|
Lüksemburg'dan Ankara'ya tam destek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ziyaretini umduğu mesajları alarak tamamlıyor.
Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker, Türkiye ile müzakerelere başlama kararının 17 Aralık zirvesinde alınması gerektiğini söyledi. 2005'in ilk altı ayında AB dönem başkanlığını ülkesinin üstleneceğini hatırlatan Juncker, görüşmelere kendi dönemlerinde başlanmasını istediklerini vurguladı. Ancak Lüksemburg başbakanı, Avrupa Komisyonu'nun teknik hazırlıklar ve tarama süreci için zamana ihtiyacı olduğunu da hatırlatarak, müzakerelere 2005'in ikinci yarısında başlanmasının 'daha mümkün göründüğünü' söyledi. Fakat Lüksemburg'un kendi başkanlık döneminde tarama sürecinin başarıyla sonuçlanması için elinden gelen çabayı göstereceğini de vurguladı. Jean Claude Juncker ayrıca hedefin tam üyelik olacağını, imtiyazlı ortaklık gibi farklı seçeneklerin Türkiye'nin onuruna yapılan bir saygısızlık olduğunu söyledi. Lüksemburg liderinin görüşleri, birliğin kendisinden önceki ve sonraki dönem başkanları ile de uyum içinde. Halen dönem başkanı olan Hollanda hükümeti geçenlerde benzer mesajlar vermişti. Bu görevi 2005'in ikinci yarısında devralmaya hazırlanan İngiltere ise Türkiye'nin tam üyeliğinin en büyük destekçilerinden. Birliğin dönem başkanı olan ülke, otomatikman Avrupa Konseyi'nin de başkanı olduğu için ülkeler arası pazarlıklarda arabulucu konumunda. Ayrıca gündem belirlemekte de etkin bir rol oynuyor. Tabii kararlarda son sözü, altı ayda bir zirvelerle biraraya gelen 25 üyenin devlet ve hükümet başkanları söylüyor. Juncker'in Türkiye'ye desteği ayrıca siyasi kimliği açısından da önem taşıyor: Hıristiyan Demokrat lider Juncker'in sözleri, Avrupa'da yavaş yavaş bu hareket içerisinde de farklı görüşlerin ortaya çıktığını gösteriyor. Erdoğan'ın uyarıları Recep Tayyip Erdoğan, bir günlük Lüksemburg temasları çerçevesinde ayrıca parlamento başkanı ile biraraya geldi ve bir grup milletvekilinin sorularını yanıtladı. Erdoğan öğleden sonra da Lüksemburg Grandükü Henri ile görüştü. Başbakan Erdoğan, meslektaşı Juncker'le görüştükten sonra düzenledikleri basın toplantısında Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getirmenin huzuru içinde olduğunu belirtti.
Türkiye'nin müzakere sürecinde özel muamele istemediğini kaydeden Erdoğan, bu sürecin üye ülkelerde bir iç siyaset malzemesi yapılmaması gerektiğini de söyledi. Erdoğan bu sözlerle başta Fransa olmak üzere bazı ülkelerin, Türkiye'nin üyeliğini halkoylamasına götürme planlarını kastediyor. Bundan önceki adayların kabul sürecinde sadece üye ülkelerin parlamentoları onay vermişti. Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker de, daha şimdiden referandum konusunu gündeme getirmek için erken olduğunu, zaten bu tür bir seçeneğe olumsuz baktığını belirtti. 'Kıbrıs bekleyebilir' Juncker ayrıca bu sabah Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'la bir telefon görüşmesi yaptığını da anlattı ve kendisi gibi Chirac'ın da müzakere sürecinin başlaması gerektiğine inandığını söyledi. Basın toplantısında Kıbrıs'la ilgili soruları da yanıtlayan Juncker, Türkiye'nin tam üyelik öncesinde Kıbrıs'ı tanımasının zorunlu olacağını dile getirdi. Fakat müzakerelerin başlaması sürecinde bu konuyu gündeme getirmenin gereksiz olduğunu söyledi. Kıbrıslı Rum liderler ise Türkiye'nin kendilerini müzakereler başlamadan önce tanıması gerektiğini savunuyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||