|
AİHM: McDonalds'a iftira davasında sanıklar haklı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), McDonalds'ı iftirayla lekeledikleri gerekçesiyle mahkum edilen iki İngiliz çevre savunucusunun İngiltere hükümeti aleyhindeki başvurusunu haklı buldu.
Mahkeme, İngiliz mahkemelerinin, avukat tutacak durumda olmadıklarını belirten iki sanığa yeterli hukuki destek vermediğine bu nedenle yargılamanın adil olmadığına hükmetti. AİHM'ye göre, dava iki sanığın ifade özgürlüğünün de ihlal edilmesine yol açtı. İngiliz hükümetinin sanıklara onbinlerce sterlin tutarında tazminat vermesi kararlaştırıldı. Geçmişi 15 yıl geriye giden bu dava aslında çevreciler ve hazır yiyecek zinciri Mc Donalds arasındaki bir başka davadan kaynaklanıyor. Helen Steel ve David Morris, 1986'da, dağıttıkları el ilanları ile McDonalds'a iftirada bulundukları gerekçesiyle yargılanıp hüküm giymişlerdi. Steel ve Morris bu dava sırasında İngiliz hükümetinin iftirayı düzenleyen yasalarının, kendilerine hukuki ve mali yardım verilmesini engellediğini böylece, adil yargılanamadıklarını savunuyorlardı. Her ikisi de dava sırasında işsiz olan 50 yaşındaki Morris ve 39 yaşındaki Steel, avukat tutacak paraları olmadığı gerekçesiyle mahkemede kendi kendilerini savunmuşlardı. Şimdi, Morris 20 bin, Steel 15 bin sterlin tazminat alacak. Yüzlerce duruşma İkili, 1896'da, sokaklarda "Mc Donalds'ın ne sorunu var?" başlıklı altı sayfalık broşürler dağıtıyordu. McDonalds'ı hedef alan ve üçüncü dünya ülkelerinde açlığa yol açtığı gibi suçlamalar içeren broşürler, London Greenpeace adlı, uluslararası Greenpeace kuruluşuyla bağlantısı olmayan bir grup tarafından hazırlanmış ve her iki davalı da broşürün hazırlanmasında görev almamıştı. Bununla birlikte, 1990-1997 arasında 314 duruşma süren dava sonunda, İngiliz Yüksek Mahkemesi, McDonalds'a iftirada bulunulduğuna hükmederek şirkete 60 bin sterlin tamzinat ödenmesini kararlaştırdı. Bu rakam daha sonra, temyiz başvurusu sonucu 40 bin sterline indirildi. Bununla birlikte broşürde yer alan, McDonalds'ın çalışanlarına düşük ücret ödediği, bazı hayvanlara kötü muamelede bulunulduğu ve reklam kampanyalarında çocukların kullanıldığı gibi suçlamalar yerinde bulundu. Davanın, McDonalds'a 10 milyon sterline mal olduğu düşünülüyor ve bu süreç, "tarihin en büyük halkla ilişkiler felaketi" olarak niteleniyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bugünkü kararı, İngiltere'nin en uzun süren hukuki mücadelesine nokta koymuş olacak. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||