|
Yakovu: Veto kartımız masada | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'nin gümrük birliği anlaşmasını 10 yeni üyeyi de kapsayacak şekilde genişleten protokol konusunda Avrupa Birliği ile anlaşmaya vardığı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından da doğrulandı.
Gül, protokolün teknik hazırlıklarının tamamlanmasından sonra imzalanacağını ve imzanın İngiltere'nin dönem başkanlığını üstleneceği temmuz ayından sonraya kalabileceğini söyledi. Kıbrıslı Rumlar ise imzanın yeterli olmadığını; uygulamayı da görmek istediklerini belirtiyorlar. Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, BBC Türkçe Bölümü'ne verdiği demeçte Türkiye'ye karşı veto haklarını saklı tuttuklarını söyledi. Yakovu, Gül'ün aksini söylemesine rağmen protokolün imzalanmasının Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıması anlamına geleceğini savundu. Türkiye'nin anlaşmayı imzalasa dahi yürürlüğe sokmayı geciktirmesinden endişe duyduklarını belirten Rum dışişleri bakanı, 'Erdoğan hükümeti anlaşmayı imzaladıktan sonra birkaç gün içinde Meclis'e göndermesi gerekir' diye konuştu. Yakovu, veto tehdidini gündeme getirerek, 'geçmişte kullanmadık, şimdi de kullanacağımızı söylemiyoruz, ama veto kartımız her zaman masadadır' dedi: 'Uluslararası topluluk Türkiye'nin bu anlaşmayı imzalamasının ardından üç ay içinde yürürlüğe sokacağı beklentisindedir. Ama Türkiye'nin anlaşmanın imzalanmasını ve onayını mümkün olduğunca geciktirmeye çalışacağını biliyoruz.' Rum hükümetinin dile getirdiği bu uyarılara karşılık, adanın Türk tarafı ise Türkiye'nin protokolü imzalamasını, ancak Avrupa Birliği'nin kendilerini uluslararası tecritten kurtaracak adımları atmasına kadar Rum uçak ve gemilerine limanlarını açmamasını istiyor. Kıbrıslı Türkler aksi taktirde Türkiye ile Rumlar entegrasyona giderken kendilerinin dışlanacağını düşünüyorlar. Kıbrıslı Türkler, Avrupa Birliği'nden ürünlerinin dış dünyaya dolaysız pazarlayabilmelerine izin veren doğrudan ticaret tüzüğünü onaylamasını bekliyorlar. Rum tarafı ise bunun yasa dışı devlet olarak nitelediği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması anlamına geleceğini savunarak tüzüğün Konsey'den geçmesini engelliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||