|
Uzmanlar Ermeni soykırımı iddialarını tartışamadı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Ermenilerle ilgili 1915 olaylarının tartışılmasının amaçlandığı üç günlük geniş katılımlı konferans, son anda ertelendi.
“İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlığı altında Bilgi, Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerince düzenlenen ve bugün başlaması planlanan üç günlük konferansın dün akşam saatlerinde Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğünce ertelenmiş olması, katılımcı bilim adamları, araştırmacılar ve aydınlar arasında düşkırıklığı yarattı. Konferans düzenleyicileri, basın duyurusunda ‘Farklı, eleştirel ve alternatif seslerin yükselmesi, Türkiye toplumunun aslında ne kadar zengin bir düşünce çoğulluğuna sahip olduğunu göstermek, gene en fazla Türkiye’nin yararına olacaktır’ diyorlardı. Bugün ise, konferansın düzenleyicilerinden Sabancı Üniversitesi'nde gün boyunca değerlendirme ve bundan sonra ne yapılabileceğini araştırma toplantısı sürdü. Bir aşamada Sabancı Üniversitesi’nden yapılan yazılı açıklamada Rektör Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, ''Türkiye'nin de benimseyegeldiği evrensel değerlere karşın, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki konferansın peşin hükümlü ve ağır ithamlarla yapılamayacak duruma getirilmesi, son derece kötü ve üzücüdür' dedi. Boğaziçi Üniversitesi son günlerde gerek kimi medya organlarında, gerekse resmi platformlarında yeralan eleştiriler ve suçlamalar ardından konferansı erteleme kararı almıştı. Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Terzioğlu karar hakkında ‘Türkiye'de üniversiteler, özerk kuruluşlar olarak çeşitli konularda toplantılar düzenleyebilir; bunlara karşı görüşte olanlar, söz konusu toplantıları şu veya bu şekilde eleştirebilirler." diye konuştu. "Ama önemli olan, böyle toplantıların yapılabilmesi özgürlüğüdür. Üniversiteler eğitim kurumları olmanın yanı sıra, dünyayı ve ülkeyi ilgilendiren konularda özgür ve yaratıcı tartışmanın şemsiyesi ve garantörü de olmak durumundadırlar." Bilgi, Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinden katılması planlanan akademisyenlerin yanısıra Minnesota Üniversitesi'nden Taner Akçam, Bochum Üniversitesi'nden Fikret Adanır, Fransa’dan Nilüfer Göle ve Stefan Yerasimos gibi tarihten sosyolojiye birçok Türkiyeli bilim insanını biraraya getirecek olan konferansın ilerki bir tarihte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz. Kimi katılımcılar konferansa iptal edilmiş gözüyle bakıyor ve Türkiye’de, uluslar arası düzeyde olumsuz sonuçlar getirebilecek, yanlış bir tartışma ve suçlama ortamı yaratıldığını düşünüyor. Türkiye hazır değil mi? Kimi aydın ve bilimadamları da, Türkiye’nin muhalif sesleri dinlemeye hazır olmadığının, bu erteleme kararıyla kanıtlandığını savunuyor. Bu arada Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan yapılan yazılı bir açıklamada ise Ermeni sorununun ele alınması tasarlanmış konferansla ilgili olarak ''Böylesi oluşumların üniversite ortamlarında yer bulması Türk yükseköğretimi adına bir talihsizlik olarak değerlendirilmiştir'' denildi. Üniversitelerin temel işlevlerinden birinin, araştırmalar sonunda elde edilen bilgilerin yaygınlaştırılması olduğunu kaydeden YÖK, yaygınlaştırma işleminin her türlü bilimsel yayın, konferans ve toplantı gibi etkinliklerle gerçekleştirilebileceğini ve bilimin gereği olarak bu süreçte her türlü düşünce ve görüşün yer bulmuş olmasının beklendiğini bildirdi. Belki de kesin iptale dönüşebilecek konferans erteleme kararının yankıları sürerken, böyle bir projenin farklı kesimlerde yarattığı tepkilere bir örnek de bir yabancı bankadan geldi. HSBC bankası, sözkonusu konferansa sponsor olma gibi ilgi, niyet ya da planın hiçbir dönemde kesinlikle söz konusu olmadığını bildirdi. Bankadan yapılan açıklamada, 77 ülkede faaliyet gösteren HSBC'nin uluslararası bir kuruluş olduğu ve kesinlikle politik bir gündemi bulunmadığı kaydedildi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||