|
Schroeder'in hedefi 3.5 milyondu | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Almanya'da işsiz sayısının ikinci dünya savaşından bu yana en yüksek düzeye çıkması ülke içinde sert tepkilere yol açtı.
Hükümet, ekonomik reformların sonuçlarının görülmesiyle rakamlarda ciddi düşüşler olacağını savunuyor. Muhalefet ise, bu işsizlik rakamlarının kabul edilemez olduğunu söylüyor. İşsizlik, Başbakan Gerhard Schroeder için çok hassas bir konu. 1998 yılında seçildiğinde işsizlik rakamlarını düşürmeye söz vermişti. Önüne koyduğu hedef ise, 3 buçuk milyondu. Bu vaadini yerine getirmede başarısız oldu. Resmi rakamlara göre saptanan 5 milyon işsiz rakamı ülkenin, Naziler'i yönetime getiren 1930'lardaki büyük bunalımdan bu yana en yüksek düzey. Sorunu daha da kötüleştiren ise, resmi verilerin sorunun kapsamını varolandan daha az gösteriyor olma ihtimali. Hükümet tarafından verilen meslek eğitim programına katılanların da aralarında bulunduğu bazı kesimlerin bu verilere eklenmesi durumunda, ülkede iş arayanların sayısı 9 milyonu bulabilir. Ülke ekonomisi hala iki Almanya'nın birleşmesinin sorunlarını aşmaya çalışıyor. Üretim sektörünün Çin'e kaydığı küresel ekonomide, Alman şirketleri de, yüksek maaş ve sosyal maliyetlerle mücadele ediyor. Almanya'yı, Avrupa'nın güç merkezi haline getiren ekonomik mucize uzak geçmişte bir anı olarak kaldı. Ancak, son işsizlik rakamlarına karşın ekonomide gelişmenin işaretleri de alınıyor. Tüketici harcamalarında artış, gelecek konusunda daha güvenli olduklarının bir göstergesi. Sosyal refah konularında kısıntıya gidildi, şirketler de maliyetlerini azaltmak amacıyla yeniden yapılanıyor. İktisatçılar bu zorlu sürecin sonuç vermeye başladığını söylüyor. Alman ekonomisi yavaş da olsa yeniden büyüyor, ve kimilerine göre, hala Avrupa Birliği'nin en sağlam ekonomisi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||