|
Terörle mücadelede insan haklarının yeri | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de bugün bir mahkeme, hükümetin terörle mücadelede insan haklarını ne kadar sınırlandırabileceğine dair önemli bir karar alacak.
Ülkenin en üst düzey dokuz yargıcı, yetkililerin, terörist faaliyetler içinde olduklarından şüphelenilen yabancıların, süresiz demir parmaklıklar ardında tutmaya devam edip edemeyeceği hakkında hüküm verecek. İngiltere'de halen bu durumda dokuz yabancı bulunuyor. Bu kişilerin çoğu başkent Londra'nın güneyindeki Belmarsh Cezaevi'nde tutuluyor. İnsan hakları kuruluşları bu cezaevini, 'İngiltere'nin Guantanamosu' olarak nitelendiriyor. Yabancıların avukatları, İngiltere hükümetinin savunduğu argümanların yanlış olduğunu savunuyor. İngiltere hükümeti, halen ülkeye yönelik tehditin acil bir sorun olduğu görüşünde. Hükümete göre bu tehdit, insan hakları alanında adil bir dava için gerekli uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini geçersiz kılıyor. İngiltere 11 Eylül saldırıları sonrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkına ilişkin hükmünü uygulamamaya başlamıştı. Ülkede demir parmaklıklar ardında tutulan yabancıların avukatları ise İngiltere hükümetinin kendi vatandaşlarını, bu uygulamanın dışında tutarak ayrımcılık yaptığına dikkat çekiyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||