|
Bulgaristan ve Romanya AB'ye 'adım attı' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Lüksemburg'daki imza törenine iki ülkenin cumhurbaşkanları, başbakanları ve üst düzey yetkilileri katıldı.
Tören, iki ülkenin 2007 yılının Ocak ayında Avrupa Birliği'ne resmen üye olmaları öncesindeki son resmi adım. Ancak katılım anlaşması, süreci korumaya alan bir madde de içeriyor. Buna göre, iki ülke eğer reform sürecinde yavaşlar veya yolsuzlukla mücadeleye ara verirse, beklenen üyelik 2008'e sarkabilir. Hem Bulgaristan, hem de Romanya için Avrupa Birliği üyeliği, geçtiğimiz yıl birliğe giren Polonya ve Macaristan gibi biraz daha iyi durumda olan ülkelere yetişebilmek için verdikleri yıllar süren mücadelenin bir mükafatı olarak görülüyor. Ancak nişanlanma döneminin katı kurallarına rağmen, balayı şimdiden bitmiş olabilir. Batı Avrupa'daki birçok hükümet, Romen ve Bulgarların akınından korkuyor ve tam üyeliği ertelemek için nedenler bulabilirler. Avrupa Birliği yetkilileri, her iki ülkeye de yasal olarak kabul ettikleri reformları uygulamada da hayata geçirmeleri gerektiğini hatırlatmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Mahkemeler, insanların adil yargı hakları bulunduğunu kanıtlamak zorunda. Yolsuzlukla mücadele eden yetkililerin, ulaşamadıkları kimse olmadığını göstermeleri gerekiyor. Kömür ve çelik sektörlerine verilen devlet teşvikleri duracağından işsizlik artabilir ve yakıt giderleri de yükseleceği için hayat pahalılığı da büyük oranda fırlayabilir. Ancak hem Romanya hem de Bulgaristan liderleri, Avrupa Birliği'nin kendilerini kabul edecekleri yönündeki siyasi arzunun yazılı beyanını almanın rahatlığını hissedecekler. Bu da, kuyruğun arkasında gelen Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelere de cesaret verecek. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||