|
Polonya'dan Türkiye'nin AB üyeliğine destek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yle ilgili İlerleme Raporu'nu sunmasına bir ay kala, Ankara'ya AB üyeliği yolunda son destek Polonya'dan geldi.
Polonya Devlet Başkanı Aleksander Kwasniewski, International Herald Tribune gazetesine, birliğin Türkiye'yi, "gelecekteki üyesi" olarak görmesi gerektiğini söyledi. Ancak Kwasniewski'nin bu noktada, Türkiye'yle aynı kategoride değerlendirdiği bir ülke daha var, Ukrayna. Uzun tartışmaların ardından Avrupa Birliği sonunda Aralık ayında, Türkiye'nin, birlikle tam üyelik müzakerelerine başlaması için, siyasi evrim ve sivil haklara saygı gibi alanlarda yeterli derecede ilerleme sağlayıp sağlamadığını açıklayacak. Yetkililerin, müzakerelerin 10 yıla kadar sürebileceğini söyledikleri bildiriliyor. İngiltere, İtalya ve Yunanistan Türkiye'nin birliğe üyeliğini destekliyor. Fransa ve Almanya'nın resmi politikaları da aynı. Ancak bu iki ülkede de Türkiye'nin üyeliğine önemli oranda siyasi muhalefet var. Avusturya, Hollanda ve İskandinav ülkelerinin de, aynı konuda kuşkuları bulunuyor. Geçen ay, AB üyesi olmayan Vatikan da, Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkmıştı. Katolik Kilisesi'nin, dini doktrinlerden sorumlu üst düzey yetkilisi Kardinal Joseph Ratzinger, Müslüman Türkiye'nin, kısaca, kültürel olarak Avrtupa'ya ait olmadığını söylemişti. Katolik bir ülke olan Polonya ise Türkiye'nin üyeliğini destekliyor. Türkiye birliğe üye olduğunda, Polonya ve diğer Orta Avrupa ülkelerinin, birliğin kalkınma fonlarını kullanmış olacakları düşünülüyor. Sonra da zaten, bu fonların doğuya aktarılması mümkün olacak. Varşova'nın desteğinin, siyasi nedenleri de var Polonya'nın Türkiye'ye desteğinin, ekonomik olduğu kadar siyasi nedenlerinin de olduğu anlaşılıyor. Çünkü Polonya Devlet Başkanı Aleksander Kwasniewski'nin kafasında, kendi deyimiyle, "çoğulcu, açık ve yeni" bir Avrupa var. Polonya, özellikle Avrupa Birliği'nin karar alma sürecini genişletme konusunda, Berlin ve Paris'i ikna çabasında. Kwasniewski, önümüzdeki ay Fransa-Almanya-Polonya liderlerinin her yıl yaptıkları yıllık üçlü zirveye katılacak ve fikirlerini bu zirvede izah edebilir.
Fransa'nın ihtiraslı Ekonomi Bakanı Nicolas Sarkozy de, geçenlerde Polonya liderini umutlandıracak bir açıklama yapmıştı. Sarkozy, AB'nin siyasi geleceğinin; Fransa, Almanya, İngiltere, İspanya ve Polonya arasındaki işbirliğine dayalı olması gerektiğini söylemişti. Türkiye'nin Amerika'yla geleneksel yakın ilişkileri de, güçlü bir "Atkantikçi" gelenee sahip Polonya'yı cezbediyor. Ayrıca Polonya'yla Osmanlı İmparatorluğu arasındaki yakın tarihi ilişkiler de unutulmamalı. O zaman Türkler, Rus yönetiminden kaçan Polonyalı siyasi ve askeri yetkililere kapılarını açmışlardı. Polonya: Ukrayna'ya yardım teşvik edilmeli Bu noktada, eğer Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğine en az 10 yıl varsa, Ukrayna'nın üyeliğinin niçin gündeme getirildiği akla geliyor. Aleksander Kwasniewski'nin Ukrayna'yla ilgili temel tezi şu: "Avrupa Birliği, değişimin öncüsü olarak, bu ülkeye ekonomik yardımı teşvik etmeli. Kwasniewski, Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya karşı tutumunu değiştirmenin, bir "mücadele" gerektirdiğini kabul ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuchma önümüzdeki ayki seçimler sonrası görevini bırakıyor. Kuchma yönetimi; yolsuzluk, adam kayırma ve Rusya'ya ekonomik bağımlılığın sürmesiyle anılmıştı. Polonyalı yetkililer, Ukrayna'yı Rusya'ya karşı tampon bölge olarak görmekte istedikleri yönündeki suçlamaları reddediyor. Fakat Aleksander Kwasniewski, Moskova'nın eski Soyvet bloğuyla hala sorunları olduğunu olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Rusya, ilişikilerde yeni bir dönem başlatmaya, henüz hazır değil." Polonya Ukraynalıların, Orta ve Güney Doğu Avrupa'yla kültürel ve tarihi ilşikilerine yeniden önem vermelerini istiyor. Ancak bu noktada gerçek olan, Varşova'nın, bölgedeki kendi etkisinin de sınırlı olduğu. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||