|
Erdoğan: AB içişlerimize karışmasın | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Komisyonu sözcülerinden Jean-Christophe Filori'nin, Türk Ceza Kanunu tasarısının TBMM Genel Kurulu'ndan çekilmesinden 'kaygı duyduğu' yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.
Recep Tayyip Erdoğan, "AB sözcüsünün, Türkiye'nin içişlerine ve Parlamentosu'na yönelik böyle bir talebi olamaz'' dedi. Jean-Christophe Filori, Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in sözcüsü. Filori, zina konusunda yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin birliğe üye olmak için gösterdiği çabalara zarar verebileceğini söyledi. Avrupa Komisyonu'nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Filori "Söylemek istediğim tek şey şu: Yeni ceza yasasının, Türkiye'deki reform sürecinde son derece büyük bir önemi var. Bu yasa tasarısı Kopenhag siyasi kriterleriyle bağlantılı bazı sorunlara yanıt getiriyor. Dolayısıyla, 6 Ekim'deki nihai değerlendirmemizde önemli bir rol oynayacak. Bu yüzden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki gecikme haberini endişeyle karşılıyoruz" dedi. "Bu gecikmenin, zina ile ilgili maddenin yeniden tasarıya eklenebileceği yönünde önerilerden kaynaklandığı anlaşılıyor" diyen Filori endişelerini "Bu tür yasal düzenlemeler, Türkiye'nin reform çabalarının yönü üzerinde kuşku yaratmaktan başka bir şeye yaramaz ve Türkiye'nin Avrupa geleceğini riske sokar. Yani, mesajımız bundan öncekilerle aynı ve kesin" diyerek ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan Filori'ye verdiği yanıtta, Avrupa Birliği'nin kendilerinden taleplerinin Kopenhag siyasi kriterlerinde belirlendiğini hatırlattı. Erdoğan, "Türkiye, bu konularla ilgili neler gerekiyorsa bugüne kadar uyum süreci ile ilgili hepsini bitirmiştir. Bunu Verheugen buraya geldiğinde kendisi de ifade etmiştir. Uyumla ilgili herhangi bir şey kalmadığını basına da açıklamıştır." diye konuştu. Türkiye Başbakanı bazı medya gruplarına da seslenerek, kimsenin AB üzerinden siyaset yaparak hükümeti sıkıştırmaya kalkışmaması gerektiğini ve bu oyuna gelmeyeceklerini söyledi. Günter Verheugen de daha önce Türk Ceza Kanunu tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçişinin gecikmesini "kaygı verici" diye nitelemişti. Verheugen, yeni Ceza Kanunu'nun benimsenmesinin Türkiye'ye ilişkin değerlendirmeyi olumlu etkileyeceğini çünkü bu düzenlemenin Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet olup olmadığı tartışmasının odağında olduğunu söylemişti. Bu arada Türkiye'de işkencenin hala sistematik ve yaygın olduğu yolunda insan hakları derneklerinden gelen şikayetleri dinlemek üzere Ankara'ya gönderilen AB Komisyonu Türkiye Masası Direktöre Matthias Ruete de, temaslarını yarın akşam tamamlayarak Brüksel'e dönecek. Ruete dün İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfı yetkilileriyle görüşmüştü. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||