işkence riski olan durumlarda sınırdışı etme uygulamasına gitmeyeceğinden ısrar ederken,hükümetin planı Birleşmiş Milletler'in işkence konularıyla ilgili uzmanı tarafından da eleştirildi. Birleşmiş Milletler'in işkence uygulamaları raportörü Manfred Nowak, geçmişte insan hakları ihlalleri gerçekleştirmiş ülkelerle anlaşma imzalamanın bu riski tamamen ortadan kaldırmak için uygun bir araç olmadığını söyledi. Nowak, ''Bu güvencelerin aranması bile kendi başına, gönderen ülkenin, zanlının gönderileceği ülkede işkence ya da kötü muameleye tabi tutulacağını idrak ettiğinin bir göstergesidir'' dedi. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü ise, BM yetkilisinin açıklamalarına karşılık verirken, ''Bu tür mutabakat belgelerinin teröre karşı uluslararası işbirliği için yararlı örnekler olduğuna inanıyoruz'' dedi. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||