|
AB terörle mücadele stratejisi arayışında | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği, Madrid'de 200 kişinin öldüğü saldırıların ardından teröre karşı savunmasını güçlendirme arayışı içinde.
Madrid saldırıları, Avrupa hükümetlerini Avrupa topraklarında faaliyet gösteren aşırı gruplarla mücadele etme konusunda harekete geçiren bir gelişme oldu. Avrupa Birliği'nin terörle mücadele koordinatörü Gijs de Vries, kıtada yeni saldırıların yaşanabileceği konusunda önemli tehditlerin sürekli alınmaya devam edildiğini aktardı. De Vries, istihbarat paylaşımı ve terör faaliyetlerine mali kaynakların kontrol edilmesi konularında ilerleme sağlandığını belirtiyor. Aranan bazı zanlılar tutuklanırken, bazı eylemler de hazırlık aşamasındayken ortaya çıkarıldı. Ancak bir gönül rahatlığından söz etmek söz konusu değil. Yetkililer, eylem için yıllarca hazırlık yapabilecek esnek örgütlerle karşı karşıya olduklarını biliyorlar. Uzmanların bir diğer kaygısı da, Avrupa'dan Irak'a savaşmak için giden El Kaide'ye bağlı militanların geri dönmeleriyle ortaya çıkan tehdit. Avrupa Birliği yetkilileri, terörle mücadelenin önemli unsurunun İslam dünyasındaki ılımlı kesimlerle bağları güçlendirmek olduğunu söylüyorlar. Bu da, Avrupa kıtasının komşusu olan Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa'nın kendi içindeki müslüman topluluklara daha karşı daha dikkatli ve özenli olmaktan geçiyor. Bu sonucu hemen alınamacak uzun erimli bir yatırım. Terörle mücadele konusundaki bütün bu çabalara karşın, Avrupa Birliği yetkilileri, bu uzun dönemli önlemlerin yeni bir saldırıyı engellemesinin zor olduğunu kabul ediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||