|
Euro günah keçisi mi oldu? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Fransız ve Hollandalıların Avrupa anayasasına "hayır" demeleri ardından "Avrupa'nın Euro tutkusu azalıyor mu? Acaba Euro çöker mi?" gibi sorular sık sık sorulur oldu.
1999 yılında Avrupa pazarlarında işlem görmeye başlayan, 2002'de ise tedavüle giren Euro, son günlerde bu para birimine geçmiş olan ülkelerdeki çeşitli ekonomik sorunların sorumlusu olarak görülüyor, gösteriliyor. Önde gelen Alman politikacılar Euro'da istikrar hedefleyen katı kurallarının Alman ekonomisini boğduğunu savunurken, İtalyan hükümetinin üyelerinden biri Euro'nun yerine yeniden Liret'in tedavüle sokulması için halkoylamasına gidilmesini önerdi. Ancak Londra'daki Lehman Brothers yatırım bankası uzmanlarından Tolga Ediz, Euro'nun çökmesi teorilerini pek olası görmüyor. Ediz'e göre, Avrupa ekonomilerinde yaşanan sorunlar Euro'dan çok, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri ekonomileri arasındaki farklılıklardan kaynaklanıyor: "Amerikan ekonomisine baktığımızda Amerika'da sağlıklı bir büyüme görüyoruz ama Avrupa'daki büyüme konusunda ciddi bir soru işareti oluştu. Büyümenin yavaşladığı görülüyor. Bu da Euro'yu olumsuz etkiledi." diyor Ediz. Ancak Avrupa Birliği'nin ortak para birimi Euro'yu kabul eden ülkelerde halkın Euro'ya tam anlamıyla güven duymadığı da açık. Euro'nun talihsizliği Avrupa Komisyonu'nca desteklenen Avrupa Siyasi Araştırmalar Merkezi (Centre for European Policy Studies-CEPS) adlı düşünce kuruluşunda görevli, Euro konusunda uzman araştırmacı Daniel Gros, bunu "Euro'nun talihsizliği" olarak yorumluyor. "Euro tedavüle sokulduğunda, o yıl ve ertesi yıl Avrupa ekonomisi çok da kötü durumda değildi. İnsanlar haklı olarak ekonominin daha da iyiye gideceğini düşünüyordu. Ama tersi oldu." diyor Gros. Bu sorunların daha temel dinamiklerden kaynaklandığını vurgulayan Gros'a göre Avrupa ekonomisinde büyümenin yavaşlaması ardından "insanlar 'ekonomimiz eskisinden kötü durumda, bunun da sorumlusu Euro' demeye başladı." "Bir başka neden de, Euro'nun nakit olarak tedavüle sokulmasıyla kimi mal ve hizmetlerin fiyatlarının yükselmesi. İnsanlar da bu artışın farkına varıp, 'Euronun tedavüle sokulması demek, zamlı fiyatlar demek" diye düşündü. Tabii bu da hoşlarına gitmedi. Ama gerçek duruma ve rakamlara bakarsanız, yüksek fiyatların Euro'dan kaynaklandığı görüşünün doğru olmadığını görürsünüz." Londra'daki Lehman Brothers yatırım bankası uzmanlarından Tolga Ediz de bu görüşlere katılıyor.
"Avrupa Birliği'ndeki asıl sorun işsizlik ve büyümedeki yavaşlık." diyen Ediz "Yani sorunları yanlış adrese yolluyorlar" diyor. Hükümetler için "tek bir faiz politikasına bağlanmak, aynı şemsiye altında, kurlarda fleksibilitenin kaybolması" zorluk yaratıyor diyen Ediz, yaşananları "Tek bir makro önlemle sorunları çözme ihtimali kalmıyor ve Euro'ya tepki oluşuyor." diyerek açıklıyor. Ediz'e göre buradaki gerekçelerin başında da siyasi getiri arayışları yatıyor: "Kur politikaları geçici önlemlerdir, uzun vadeli değildir. Tabii hiç bir siyasetçinin işine gelmiyor siyaseten zor olan kararları alıp arkasında durmak, yapısal reformları desteklemek... Çünkü siyasi getirisi çok yüksek olmayan önlemler bunlar. O yüzden, Euro, kolay bir hedef haline geliyor" 'Kurda dalgalanma olağandır' Fransa ve Hollanda'daki referandumlar ardından, geçtiğimiz hafta Euro son sekiz ayın en düşük düzeylerine geriledi. Euro uzmanı araştırmacı Daniel Gros, yine de bu dalgalanmaları fazla ciddi bulmuyor. "Bundan bir yıl önce Euro 1,22'nin çok altındaydı. 1,22'ye çıktığında herkes, "Aa, Euro çok güçlendi" diyordu. Ondan bir yıl önce daha da düşüktü. Herkes yine, Euro değer kazandıkça, bu paranın fazla güçlü olmasından yakınıyordu. Üç yıl önce, Euro çok zayıftı ve insanlar, o zaman da, 'Euro fazla zayıf olduğu için bu paraya güven duyulmuyor' diyorlardı." diyor. Gros "Bu tutum yanlış." diye devam ediyor. "Özellikle döviz kuru piyasalarında paraların değerleri, anlaşılması gayet zor nedenlerle inip çıkar. Ve bu bir para birimine duyulan güvenin temel ifadesi değildir." Euro zamanla güçlenecek CEPS uzmanı Daniel Gros, uzun vadede Euro'nun geleceği konusunda da kötümser değil. "Avrupa para biriminin önünde çok uzun bir gelecek olduğuna inanıyorum." diyen Gros, "Hatta zaman içinde daha da güçlenecek. Giderek daha çok sayıda ülke Euro'ya katılacak." diyor. Gros, halen yaşanan ve Avrupa ekonomisinin temel göstergelerinden kaynaklanan zorlukların kalıcı olmayacağı kanısında. "20-30 yıl sonra, manzara çok daha farklı olacak" diyor. Ancak bir de uyarısı var. "Ekonomide güçlük yaşandığı zamanlarda siyasetçiler de baskı altında kalıyor ve zaman zaman hatalı kararlar alabiliyor. İşte şu sırada, Euro ile bağlantılı olarak bir 'stres testi' yaşanıyor deyim yerindeyse." "Ben Euro'nun bu testi başarıyla atlatacağına inanıyorum ama, kimi zaman da, böyle zamanlarda, baskı o derece yoğunlaşabilir ki, bazen kopmalar da olabilir." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||